Bozat, 1993 yılında bir avuç Bayburt’lunun bir araya gelerek kurdukları derneklerini istedikleri gibi geliştiremediklerini belirterek “180 üyemiz var. Ancak hane bazında 500 civarında Bayburt’lu Antalya’da yaşıyor. Son iki yıldır faaliyetlerimiz konusunda biraz sıkıntılarımız var. Memleketlilerimiz pek ilgi göstermiyorlar. Bir arada olmamız gerektiğini hep söylüyoruz” dedi.
Yerel yönetimlerden destek beklediklerini söyleyen Kenan Bozat, “Şu anda yerimiz kiralık. Hemşehri derneği olarak bizlere bir yer verilirse bundan oldukça memnun olacağız. Yerel yönetimlerimizin bizlere sahip çıkmaları gerekir” dedi.
Bayburt’u tanıyalım
Baksı Müzesi Doğu Karadeniz’de, Bayburt’un 45 km dışında, Çoruh Vadisi’ne bakan bir tepenin üzerinde kuruludur. Eski adıyla Baksı, bugünkü adıyla Bayraktar köyünde yükselen bu sıra dışı Müze, çağdaş sanat ve geleneksel el sanatlarına aynı çatı altında yan yana, iç içe yer vermektedir.
Sergi salonları, depo müze, atölyeler, konferans salonu, kütüphane ve konukevi ile 40 dönümlük bir araziye yayılan Baksı Müzesi, Bayburt doğumlu sanatçı ve akademisyen Prof. Dr. Hüsamettin Koçan’ın bireysel düşü olarak 2000 yılında filizlendi. Bu proje Hüsamettin Koçan’ın doğduğu topraklara yaşam birikimini taşıma çabasının bir sonucudur. Bu fikri hayata geçirmek amacıyla 2005 yılında bir Baksi Kültür Sanat Vakfi kuruldu. Müze, başta sanatçılar olmak üzere çok sayıda gönüllünün katkısıyla yıllar içinde gerçek bir toplumsal projeye dönüştü.
Müzenin ana binası, 2010 yılında zorlu bir serüvenin sonunda, devletten hiçbir maddi yardım almadan, tamamlandı, 2010 yılı Haziran ayında İstanbul Modern Tanıtımı, Temmuz ayında ise müzenin açılışı yapıldı. 2012 yılında Müze’nin yeni sergi salonu olan Depo Müze sanatseverlerle buluştu.
Baksı Müzesi, yoğun göç veren ilimiz Bayburt’tun Bayraktar köyünde; gurbetin, kaybolan geleneklerin, unutulan değerlerin neden olduğu sorunlara ve sonuçlara bir çözüm arayışıdır.
Tersine göçü başlatacak çalışmaları; gelenek-gelecek ve süreklilik bağlantılarını kuran, bu bağları istihdam-beklenti ve moral unsurları ile güçlendiren bir anlayışa sahiptir.
Geleneksel kültürü koruyarak, gelecek kuşaklara aktarmak için araştırmalar yapan, bu zeminden hareketle özellikle kadın istihdamı projelerini uygulamaya koyan bir müzedir.
Bulunduğu bölgede özel yetenekli çocukları tespit edip, burslarla eğitimlerine katkıda bulunarak, özellikle tasarım, sanat ve kültür alanlarında gelişmeleri için projeler uygulamaktadir.
Kültür turizmi aracılığıyla bulunduğu bölgeye istihdam sağlayan Baksı Müzesi, Baksı köyünü uzmanların önerileri doğrultusunda geleneksel yapısını koruyarak örnek bir köy olarak yeniden tasarlamayı planlamaktadir.
Baksı Müzesi, kendisini sadece seyirlik bir müze olarak sınırlamayan, o bölgede yaşayan insanlara imkânlar sağlayan, eğitim veren, o topraklarda yaşamayı bir sevinç haline getirmek isteyen bir müzedir.
Baksı Müzesi, diğer müzelerden farklı olarak gelenekselle sadece bir yöne ve döneme ait olmadan gelenekselle çağdaşı aynı zeminde buluşturan, bünyesinde kurduğu üretim birimleriyle, ekonomik hedefler oluşturan özel bir kimliğe sahiptir
İHRAM (Ehram)
Bayburt’ta bu gün devam edilen en önemli el sanatları kilim , seccade , ihram taş ve bakır işçiliğidir . Özellikle kilim , seccade ve ihramın Bayburt’ta ayrı bir önemi vardır . Orta Asya dan Anadolu’ya dalga, dalga gelen Türk boyları Asya’dan getirdikleri geleneksel dokuma sanatını aynen burada sürdürmüşler , yöreden elde edilen yünleri kendi yöntemleri ile boyamışlar ve bir renk cümbüşü , bir ahenk içerisinde dokuyup hizmete sunmuşlardır.
Evliya Çelebi’ nin 17. yy. başlarında ki ziyaretinde Bayburt’tan bahsederken şehirdeki boya hanelerde boyanan yünlerden kilim ve seccadelerin Avrupa’ya kadar gönderildiğinden bahsetmektedir . Yine Bayburtlu kadınların örtünmek amacıyla yünden çeşitli renk ve motifte , ihram diye tabir edilen bir el sanatından bahsetmek gerekecektir.
Bayburt el sanatlarında ihram önemli bir yer tutar. Yörede ihram veya ehram olarak tabir edilen , tamamen yünden ihram tezgahında dokunmak suretiyle hazırlanan ve Bayburt’ta bayanların örtünmek amacıyla kullandığı yerel giysidir . Eski bir Türk geleneği olan ihram dokuma sanatının tarihi Bayburt’ta eskilere dayanır . Ham maddesi koyun yünü olan ihram genç kızların ve kadınların maharetli ellerinde bir sanat eseri olur ve şekil bulur ve dokunur . İhramda renk çok önemlidir . Genelde beyaz genç kızların , mor , boz orta yaştaki kadınların , mor – siyah ihram ise yaşlı kadınların tercih ettiği ihramlardır . 1,5 x 2 metre ebadında yapılan ihram için temizlenmiş yaklaşık 2,5 kg. koyun yünü gereklidir .
Günümüzde ihram olayı eskisi kadar fazla kullanılmadığı için asıl görevi olan örtünme yanında yatak örtüsü , modern ize edilmiş kadın giysileri (yelek , heybe , şal , fular vs. ) kravat gibi gayelerle de kullanılmaktadır . İhram renkleri yanında üzerinde bulunan desenlerle adlandırılır . Bunlar ; arı dala ters kondu , pirinç deni , elma şeleği , kar tanesi , çark yıldızı , uçan kuşlar , gordo , mercimekler ve elifler vb. gibi . BAYBURT TAŞI İlimizin doğal kaynaklarından birisi olan Bayburt taşı yüksek kalite ve geniş rezervlerine rağmen yeterince değerlendirilememiş durumdadır. Halihazırda ilkel yöntemlerle ve % 85 gibi yüksek fireyle çıkartılan bu taş, modern teknoloji kullanıldığı takdirde takriben birim işletme başına 10 kat fazla üretim ve 5 kat daha fazla istihdam sağlayabilecektir. Bir Pazar sorunu bulunmayan bu taşımızın üretim kapasitesinin artırılması Valiliğimizin hedefleri arasındadır. Bu alandaki temel handikabın mevcut ve atölyelerin şirketleşmemesi ve konuyla ilgili yatırımcılara tanıtılmaması olduğundan bunun aşılması halinde ciddi ve kârlı bir yatırım alanı olarak değerlendirilecektir.
MTA Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan Türkiye Mermer ve Doğal Taş Potansiyel Alanlarının belirlenmesi Projesi kapsamında Bayburt İlinin 2006 yılında araştırılacağı bilgisini edinmiş bulunuyoruz. Gelişmemiz için temel faktörlerden birisi olan Bayburt doğal taşları konusunda MTA’nın bu yıl çalışma yapması zorunluluk arz etmektedir. BAYBURTLU ZİHNİ Bayburt ili; Türklerin Anadolu’da yerleştikleri en eski yerleşim yerlerindendir. Sosyologlar Bayburt’u gerek Selçuklular, gerekse Osmanlılar döneminde ikinci dereceden önemli bir kültür merkezi olarak nitelendirmektedirler. Bayburt, ünü sınırlarımızın dışına taşan pek çok bilim ve sanat adamı yetiştirmiştir. Türk dünyasının ortak kültür hazinelerinin en büyüklerinden biri olan Dede Korkut’ uda bunlardan saymak mümkündür. BAYBURTLU IRŞADİ BABA (AĞLAR BABA) 1880 yılında Bayburt’un Oruçbeyli köyünde dünyaya gelmiştir. İrşadi Baba almış olduğu Arapça ve Farsça eğitimin yanında tasavvufi yönden de kendini çok iyi bir şekilde yetiştirmiştir. Dedesi Büyük İrşadi’nin bitiremediği “Kısâsı Enbiyâ” (Peygamberler Tarihi) manzum eserini tamamlamıştır.1958 yılında Oruçbeyli köyünde vefat etmiştir. BAYBURTLU HİCRANİ 1908 yılında Bayburt’un Çamlıkoz köyünde dünyaya gelmiştir. Tasavvuf şiirlerinde daha başarılı olan şairin bütün edebi sanatlarda şiirleri vardır. 1970 yılında Bayburt’ta vefat etmiştir. DİĞER ÜNLÜ ŞAHSİYETLER Bayburtlu Yüzbaşı Agâh Bey (1888 – 19922)
Zahid Efendi (Zahit PEKİNDAĞ) (1866 – 1930) Belediye Başkanı
Alemdarzâde Mehmet Tevfik Efendi (Tevfik ÇORUH) (1882 – 1941) Hukukçu
Müftü Muhammed Fahreddin Efendi (1880 – 1961)
Mahmut Kemal YANBEĞ (1886 – 1967) Eğitimci
Mehmet TURAN (Maşûkbeyzade) (1902 – 1931) Eğitimci
Abdullah Enis ERKOÇAK (1885 – 1952) Tümgeneral
Raşit GÜRGEN (1890 – 1951) Tümgeneral
Mustafa Fikri OĞUZ (1900 – 1956) Tümgeneral
Hanefi ERGENEKON (1916 – 1981) Korgeneral
Hocazade Mehmet Efendi (1887 – 1961) Belediye Başkanı
Evliya Çelebi’ nin 17. yy. başlarında ki ziyaretinde Bayburt’tan bahsederken şehirdeki boya hanelerde boyanan yünlerden kilim ve seccadelerin Avrupa’ya kadar gönderildiğinden bahsetmektedir . Yine Bayburtlu kadınların örtünmek amacıyla yünden çeşitli renk ve motifte , ihram diye tabir edilen bir el sanatından bahsetmek gerekecektir.
Bayburt el sanatlarında ihram önemli bir yer tutar. Yörede ihram veya ehram olarak tabir edilen , tamamen yünden ihram tezgahında dokunmak suretiyle hazırlanan ve Bayburt’ta bayanların örtünmek amacıyla kullandığı yerel giysidir . Eski bir Türk geleneği olan ihram dokuma sanatının tarihi Bayburt’ta eskilere dayanır . Ham maddesi koyun yünü olan ihram genç kızların ve kadınların maharetli ellerinde bir sanat eseri olur ve şekil bulur ve dokunur . İhramda renk çok önemlidir . Genelde beyaz genç kızların , mor , boz orta yaştaki kadınların , mor – siyah ihram ise yaşlı kadınların tercih ettiği ihramlardır . 1,5 x 2 metre ebadında yapılan ihram için temizlenmiş yaklaşık 2,5 kg. koyun yünü gereklidir .
Günümüzde ihram olayı eskisi kadar fazla kullanılmadığı için asıl görevi olan örtünme yanında yatak örtüsü , modern ize edilmiş kadın giysileri (yelek , heybe , şal , fular vs. ) kravat gibi gayelerle de kullanılmaktadır . İhram renkleri yanında üzerinde bulunan desenlerle adlandırılır . Bunlar ; arı dala ters kondu , pirinç deni , elma şeleği , kar tanesi , çark yıldızı , uçan kuşlar , gordo , mercimekler ve elifler vb. gibi . BAYBURT TAŞI İlimizin doğal kaynaklarından birisi olan Bayburt taşı yüksek kalite ve geniş rezervlerine rağmen yeterince değerlendirilememiş durumdadır. Halihazırda ilkel yöntemlerle ve % 85 gibi yüksek fireyle çıkartılan bu taş, modern teknoloji kullanıldığı takdirde takriben birim işletme başına 10 kat fazla üretim ve 5 kat daha fazla istihdam sağlayabilecektir. Bir Pazar sorunu bulunmayan bu taşımızın üretim kapasitesinin artırılması Valiliğimizin hedefleri arasındadır. Bu alandaki temel handikabın mevcut ve atölyelerin şirketleşmemesi ve konuyla ilgili yatırımcılara tanıtılmaması olduğundan bunun aşılması halinde ciddi ve kârlı bir yatırım alanı olarak değerlendirilecektir.
MTA Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan Türkiye Mermer ve Doğal Taş Potansiyel Alanlarının belirlenmesi Projesi kapsamında Bayburt İlinin 2006 yılında araştırılacağı bilgisini edinmiş bulunuyoruz. Gelişmemiz için temel faktörlerden birisi olan Bayburt doğal taşları konusunda MTA’nın bu yıl çalışma yapması zorunluluk arz etmektedir. BAYBURTLU ZİHNİ Bayburt ili; Türklerin Anadolu’da yerleştikleri en eski yerleşim yerlerindendir. Sosyologlar Bayburt’u gerek Selçuklular, gerekse Osmanlılar döneminde ikinci dereceden önemli bir kültür merkezi olarak nitelendirmektedirler. Bayburt, ünü sınırlarımızın dışına taşan pek çok bilim ve sanat adamı yetiştirmiştir. Türk dünyasının ortak kültür hazinelerinin en büyüklerinden biri olan Dede Korkut’ uda bunlardan saymak mümkündür. BAYBURTLU IRŞADİ BABA (AĞLAR BABA) 1880 yılında Bayburt’un Oruçbeyli köyünde dünyaya gelmiştir. İrşadi Baba almış olduğu Arapça ve Farsça eğitimin yanında tasavvufi yönden de kendini çok iyi bir şekilde yetiştirmiştir. Dedesi Büyük İrşadi’nin bitiremediği “Kısâsı Enbiyâ” (Peygamberler Tarihi) manzum eserini tamamlamıştır.1958 yılında Oruçbeyli köyünde vefat etmiştir. BAYBURTLU HİCRANİ 1908 yılında Bayburt’un Çamlıkoz köyünde dünyaya gelmiştir. Tasavvuf şiirlerinde daha başarılı olan şairin bütün edebi sanatlarda şiirleri vardır. 1970 yılında Bayburt’ta vefat etmiştir. DİĞER ÜNLÜ ŞAHSİYETLER Bayburtlu Yüzbaşı Agâh Bey (1888 – 19922)
Zahid Efendi (Zahit PEKİNDAĞ) (1866 – 1930) Belediye Başkanı
Alemdarzâde Mehmet Tevfik Efendi (Tevfik ÇORUH) (1882 – 1941) Hukukçu
Müftü Muhammed Fahreddin Efendi (1880 – 1961)
Mahmut Kemal YANBEĞ (1886 – 1967) Eğitimci
Mehmet TURAN (Maşûkbeyzade) (1902 – 1931) Eğitimci
Abdullah Enis ERKOÇAK (1885 – 1952) Tümgeneral
Raşit GÜRGEN (1890 – 1951) Tümgeneral
Mustafa Fikri OĞUZ (1900 – 1956) Tümgeneral
Hanefi ERGENEKON (1916 – 1981) Korgeneral
Hocazade Mehmet Efendi (1887 – 1961) Belediye Başkanı
