Millet geçim, siyasetçi seçim derdinde…
Çok klişe bir cümle ama son yıllarda seçim önceleri çok sık duyar olduk. Şu sıralar iktidar ve muhalefet seçim kayığında kürek çekerken, millet nefes almaya çalışıyor. Üçlü hanelerle ifade edilen yüksek enflasyon, giderek daha da can yakıcı hal alan hayat pahalılığı, artık kanıksamaya başladığımız günlük zam furyaları nefesimizi keserken siyasilerin kayıkçı kavgalarını izliyoruz.
Bir tarafta yaşanan bunca sıkıntıya rağmen hala Türkiye’nin ‘iyi yolda olduğunu, ‘çağ’ atladığını iddia eden iktidar, diğer tarafta sanki elinde sihirli değnek varmış gibi halkın tüm sorunlarını çok kısa sürede çözeceğini, ülkeye refah getireceğini savunan muhalefet…
İnandırıcı geliyor mu ? Bana gelmiyor doğrusu…
Ne iktidarın söylediklerini, ne muhalefetin öne sürdüklerini samimi ve gerçekçi bulmuyorum.
Siyaset kurumuna olan inancımı kaybettim.
İstisnaları bir tarafa bırakırsak mevcut siyasi yapıdaki hiç kimsenin ülke ya da millet menfaati için çaba gösterdiğine inanmıyorum. Katılırsınız veya katılmazsınız. Benim düşüncem böyle. Çok seçimler gördüm, çok ekonomik krizler yaşadım ancak hiçbirinde bu kadar çaresiz kalmadım.
Hiçbirinde bu kadar umudumu kaybetmedim.
Evet en tehlikelisi de bu. Umudu kaybetmek…
Asgari ücret yüzde bilmem şu kadar artırılmış, çalışan ve emekli maaşlarına şu kadar zam yapılmış vs. zerre kadar kıymeti yok. Yapılan artışlar, zamlar cebe yansımadan buhar oluyor çünkü. Tük lirası belki tarihinde hiç bu kadar değer kaybına uğramamıştır. 100 liranın bir yıl önceki 10 lira kadar alım gücü yok. Bir tarafta yüzde 10-15’lik ballı tabaka, diğer tarafta yokluk, yoksulluk, sefalet içerisindeki milyonlar.
Bir tarafta ‘Türkiye uçuyor’ masallarıyla at koşturan iktidar, diğer yanda ‘Biz daha iyi uçururuz’ diyen muhalefet. Varın hangisine inanmak istiyorsanız ona inanın. Ben hiçbirine inanmıyorum arkadaş.
Çünkü ben ev sahibi aradığında “Eyvah evden çık mı diyecek” korkusu yaşayan, zor bela denkleştirdiği market/Pazar parasının temel ihtiyaçlarına yetip yetmeyeceği endişesi içinde olan, eve gelen her faturayı ödeyebilmek için takla üstüne takla atan milyonlardan biriyim. Antalya’da bir ev kirası kadar bile olmayan emekli maaşını ‘servet’ gibi gösteren iktidara da, milletin mağduriyetini, sefaletini iktidar yolunu açmak için kullanan muhalefete de güvenmiyorum.
Bir Atatürk bekliyorum arkadaş bir Atatürk. Bu milletin bağrından çıkacak yeni bir vatan evladı bekliyorum. Kurtarırsa bizi o kurtaracak. Şuan küçücük bir umut kırıntım varsa o da bu yüzdendir…
Yorumlar
Kalan Karakter: