Bu gün sayfalarımızda okuyacaksınız Orçun Selen isimli engelli kardeşimizin içinde 60 lira kadar parası olan çantasının çalınma hikayesini.
Orçun’u tanımanızı isterim. Baba Erdoğan Selen, Antalya’nın yerlilerinden. Eşi Sabiha Selen’le birlikte Yenikapı’lı. Yenikapı’da doğup büyümüşler ve ömürlerinin son günlerini de Orçun engelli arabası ile eve girebilsin diye Yenikapı’dan az ilerde Zerdalilik Mahallesi’nde giriş katında bir ev tutmuşlar.
Evi görmeniz gerekir. Bir mini oda ve yine mini bir salonumsu, oturma odası gibi bir şey. Mutfak demeye bin şahit isteyen şöyle iki adım enine, üç adım boyuna bir yer düşünün. Giriş kat olan ev burası. Anne ve baba engelli oğulları için mecburen bu evde oturuyorlar çünkü giriş kat olduğu için Orçun tekerlekli arabasıyla eve girebiliyor. Bu eve tam 800 lira kira veriyorlar.
Böyle bir eve 800 lira kira ödeyebilmek için baba 70 yaşını aşmış ve emekli olmasına rağmen her gün sabah saat 04.00’da kalkıp, 05.00 da refüjleri sulamaya başlıyor. Aldığı parayı kiraya, az bir şey olan emekli maaşı ile de geçinmeye çalışıyorlar. Evde klima filan yok. Sadece Orçun vakit geçirebilsin diye bir televizyonları var. Orçun’a 3 ayda bir 500 lira civarında bir maaş bağlanmış.
Böyle bir garibanlık içinde yaşayan Orçun ve ailesi kıt kanaat geçinmeye çalışırken, Orçun’un akülü engelli aracının tekeri yamulmuş. Onu yaptırmak için gittiği Dokuma’da vijdanı olmayanların hedefi haline gelmiş. 60 lira parasını çalmışlar. Simit alacakmış garibim o nedenle cüzdanını ararken fark etmiş.
Orçun çok sakin birisi. Başına geleni kabullenmiş. Yolda giderken karnım acıktı. Simit alacaktım. Ben engelli aracım ile gidiyordum. İki kişi vardı yanımda, yürüyorlardı. Gördüm diyemem. Ama onlar az oyalandı yanımda. Günahını almayayım ama onlardan şüphelendim” diyor.
Ben olsam, saydırırdım hırsıza. Celallenir, hırsla anlatmaya başlardım, “Çantamı şöyle çaldılar, böyle aldılar” diye. Ama Orçun o kadar sakin ve öyle bir masumca anlatıyor ki, kimsenin günahını da almak istemiyor. Sadece maaş kartını ve kimliğini geri istiyor. Başına sonra bir şey gelmesin diye.
Utandım Orçun’un karşısında. Kendi dünyevi hırslarımdan, doyumsuzluklarımdan. Bu gün Mevlevi bir duruşu olan Orçun, bu gün bana büyük bir ders verdi. Bakalım ben dersimde öğrendiğimi uygulayabilecekmiyim.?