CHP Türkiye’de siyasette bir partidir. Ama akla gelen ilk şey millete rağmen, milletin aklının ermediğini düşünen, kendisinin millet için düşünebileceğini sanan, “Beyaz beton yığınından” ibaret bir siyasi anlayış gelmektedir.
Bu beyazların! oluşturduğu beton yığını katman, vatandaşla siyasetin arasını kapatmaktadır. Bu beyaz beton yığını, “VATANDAŞI VE DEVLETİ YÖNETMEYE TALİP İRADEYİ OKSİJENSİZ” bırakmaktadır.
Vatandaş kabul görülmediği için, politika ve projelerde vatandaş tarafından kabul görülmemektedir.
AK Parti’de böyle bir yapıya karşı, doğru imalarla, doğru bir şekilde hareket ederek, dünya siyaset tarihine örnek olacak çok önemli sonuçlar doğurmuştur.
Ancak, başlangıçta AK Parti milletin içindeki adamlarla siyaset yaptı. Milletle, siyaset ve proje merkezleri arasında hiçbir ara kademe yoktu.
Ancak son seçimde görüleceği üzere, AK Parti ‘de de “Beyazlaştığını zanneden beton yığınları” oluşmuştu.
Milletin içinden gelenler üç dönemden fazla kalınca (her kademede) beyaz, üstün, hak sahibi olan katmanlara dönüştü.
Bu yeni beyaz betonlar milletten çok, standardına ve haklarına ulaştığı, önceki beyaz yapıyı dinlemeye başladı.
Milletten gelenlere, KAPI tamamen kapatıldı. Millet, oksijensiz kalınca ümidini kaybetti.
Oluşan yeni beyaz betonda, milletin taleplerini belirleme ve projelendirme yeteneğini kaybetti.
Partinin beyazlaşan kademeleri proje üretmek yerine, ne kadar çok mevkilerini korumanın mücadelesi içinde olup CHP’lileşmektedir.
Bir diğer önemli husus, parti din gibi algılanmamalıdır. Dinimizde, cemaatlerde parti değildir. Bölgecilik, cemaatçilik, mezhep ve meşrepçiliğe dikkat edilmelidir.
CHP’nin oyu kendine, AK Parti’nin ki lidere verilmiştir ve ümmetin oyudur.
CHP, radikalleşmiş ve saldırgan bir politika izlemektedir. İdeoloji partisi gibi bir tablo çizmektedir. Görüntü, milletin inanç yapısına karşıdır.
AK Parti, kitle partisidir. Her siyasi görüş ve düşünce, inanç ve felsefe yapısına haiz, her tür insanın kendisini bulduğu bir partidir.
Sanayi, ağır sanayi, milli savunma sanayi, teknolojik gelişimler, iletişim ve ulaşım da çalışmalar yapılmalıdır. AMA MİLLETEDE MUTLAKA İNİLMELİ, GÖNÜLLERE GİRİLMELİ, RUHLAR OKŞANMALIDIR.
Millet , temas etmek ister.
İnancımızda da gurura, kibire yer verilmemiştir. Şirktir.
“Gururludan gururunu satın al” denilmektedir. Bu hususa da dikkat edilmelidir.
Bizim millet olduğumuz, millete hadim ve hizmetkar olduğumuz unutulmamalıdır. Sayın Devlet başkanımız da geçenlerde aynı tespiti yapmıştı.
HALKA HİZMET, HAKK’A HİZMETTİR.
Düstur budur.
Başka yol yoktur.
Sayın Devlet Başkanımızın halkın mesajını aldığı kanaatindeyim.
Emniyet Genel Müdürlüğü’ne, eski Antalya İl Emniyet Müdürü Sayın Celal UZUNKAYA getirildi.
En son ayrılırken görüşmemizde;
“Sayın Müdürüm, sizi emekli etmezler. Sizin gibi tecrübeli, bilgili bir bürokratı mutlaka değerlendireceklerdir” demiştim.
Sayın Devlet Başkanımız isabetli bir tercih yaptılar.
Sayın Celal UZUNKAYA’ya başarılar dilerim. Allah (c.c) muvaffak eylesin.
Kalın Sağlıcakla…
GÜNDEM
Yayınlanma: 27 Temmuz 2018 - 10:00
Güncelleme: 27 Temmuz 2018 - 10:04
AK Parti CHP' lileşmesin
GÜNDEM
27 Temmuz 2018 - 10:00
Güncelleme: 27 Temmuz 2018 - 10:04

