Geçmişte, Türkiye genelinde yapılan Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın turist rehberliği eğitim sınavlarını kazanan 40 kişiden biri olan Orhan Yibar, Yunanistan’ın Grevena şehrinden Denizli’nin Honaz ilçesine göç eden bir ailenin mensubu olarak 1970 yılında Denizli’de dünyaya geldi. Turizme olan ilgisinin lise yıllarında staj sırasında rehberlerle tanışmasıyla başladığını ifade eden Yibar, 1993 yılında Kuşadası’nda İngilizce dilinde kokartlı profesyonel turist rehberi olarak çalışmaya başladı. O tarihten bu yana mesleğine ara vermeden devam eden Yibar, bugün hem Türkiye’de hem de Balkan ülkelerinde rehberlik yaparak bilgi ve deneyimini aktarmaya devam ediyor. Turizm rehberliğinin önemi, toplumsal ve ekonomik boyutlara etkisi ve meslekle ilgili yönelttiğimiz sorulara cevap veren Orhan Yibar, teknolojinin gelişmesine rağmen turizm rehberliğinin önemini kaybetmediğine vurgu yaparak , “Gelişen teknolojiye rağmen rehberlerin önemi hala gözler önündedir. Çünkü her bir rehber yürüyen tarih ve navigasyondur. Teknoloji dağda, mağarada, ulaşılması zor yerlerde sizlere yardımcı olamasa da turizm rehberleri bu görevi üstlenir ve severek görevini icra eder” şeklinde konuştu.
‘GEZMEYİ EZELDEN SEVİYORUM’
Turizm rehberliğine olan tutkusu, rehberliğin ekonomik ve toplumsal yanları, düzenlenen geziler ve de rehberliğin önemi hakkında açıklamalar yapan Orhan Yibar şunları kaydetti: ” Çocukluğumdan bu yana gezmeyi çok seviyordum. Denizli Anadolu ticaret lisesinde okurken ikinci sınıfta seçmeler oldu ve ‘Turizm Otelcilik İşletmesi’ bölümüne seçildim. Aynı zamanda haftada 3 gün otel stajımızı yapıyorduk. 14 yaşımda orada rehberlerle tanıştım ve sevgim giderek arttı. Zaten Pamukkale turistik bir bölge olduğu için yabancı dil eğitimim çok kuvvetliydi. Lise sonrası kültür turizm Bakanlığı'nın kokart sınavını kazanarak mesleğe başladım.”

‘REHBERLİKTE BUNLAR ÖNEMLİ’
“Her meslek sevilir insan sevmediği bir işi yapmaz. Ama rehberlik gerçekten aşık olunacak bir meslek. Çok özveri isteyen bir konumda. Çünkü uzun bir süre özel hayat kuramıyorsunuz. Mesleğine saygı da bizde kendine bakmaktır. Misafirlerin karşısına temiz, düzenli ve ağız kokusuna dikkat ederek çıkılmalı ve hazırlıklı olunmalıdır. Saç ve sakal tıraşına dikkat etmeli giyim kuşam dikkat çekici olmalı. İnsanlara asla sürü psikolojisi uygulanmadan onları sadece konuşarak sesli yönlendirmeli hiç bir şekilde düdük, davul sesli eşyalar kullanılmamalıdır, kibar nezaketli sabırlı bir şekilde davranmalıdır. Mesleğimi icra ettiğim süreçte ve aynı zamanda öğretirken bu konulara dikkat ediyorum.”
‘TOPLUMA VE ESNAFA YARARLIYIZ’
“Rehberliği toplumsal olarak ele alırsak, biz rehberler her yerde sizlerin karşınıza çıkarız. İnsanların gezerken sadece görgü, bilgi edinmesini değil psikolojik olarak da rahatlamasını sağlarız. Toplum içinde nasıl davranacakları konusunda da yönlendiririz. Çünkü insanların toplumsal davranışları maalesef sabırsız bir hal gösterir, bizde en iyi şekilde yönlendirmelerde bulunmaya ve topluluk içerisindeki davranışlarına fayda göstermeyi amaçlarız. Ayrıca rehberliğin ülke ekonomisine büyük faydası dokunur. Çünkü insanlar alışverişlerde rehberine güvenir ve rehberler elinden geldiği kadar esnafların kazanması yolunda misafirleri çarşıya yönlendirerek esnaf ekonomisinin canlanmasına katkıda bulunuruz.”

‘ÖĞRENCİLERİ TEŞVİK EDİYORUZ’
“Üniversite öğrencilerimiz maalesef kokart alınca her şey tamam zannediyorlar. Asıl görev sahaya inince başlıyor. Kokart kazanan tüm rehber adayları bakanlığımız bünyesinde Türkiye gezilerini bölgesel olarak veriyorlar bunu her mezun rehber adayı yapmalıdır fakat çok maliyetlidir. Bizler çocuklar daha okurken hem meslek sevgisini aşılıyoruz hem de görgü seviyelerini artırmak adına yönlendirmelerde bulunuyoruz. Üstelik para beklentisi içinde olmadan bu hizmeti sağlamaya çalışıyoruz. Sadece cüzzi bir şekilde konaklamalarını karşılıyorlar. Mesleğe olan ilgilerini artırmak için birçok tarihi bölgede eğitimler vererek onlara deneyimlerimizi aktarmak için çabalıyoruz.”
‘GELECEK NESİLLERE AKTARIYORUZ’
“Antalya’nın simgesi Yivli Minare başta olmak üzere zaten herkesin bildiği tarihî ve turistik yerler antik kentler sıralanır. Tarihi açıdan çok zengin olduğu dünyaca bilinen Antalya’da Aspendos, Perge, Side daha fazla ön plana çıkıyor. Bunun yanında Kemer bölgesindeki tarihi yapılar ve turistik bölgeler sadece Antalya’nın değil Türkiye’nin de gözbebeği konumundadır. Bu bölgenin kıymetini bildiğimiz gibi bizden sonra gelecek nesillere de anlatmaya ve aktarmaya devam ediyoruz.”

‘SIKINTILARA RAĞMEN OLUMLU’
Son olarak turizm rehberlerinin yaşadığı sıkıntılara değinen ve bakanlık tarafından Antalya hakkında çalışmaların yerinde olduğunu söyleyen Orhan Yibar, “ Antalya’da turizm hakkında Kültür ve Turizm bakanlığı başta olmak üzere birçok atılımlar var yeni atılımlar da olacaktır. Biz rehberler sürekli dolaştığımız için eksiklikleri de tespit edip bakanlığa bildiriyoruz. Antalya’da gerçekleştirilen turistik çalışmalardan da memnunum. Sıkıntılarımız hakkındaysa yoğun turizm günlerinde yaşanılan düzensizlik, bayramlar ve özel tatil günlerinde meydana gelen kalabalıklar için yerel hizmetlerin yetersiz olması başı çekiyor” açıklamasında bulundu.
Oğuzhan BOZAĞAÇ