Yaklaşık altı ay önce planlayarak aldığımız seyahat için 29 Ocak’ta Antalya’dan THY’nın tarifeli seferi ile İstanbul’a seyahat ettik. İstanbul’da bugüne kadar adını çokça duyduğum dünyaca ünlü gemi turları organizasyonu yapan en büyük gemi markalarından Royal Carabin’in ofisine gittik.
Burada turu ayarlayan personelle keyifli bir kahve sohbetinin ardından otelimizde bir gece konakladıktan sonra yine Türk Hava Yolları’nın seferi ile Miami’ye uçtuk. Kışın ortasından yaz mevsimine doğru iklim değişikliğini yaşanacağı heyecanını da yaşayarak 12 saat süren uçak yolculuğu boyunca sıkılacağınızı düşünseniz de Türk Hava Yolları’nın konforu ile seyahatin tadını çıkararak rahat bir yolculuğun sonunda Amerika Miami’ye ulaştık.
Miami denildiği gibi…
Firma rehberi Serhan Halis Bülbül tarafından karşılanarak Miami Hilton Otel’ine götürüldük ve burada iki gün konakladık. İlk günü, Amerika saati ile geç bir saat olduğu için, otelde dinlenerek geçirdik. Ertesi gün sabah 08:30’dan itibaren rehberimiz eşliğinde şehir turuna başladık.
Miami gerçekten de söz edildiği gibi Amerika turizm sektörünün başkenti konumunda bir şehir. Görülmeye değer sahilleri, hareketli kent yaşamı ile insanı çeken bir atmosferi var.
Tenis’e meraklı millet
Amerika Birleşik Devletleri’nin Florida eyaletinin ikinci büyük şehri olan Miami’nin Belediye binası ile başladık turumuza. Ardından Miami’nin mimari yapısı ve hizmet kalitesi ile öne çıkan görsel bir şölene ev sahipliği yaptığına tanıklık ettiğimiz Biltmore Hotel’i gezme şansımız oldu. 150 dönümlük tropik alana sahip olan, içerisinde 10 ayrı tenis kortunun bulunduğu tesis gerçekten de göz kamaştırıcıydı.
Küba’nın mistik atmosferi
Buradan da Little Havana’ya geçtik. Burası zamanında, Küba’dan kaçarak buraya yerleşen Kübalıların oluşturduğu bir mahalle. Cadde üzerinde çok sayıda Puro üretim yerleri bulunuyor. Bunlardan birine girerek her ne kadar Küba’da olmasak da bu küçük Küba mahallesinde Havanalıların puroyu nasıl yaptıklarını izleme şansı bulduk. Ayrıca Kübalılara has kahvelerin servis edildiği kafelerden birinde farklı aromalarda kahvelerin tadına baktık.
Kışın ortasında yazı gördük
Buraya kadar gelmişken, Amerikan dizilerinden tanıdığımız meşhur Miami Beach’e gitmeden olmazdı. Uçsuz bucaksız kum sahil cıvıl-cıvıl insan kalabalığı ile karşılıyor insanı. Sahilde Hindistan cevizi suyu içtikten sonra kısa bir sahil turunun ardından bir tekne kiralayarak Miami River’da lüks malikane ve yatların bulunduğu bölgede yaklaşık bir saatlik bir gezi yaptık. Harika geçen tekne turunun ardından da otele geri döndük.
Paradise Adası ve Bahamalar
Ertesi gün sabah erken saatlerde, Royal Caribbean Majesty of the Seas gemisine binmek üzere hareket ettik. 12 katlı müthiş bir tatil köyü görünümündeki gemi görkemi ile gerçekten etkileyiciydi. Gemi ile bir günlük yolculuğun ardından Bahamalar’ın başkenti olan Nassau’ya ulaştık. Burası 21 kilometre uzunluğundaki New Providence Adası üzerinde yer alıyor. Nassau’nun ana limanı olan Paradise Adası’nı keşfetmeye başladık.
Hindistan cevizinin yerinde tadı
Rehberimizden öğrendiğime göre, Limana ilk yerleşenler korsanlarmış, Kraliyet Valisi Woodes Rogers korsanları kovarak Nassau Kalesini inşa ettirmiş. Nassau ticareti de bu olayın ardından gelişmeye başlamış. Kalede köleler tarafından yaptırılmış merdivenlerden geçerek kaleyi gezdik. Burada çok ilgi çekici şeyler satan çok sayıda seyyar satıcılar var. Gezinin ardından dinlenirken, yine hindistan cevizi kırdırıp içtik. Tüm gün adada dolaştıktan sonra akşam saatlerinde ise gemiye döndük.
ATV’ler ile sahilde yolculuk
Oradan da Bahamalar’da, manzarası ile gerçek bir cenneti andıran sadece Royal Caribbean misafirlerine ayrılan Cococay adasına geçtik. Adada yalnızca elli kişi yaşıyormuş. Hiç araba bulunmayan ada, ATV motorları ile gezilebiliyor. Ayrıca adanın turkuvaz denizinde dalış ve su sporları da yapılabiliyor. Biz de adayı ATV motosikletlerle gezerek unutulmaz ve keyifle bir yolculuk yaptık. Adada en çok rastlanan ise tekstil ürünleri, denizden çıkarılan deniz kabukları ve el işi ürünleri.
Cruise destinasyonu
Buradan sonraki durağımız ise Key West’ti. Amerika’nın en güney noktasında bulunan Key West tropik yeşillikleri, kendine özgü mimarisi ile ünlü bir turist şehri. Küba’ya sadece 90 mil uzaklıktaki Key West’de akşam güneş batışı inanılmaz güzellikte. Ünlü yazar Hemingway’in yaşadığı şehir özellikle cruise’ların en çok ziyaret ettiği destinasyonlar arasında bulunuyor. Burada Hemingway’in yaşamış olduğu evini ziyaret etme şansı da bulduk.
Walt Disney stüdyoları ve gastronomi
Key West’te bir gün geçirdikten sonra gemimizle Miami’ye dönüp, otobüsle Orlando’ya gittik. 1960’lı yıllara kadar sadece bir bataklıktan ibaret olan bölge, kısa sürede dünyanın en önemli turizm merkezlerinden bir olma başarısını göstermiş. Amerika’nın eğlence konusunda başkenti sayılan şehir, hayal gücünü zorlayan Walt Disney ve Universal stüdyoları ile ünlü. Müzeleri, gösteri sanatları konusundaki zenginliği, bahçeleri, her damak tadına hitap eden gastronomi çeşitliliği, alışveriş konusunda sınırsız olanakları Orlando’nun ziyaretçilerine sunduğu güzelliklerden sadece bir kaçı.
Görsel zenginlik ve akvaryum ziyareti
Orlando’da tur tarafından ayarlanan tesiste dinlendikten sonra, akşamüzeri şehir turuna katıldık. Güzel bir balık restoranında yemek yedikten sonra, şehir merkezinde sokak şarkıcılarını dinledik ve Küba Bar’a gittik. Ertesi gün tamamen Universal stüdyolarında geçti. Oradan, görsel yönden harika bir şölen sunan akvaryum gezisine katıldık. Orlando’da geçen iki gecenin ardından Miami’ye döndük.
Gezinin ardından hayaller kurarak Antalya’ya döndüm ve en çok kendime sorduğum şey Antalya’da Deniz’in nimetlerini oluşturulacak dev projeler ile bu sektörün canlandırılmasıydı. Bununla ilgili Büyükşehir Belediyesinin çok yakın zaman da temelini atacağı dev gemilerin yanaşıp tıpkı bizlerin Amerikanın sahil şehirlerinde yaşadıklarımızı yabancı ülke vatandaşlarına yaşatmasını heyecanla bekliyoruz. Antalyamızın böylesi sektör projelerini kaldıracak ve hizmete sokacak gücü ve ortamı var olduğunu biliyoruz. İnanıyorum ki bu dev projeler de iş bilen usta hizmet adamlarının başarılı çalışmaları sayesinde gerçekleşecektir.
İzlenimler Berrin Türel
GÜNDEM
Yayınlanma: 29 Mart 2016 - 15:57
Amerika izlenimlerinde Antalya'yı düşünmek...
Yaklaşık altı ay önce planlayarak aldığımız seyahat için 29 Ocak’ta Antalya’dan THY’nın tarifeli seferi ile İstanbul’a seyahat ettik. İstanbul’da bugüne kadar adını çokça duyduğum dünyaca ünlü gemi turları organizasyonu yapan en büyük gemi markalarından Royal Carabin’in ofisine gittik.
GÜNDEM
29 Mart 2016 - 15:57

