Şarampol’ün eski halini bilenler bilir. Neydi Şarampol’ün anlamı. Eskiden “Şer, her an bol” derlerdi. Bilmem doğru, bilmem yanlış.
Daha yeni yeni polis-adliye muhabirliği yapıyorum o zamanlar, hele bir Yeşilkuş’u vardı ki hiç sormayın. Kafayı çektiği zaman Yeşilkuş’un yanına yaklaşmayın. Eline pala benzeri döner bıçağını aldığı zaman, önünde kimse duramazdı. Herkesin ödü patlardı. Allah rahmet eylesin.
Birde Japon Mehmet vardı. Amanııın. Japon Mehmet aldığı zaman hapı, en yakınını bile tanımazdı. Arka sokaklardaki yıkık, harabe evlerde içen içene. Hapçısı, tinercisi velhasıl belası bol bir yerdi. 7 yıl boyunca aynı evde oturdum Şarampol’de. Orada yaşamanın da ayrı bir kuralı vardı. Kuralın ilki, mahalleye sahip çıkacaksın. Ardından mahalle halkına zarar vermeyeceksin, gibi gibi kurallar zinciri vardı. En ufak bir yanlışta, “Sen bu mahallenin çocuğu değilmisin” veya yabancıysa, “Sen bizim mahallenin çocuğuna nasıl laf atarsın” gibi gelirlerdi üstüne.
En büyük kavgalar Yenikapı ile Şarampollülerin arasında çıkardı. Kendisine has, ayrı bir dokusu vardı Şarampol’ün. Eski komşuluklara önem verilir, herkes komşusunu kollar, gözetirdi. Mahallenin delikanlıları, mahallede oturan kadınına, kızına sahip çıkar kimseye laf-söz ettirmezlerdi. Ve bildiğim kadarı ile hala devam eder bu durum. Sokak aralarındaki düğünler ise evlere şenlik. Çoğunluğu Girit, Rodos adası göçmenleridir. Teyzemin eşi de Şarampollüylü. Ama kendisi Yugoslav göçmeniydi. Bu yüzden Göçmen kahvesine giderdi hep.
Sonraki yıllarda ise fazlasıyla göç aldı. Mahallenin eskileri yine birbirleriyle bağını koparmamaya çalışıyorlardı. Ama Şarampol atıl bir hal almıştı. Kimse ordan ev almak istemiyor, orada yaşamak istemiyordu.
İşte bu süreç yaşanırken Başkan Menderes Türel yeni bir proje başlattı. Ancak Şarampol’ün köhne bir halde kalmasını isteyenlerin engellemeleriyle karşılaştı. Muhalefet olsun da ne olursa olsun mantığı ile hareket eden bir grup maalesef yapılan çalışmaları engellemek için akla gelmeyecek yöntemler denediler. Şarampol’ün gerçek sahipleri bu projeye tam destek verirken, atıyorum Konyaaltı veya Lara bölgesinde oturup, Şarampol caddesinden bile yürümeye tenezzül etmeyenler muhalefet edebilmek için kendilerini paraladılar. Lara Bölgesini pırıl pırıl yapanlar, Şarampol’e üvey evlat muamelesi çekerken hiç gıkını çıkarmayanlar “İstemezük” propagandasını iyi yapıyorlardı. Ama başaramadılar.
Menderes Türel, Şarampol’e bu kadar yatırım yaparken elbette ki orada yaşayanların taleplerini göz önünde bulunduracaktı. Başkan, verdiği karardan geri dönmedi ve bir avuç çığırtkanın özellikle sosyal medyadan yaptığı aleyhte propagandaya prim vermedi. Eski parayla trilyonları gözünü kırpmadan verdi. Sırf Şarampolün makus talihini döndürmek için.
Şarampol’de oturmak artık prestij kabul ediliyor
Bu gün Şarampol’e bir gidin. Arkadaşlar ev fiatları üçe katlanmış. Cadde üzerindeki dükkanları bile çehresi değişince buradaki fiyatlar ise almış başını gitmiş. Çünkü orada muhteşem bir dönüşüm gerçekleştirildi. İnanılmaz görsel güzellikle Şarampol’ün eski şanına yaraşır hale getirildi. Şimdi Şarampol’de ev sahibi olmak artık eskisi kadar kolay değil. Şarampolün hele geceleri o caddede şöyle bir yürüyün. Ferahlığı görsel güzelliği ile Avrupa’da bir sokakta hissedersiniz kendinizi. Şarampollüler kazandı arkadaşlar. Aleyhte propaganda yapanlar, şarampol’ü eski köhne halinde bırakmak isteyenler, üvey evlat mualemesi çekenler kaybetti.
Yorumlar
Kalan Karakter: