Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’nde görevli çocuk doktoru Asistan Hekim Gülizar Yıldırım’ın önceki gün gece sabaha karşı bebeğini hastaneye getiren bir kadın tarafından muayene esnasında saçları yolunarak ve yerlerde sürüklenerek darp edilmesine tepkiler sürüyor. Yaşanan darp olayı sonrası Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Servisi’nde görevli hekimlerin acil hastalar dışında muayene yapmayacaklarını belirterek iş bırakmasının ardından, dün de olayın yaşandığı Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde Hekim Birliği, Hekim-Sen, Antalya Tabip Odası, Genel Sağlık İş ve SES Antalya Şubesi yaptıkları basın açıklamaları ile yaşanan şiddet olayına tepki gösterdi.
NE ZAMAN BİTECEK?
İlk olarak konuşan Hekim Birliği Sendikası Antalya Şube Başkanı Özgür Çağaç, hasta olmanın, sözlü veya fiziksel şiddet uygulamaya bahane olmayacağını belirterek, “Bilinmesini istiyoruz; polikliniklerde, kliniklerde, acil servislerde maruz kaldığımız şiddetin nedeni biz değiliz! Şiddetin ‘aması, ‘fakat’ı olmaz. Hasta olmak demek, saldırgan olmaya hakkı olduğu demek değildir, Hasta olmak, sözlü veya fiziksel şiddet uygulamaya bahane değildir. Hekimlerimizi güvensizlik duygusu içerisinde, tükenme noktasına getiren şiddet olaylarını, bütüncül politikalarla durdurmak artık bir zorunluluktur. Biz hekimler koruyucu tıp hizmeti sağlamak, hastalığı iyileştirmek ve insanı yaşatmak için kesintisiz ve nitelikli sağlık hizmeti sunarken, her an şiddete uğrayabileceğimiz endişesi ile görev yapmak istemiyoruz. Artık yeter. Mecliste şiddetin önlenmesi ile ilgili komisyon oluşturulması, sendikalar ve ilgili sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yapılarak bu sorunun ortadan kalkması için, daha neyi bekliyoruz. Cebinde bıçağı, belinde silahı olanların, ellerini kollarını sallayarak hastanelere rahatça girmeleri ne zaman son bulacak?” dedi.
‘TOPLUMUN SAĞLIĞI BOZULDU’
Antalya Tabip Odası Başkanı Taha Karaman da “Bir kez daha vurgulamak isteriz ki; 3-5 dakikaya sığdırılmaya çalışılan muayenelerle verilemeyen sağlık hizmeti, yok sayılan sağlık hakkı, iyileşemeyen hastalıklar, bulunamayan ilaçlar, yapılamayan ameliyatlar, mesleki özerkliğe yönelik müdahaleler, hekimlerin/sağlık emekçilerinin tükenmişliği ve son zamanlarda iyice derinleşen ekonomik zorluklar, toplumun sağlığını bozdu. Toplumda artarak süregelen şiddet iklimi, sağlığımızı bozan, bizi yok sayan, tüketen, değersizleştiren sağlık politikaları, hem bizi hem de halkı geçinememeye sürükleyen ekonomik buhranla birleşince; sağlığın fiziksel, zihinsel, toplumsal bütün bileşenleri de zarar görerek sağlık alanlarında şiddete de zemin oluşturdu. Sağlık Bakanına yeniden sormak istiyoruz. Artık canımıza da kasteden bu sorunlarımıza karşı halen sadece tweet atmakla mi yetineceksiniz? Hekimlerin, sağlık emekçilerinin yaşadıkları sorunlar için tek yapabileceğiniz bu mu?” ifadelerini kullandı.
GÖZ YAŞLARINI TUTAMADI
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Pediatri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sema Akman ise zaman zaman gözyaşlarına hakim olamadığı konuşmasında şunları söyledi: “İlk sözüm siyasilere ‘Ümidimi kestim sizden’, ikinci sözüm ise vatandaşa. Doktor, sizin çocuğunuzun başında sabaha kadar bekleyen kişidir. Doktor, hastası doğum gününü kutlayan olmadığını için pastasını alan, doğum gününü kutlayan kişidir. Peki siz kimsiniz? Yunanistan’da kişi başı doktor sayısı buranın 3 katıdır. Doktor burada Yunan hekimin 3 katı çalışıyor. Yunan hekimin 3 katı çalışırken düşman muamelesi görüyor. Dünkü olayda iki kere aynı soru soruldu diye, saçından sürükleyerek ölesiye döven kadını nasıl haklı bulursunuz. 42 yıldır bu mesleğe gönül verdim. Gençleri artık gitmeyin diyemiyorum, gitsinler. Onlarda gidiyor zaten. Doktorsuz kalıyorsunuz, ne size ne de bize reva bu. 10 sene sonra bazı ameliyatlar, nakiller yapılamayacak. Parası olan Avrupa’da çaresini bulur ama olan size olacak. Aklınıza başınıza toplamazsanız, hepimiz bu cehennem ateşinde yanacağız.”
ŞAHİN: HEPİMİZ KAYGILIYIZ
Türk Tabipler Birliği Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Nursel Şahin de, 2003 yılında başlayan ‘Sağlıkta Değişim’in ardında giderek artan bir şiddet yaşandığına dikkat çekerek, “Doktorlar artan şiddetin içinde artık kurban olmaktan öte, duygusal bir kopuş içinde. Doktorlar sesimizi duyun diyor. Kulaklar sağır, gözlerde kör ama biz görüyoruz. Sağlık ocaklarında, hastanelerde yerlerde sürükleniyor, kapısı kapatılıp dakikalarda içerde darp ediliyor doktorlar. Sağlık Bakanlığı’na sesleniyorum, Tweet atmakla olmaz, hekimin yanında olacaksınız. Bu sözlerin, bu çığlıkların duyulması zor değil” diye konuştu. SES Antalya Şube Başkanı Şükran İçöz ise, “Hepimiz kaygılıyız. İstiyoruz ki vatandaş da hizmeti veren de mutlu olsun. Bakanlık ‘Gri Kod’ diye bir şey çıkardı. Biz ‘Beyaz Kod’u işletemiyoruz ki, gri kodu işletelim” ifadelerini kullandı.
RAMAZAN BOZCA
ŞAHİN: HEPİMİZ KAYGILIYIZ
Türk Tabipler Birliği Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Nursel Şahin de, 2003 yılında başlayan ‘Sağlıkta Değişim’in ardında giderek artan bir şiddet yaşandığına dikkat çekerek, “Doktorlar artan şiddetin içinde artık kurban olmaktan öte, duygusal bir kopuş içinde. Doktorlar sesimizi duyun diyor. Kulaklar sağır, gözlerde kör ama biz görüyoruz. Sağlık ocaklarında, hastanelerde yerlerde sürükleniyor, kapısı kapatılıp dakikalarda içerde darp ediliyor doktorlar. Sağlık Bakanlığı’na sesleniyorum, Tweet atmakla olmaz, hekimin yanında olacaksınız. Bu sözlerin, bu çığlıkların duyulması zor değil” diye konuştu. SES Antalya Şube Başkanı Şükran İçöz ise, “Hepimiz kaygılıyız. İstiyoruz ki vatandaş da hizmeti veren de mutlu olsun. Bakanlık ‘Gri Kod’ diye bir şey çıkardı. Biz ‘Beyaz Kod’u işletemiyoruz ki, gri kodu işletelim” ifadelerini kullandı.
RAMAZAN BOZCA
