Her yıl olduğu gibi bu senede Antalyalı kadınlar Aydın Kanza Parkı'nda bir araya geldi. Dünya Kadınlar günü etkinlikleri kapsamında Antalya Kadın Platformu'nun düzenlediği 8 Mart Mitingi'nde bir araya gelen kadınlar renkli görüntüler oluşturdu. Çeşitli siyasi parti, sendika, dernek ve kadın derneklerinin biraraya geldiği 8 Mart Mitingi'nde davet krizide yaşandı. Cumhuriyet Halk Partisi Antalya Kadın Kolları Başkanı Nilüfer Deveci alana gelerek kendilerine davet yapılmadığı gerekçesi ile CHP'li kadınlar yürüyüşe katılmadı. Aydın Kanza parkından sloganlar ve ıslıklarla yürüyüşe geçen kadınlara çevredeki vatandaşlarda alkışları ile destek verdi.
167 YILLIK KADIN MÜCADELESİ
Sloganlarla Cumhuriyeti Meydanı'na kadar yürüyen kadınlar adına basın açıklamasını okuyan Antalya Kadın Platformu sözcüsü Songül Şarklı, 1857'de dokuma işçisi kadınların direnişi ile başlayan kadın mücadelesinin 167'nci yılında yaşamı savunmak için alanlarda olduklarını belirtti. Dünyanın dört bir yanında erkeklerin çıkardığı savaşlar yüzünden kadınların hayatlarını kaybettiğini belirten Şarklı, "Göç yolları kadınların ölüm yolları olurken kalanlar yoksulluğun yanında tacize, tecavüze maruz kalıyor. Savaşları çıkaranlar her gün milyonlarına milyon katarken, bizlerin evinde boş tencereler kaynamaya devam ediyor. Okullarımıza gidecek, sokağa çıkacak yol parası bulamıyoruz" dedi. SAVAŞLARDA KADINLAR ÖLÜYOR
Bu coğrafyada, Filistin’de olduğu gibi işgalci politikalar nedeniyle savaşlarda kadınlar ve çocukların katledildiğini söyleyen Şarklı, "Sadece savaşlarla değil ekolojik yıkımlarla,rant odaklı kentleşmeyle yaşam alanlarımız, hayatlarımız yok edilirken sorumlular elini kolunu sallayarak yeni katliamların hazırlığına girişiyor. Hayatlarımız için güvence olan 6284 sayılı kanunu, sendikalaşma, örgütlenme, nitelikli barınma hakkımız gasp edilmeye çalışılıyor. Erkek devlet, kadına yönelik işlenmiş suçları meşrulaştırıp şiddet faillerini korurken hakları ve kazanımları için mücadele eden muhalif, sosyalist ve kürt kadınlar işkenceyle gözaltı ve uzun tutuklamalara maruz kalıyor" ifadelerini kullandı. UCUZ İŞ GÜCÜ OLARAK GÖRÜLÜYORUZ
Patronların kadınları ucuz işgücü olarak gördüğün ve kadın emeğinin yok sayıldığının altını çizen Songül Şarklı, "Haklarımızı istediğimiz, sendikalaştığımız için işten çıkarıyor. Bize dayatılan yoksulluğa ve emeğimizin yok sayılmasına karşı kadınlar sessiz kalmıyor. Agrobay’ da, Özak’ da, Sputnik’ de, Burda Bebek’ de ve sayamayacağımız birçok fabrikada emeğine sahip çıkan ve direnen kadınları selamlıyoruz. Ülkemizde bir milyonu aşkın ev işçisi çalışıyor, bunların yüzde sekseni kayıt dışı, sigortasız. İş güvenliği olmadığı koşullarda birçoğu ölümle sonuçlanan iş kazaları yaşıyor. Yasalarda işçi olmadıkları için yaşadıkları kazalar, iş kazası kapsamına alınmıyor. Ev işçilerine insana yakışır iş sözleşmesi İLO C 189 bir an önce imzalanması için birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz" şekilde konuştu. 2023'TE 315 KADIN KATLEDİLDİ
2023 yılında 315 kadının katledildiğini söyleyen Şarjlı, "Bu kadınların 28’inin çantalarında koruma kararları vardı.Yine 2023 yılında 248 kadının ölümü “şüpheli” olarak kayıtlara geçti. Veriler bize, kadınların en çok yakınındaki erkekler tarafından katledildiğini gösteriyor. Kadına yönelik şiddetin failleri, hep en yakınımızdaki erkekler oluyor, babalar,abiler,eski eşler,sevgililer,akrabalar…Kadınların en çok katledildiği yer ise evler oluyor. Sadece 24 saat içinde 8 kadının katledildiği bir ülkede hiçbirimiz güvende değiliz. Kadına yönelik şiddete karşı önleyici politikalar geliştirmeyen, kadına yönelik suçları cezasızlık politikaları ile ödüllendiren AKP-MHP iktidarının kadını aile içine hapseden, kamusal alandan yoketmeye çalışan kadın düşmanı politikasını ve lgbti+’lara yönelik nefret politikalarını reddediyoruz. Tek adam rejiminin kadını yok sayan, eve hapseden şeriat özlemine teslim olmayacağız" dedi.
KADINLARI SİYASETTE GÖRÜNMEZ KILMA ÇABASI
Kadınların siyaset sahnesinde görünmez kılınmaya çalışıldığını vurgulayan Şarklı, "Bu kez yerel seçim gündemiyle yine erkek siyasetçilerin dillendirdiği büyük proje yarışlarına tanık oluyoruz. Kadınların siyasetin merkezinde, karar mekanizmalarında yer aldığı, kadın kurumları ile ortak kararların alındığı, kayyumların olmadığı yaşanabilir kentler istiyoruz. Patriyarkal devletin “kutsal aile” argümanı ile kadınların evlerde uğradıkları şiddete, tacize, tecavüze karşı hayatta kalma mücadelesinde de, üniversitelerde tüm baskı ve saldırılara rağmen örgütlenme çabasında da biz varız. Yalnız değiliz, umutsuz hiç değiliz. Kadın dayanışmamız ve örgütlülüğümüz iktidarın korkusu olmaya devam ediyor. Her zaman olduğu gibi bundan sonra da her türlü saldırıya karşı mücadelemizi, dayanışmamızı ve isyanımızı büyütmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Etkinlik çekilen halaylar ve Antalya Tahtacılar Derneği tarafından yapılan Mengi gösterisi ile sona erdi.
RAMAZAN BOZCA
167 YILLIK KADIN MÜCADELESİ Sloganlarla Cumhuriyeti Meydanı'na kadar yürüyen kadınlar adına basın açıklamasını okuyan Antalya Kadın Platformu sözcüsü Songül Şarklı, 1857'de dokuma işçisi kadınların direnişi ile başlayan kadın mücadelesinin 167'nci yılında yaşamı savunmak için alanlarda olduklarını belirtti. Dünyanın dört bir yanında erkeklerin çıkardığı savaşlar yüzünden kadınların hayatlarını kaybettiğini belirten Şarklı, "Göç yolları kadınların ölüm yolları olurken kalanlar yoksulluğun yanında tacize, tecavüze maruz kalıyor. Savaşları çıkaranlar her gün milyonlarına milyon katarken, bizlerin evinde boş tencereler kaynamaya devam ediyor. Okullarımıza gidecek, sokağa çıkacak yol parası bulamıyoruz" dedi. SAVAŞLARDA KADINLAR ÖLÜYOR
Bu coğrafyada, Filistin’de olduğu gibi işgalci politikalar nedeniyle savaşlarda kadınlar ve çocukların katledildiğini söyleyen Şarklı, "Sadece savaşlarla değil ekolojik yıkımlarla,rant odaklı kentleşmeyle yaşam alanlarımız, hayatlarımız yok edilirken sorumlular elini kolunu sallayarak yeni katliamların hazırlığına girişiyor. Hayatlarımız için güvence olan 6284 sayılı kanunu, sendikalaşma, örgütlenme, nitelikli barınma hakkımız gasp edilmeye çalışılıyor. Erkek devlet, kadına yönelik işlenmiş suçları meşrulaştırıp şiddet faillerini korurken hakları ve kazanımları için mücadele eden muhalif, sosyalist ve kürt kadınlar işkenceyle gözaltı ve uzun tutuklamalara maruz kalıyor" ifadelerini kullandı. UCUZ İŞ GÜCÜ OLARAK GÖRÜLÜYORUZ
Patronların kadınları ucuz işgücü olarak gördüğün ve kadın emeğinin yok sayıldığının altını çizen Songül Şarklı, "Haklarımızı istediğimiz, sendikalaştığımız için işten çıkarıyor. Bize dayatılan yoksulluğa ve emeğimizin yok sayılmasına karşı kadınlar sessiz kalmıyor. Agrobay’ da, Özak’ da, Sputnik’ de, Burda Bebek’ de ve sayamayacağımız birçok fabrikada emeğine sahip çıkan ve direnen kadınları selamlıyoruz. Ülkemizde bir milyonu aşkın ev işçisi çalışıyor, bunların yüzde sekseni kayıt dışı, sigortasız. İş güvenliği olmadığı koşullarda birçoğu ölümle sonuçlanan iş kazaları yaşıyor. Yasalarda işçi olmadıkları için yaşadıkları kazalar, iş kazası kapsamına alınmıyor. Ev işçilerine insana yakışır iş sözleşmesi İLO C 189 bir an önce imzalanması için birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz" şekilde konuştu. 2023'TE 315 KADIN KATLEDİLDİ
2023 yılında 315 kadının katledildiğini söyleyen Şarjlı, "Bu kadınların 28’inin çantalarında koruma kararları vardı.Yine 2023 yılında 248 kadının ölümü “şüpheli” olarak kayıtlara geçti. Veriler bize, kadınların en çok yakınındaki erkekler tarafından katledildiğini gösteriyor. Kadına yönelik şiddetin failleri, hep en yakınımızdaki erkekler oluyor, babalar,abiler,eski eşler,sevgililer,akrabalar…Kadınların en çok katledildiği yer ise evler oluyor. Sadece 24 saat içinde 8 kadının katledildiği bir ülkede hiçbirimiz güvende değiliz. Kadına yönelik şiddete karşı önleyici politikalar geliştirmeyen, kadına yönelik suçları cezasızlık politikaları ile ödüllendiren AKP-MHP iktidarının kadını aile içine hapseden, kamusal alandan yoketmeye çalışan kadın düşmanı politikasını ve lgbti+’lara yönelik nefret politikalarını reddediyoruz. Tek adam rejiminin kadını yok sayan, eve hapseden şeriat özlemine teslim olmayacağız" dedi.
KADINLARI SİYASETTE GÖRÜNMEZ KILMA ÇABASIKadınların siyaset sahnesinde görünmez kılınmaya çalışıldığını vurgulayan Şarklı, "Bu kez yerel seçim gündemiyle yine erkek siyasetçilerin dillendirdiği büyük proje yarışlarına tanık oluyoruz. Kadınların siyasetin merkezinde, karar mekanizmalarında yer aldığı, kadın kurumları ile ortak kararların alındığı, kayyumların olmadığı yaşanabilir kentler istiyoruz. Patriyarkal devletin “kutsal aile” argümanı ile kadınların evlerde uğradıkları şiddete, tacize, tecavüze karşı hayatta kalma mücadelesinde de, üniversitelerde tüm baskı ve saldırılara rağmen örgütlenme çabasında da biz varız. Yalnız değiliz, umutsuz hiç değiliz. Kadın dayanışmamız ve örgütlülüğümüz iktidarın korkusu olmaya devam ediyor. Her zaman olduğu gibi bundan sonra da her türlü saldırıya karşı mücadelemizi, dayanışmamızı ve isyanımızı büyütmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Etkinlik çekilen halaylar ve Antalya Tahtacılar Derneği tarafından yapılan Mengi gösterisi ile sona erdi.
RAMAZAN BOZCA