Antalya’da yaklaşık 30 bin civarında Malatyalı yaşadığını söyleyen Çatal, ayrıca Kemer ve Alanya’da da açılan Malatyalılar dernekleri ile koordineli çalışarak 2 bin civarında kayıtlı üyeleri olduğunu belirtti. Çatal, çocukluğunda gölgesinde oynadığı kayısı ağaçları yerine, Antalya’nın palmiye ağaçlarının dibinde yaptığımız röportaj da Malatya isminin Hitit dilinde “Bal ve meyve diyarı” olarak açıklandığını belirtti.
“Kumar oynatanlara savaş açtık”
Uzun yıllardan bu yana Antalya’da yaşayan aynı zamanda otel işletmeciliği ve Turizm sektöründe çalışan Dernek Başkanı Hakan Çatal’ın en büyük sıkıntısının “Çakma” dernekler olduğunu öğreniyoruz. Bal ve meyve diyarı Malatya’lı Çatal, Anadolu insanın bir kahve kültürü olduğunu belirterek, “Biliyorsunuz ki, derneklerin lokal açma hakları var. Bu lokaller maalesef bazı yerlerde kumar oynama ve oynatma mekanı olarak kullanılıyor. Birkaç kişi bir araya gelip, memleketimizin ismini kullanarak mesela Malatya kayısısı sevenler derneği gibi bir dernek açıyorlar. Ardından burada bu tür bizim kültürümüzle bağdaşmayacak işler yapıyorlar. Bu nedenle aslında gerçek hemşehri dernekleri ile bu tür sözde hemşehri dernekleri arasında bir sıkıntı oluştu. Biz böyle sözde dernek adı altında kumar oynatan yerlere savaş açtık ve bu güne kadar 3 tanesini böylece kapattırmış olduk. Adımızın kumar oynatılan bir yerle anılmasını istemiyoruz” dedi.
“Turgut Özal gururumuz”
Malatya olarak en büyük övünç kaynaklarının 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal olduğunun altını çizen Malatyalılar Dernek Başkanı Hakan Çatal, “Bu gün değeri daha iyi anlaşılan müthiş bir devlet adamı idi. Antalya’lıların turizme olan katkısı, turizmin önünü açması, onun verdiği teşviklerle yapılan 5 yıldızlı oteller, turizm sektörünün bu kadar gelişmesini Turgut Özal’a borçludur. Bu gün Kepez Belediyesi onun anısına bir caddeye ismini verdi. Sadece yaptığı devrimlerden birisidir Turizmin geliştirilmesi. Kendisi deniz kenarında eşi ve çocuklarıyla yaptığı tatiller ile bana kalırsa Türk halkına tatil yapma konusunda örnek oldu” dedi.
“Şire pazarını görün”
Malatya’nın sadece bilinen Kayısı meyvesinin değil, daha başka bir çok meyveninde kaynağı olduğunu belirten Çatal, “Bizde bir dalbastı kirazı vardır ki, dünyada ilk 3’e giriyor. Kayısı ise kuru kayısı olarak dünyanın kayısı ihtiyacının yüzde 75’ini biz karşılıyoruz. Arapgir üzümü, Hekimhan cevizi meyvelerimizin başında gelir. Malatya merkezde bulunan “Şire pazarı”nda yapılan özellikle kayısıdan yapılan lokumu, sucuğu, döneri, reçelinin yanı sıra kayısı kremi gibi kozmetik ürünlerininde satıldığı yer olarak bilinir” dedi.
Yerel yönetimlerden beklentilerinin sadece seçim zamanlarında değil, diğer zamanlarda diğer zamanlarda da kendilerinin hatırlanmasını isteyerek “Bizler siyasetçi değiliz ve derneğimizin içinde her görüşten insanlar vardır. Herkesi temsil ediyoruz. Bizler tüm siyasetçilere aynı yakınlıkta ve uzaklıkta duruyoruz. Bizler Antalya’ya isteyerek geldik ve severek yaşıyoruz. Biz hemşehriler olarak renk katıyoruz.” Dedi.
Malatya tarihi
Doğal, tarihi ve kültürel bereketi ile yıllar boyunca tarih sayfalarında önemli bir yer edinen Kayısı Diyarı Malatya, Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Fırat Havzası'nda yer almaktadır. Güneydoğu Torosların yüksek batı kısmını oluşturan sıradağlar, ilin güneyinde geniş yer kaplar. Bu dağ sıralarının kuzeyinde Malatya Ovası uzanır. Bu büyük ovayı Tohma Suyu ikiye böler. Fırat, Tohma, Söğütlü, Sultansuyu, Beylerderesi, Derme Suyu, Kuru Çay, Sürgü ve Şiro Çayı Malatya'nın belli başlı akarsularıdır. Malatya sınırlarında plato ve ovalar geniş yer tutar. Başlıca ovalar Malatya, Doğanşehir, İzollu, Akçadağ, Yazıhan, Mandıra, Distrik, Erkenek, Mığdı, Sürgü ve Çaplı Ovalarıdır.
Malatya’nın anlamı Bal ve meyve diyarı
Kültepe vesikalarında "Melitae'', Hitit vesikalarında "Maldia", Asur vesikalarında "Meliddu , Melide, Melid, Milidia", Urartu kaynaklarında "Melitea", Roma ve Bizans kaynaklarında "Melitene", Arap kaynaklarında "Malatiyye" olarak ifade edilen şehir Türkler tarafından "Malatya" olarak adlandırılmıştır. Hititçe'nin çözülmesinde büyük katkıları bulunan Çek bilgin Bedrich Hrozny, şehrin adının Hititçe'de " bal ve meyve bahçesi" anlamına geldiğini söylemiştir. Hitit hiyeroglif metinlerinde Malatya, dana başı veya boğa ayağı ile gösterilmektedir.
Malatya’nın tarihi Hititlere dayanır. Merkez ilçenin 4 km yakınında Aslantepe Höyüğü’nde M.Ö. 8. asra ait Hitit Sarayı çıkmıştır. Hititlerden sonra bu bölgeye Hitit asıllı Kargamış Krallığı, Mitanniler, Hurriler, Sami Babilleri, Asurlular, Medler ve M.Ö. 6. asırda Persler, daha sonra Kommagene Krallığı, Pontus Krallığı, Patlar, Sasaniler ve Romalılar hâkim olmuştur. M.S. 395’te Roma İmparatorluğu ikiye bölününce Malatya, Doğu Roma’nın (Bizans) payına düşmüş, Bizanslılar Malatya’yı eyalet merkezi yapmıştır. Habib İbn-i Mesleme komutasındaki İslâm ordularının Malatya’yı fethetmesinin ardından kent 655-712 ve 735-757 arasında 79 sene İslâm Devletinin sınır şehri olmuştur.
Osmanlı Dönemi’nde Malatya, merkezi Maraş olan Dulkadir Beylerbeyliğinin (eyaletinin) beş sancağından biri olmuş, 18. yy ortalarında iç ayaklanmalar sebebiyle Kahramanmaraş’tan ayrılarak Diyarbakır Eyaleti’ne bağlanmıştır. Tanzimat’a kadar sönük bir devre geçiren Malatya Tanzimat’tan sonra Mâmûretü’l-Aziz Eyaleti’nin üç sancağından birinin merkezi olmuştur.
Kayısının Başkenti Malatya’mızın ekonomisi sürekli büyümekte, ilimiz turizm, sağlık, sanayi, eğitim başta olmak üzere pek çok alanda pozitif gelişme göstererek her geçen gün daha cazip, daha yaşanabilir bir şehir olarak parlamaya devam etmektedir.

