Pandemi sonrası başlayan Rusya-Ukrayna savaşı ile birlikte yoğun bir göçe maruz kalan Antalya’da yaşanan konut darlığını fırsata çevirmek isteyen ev sahipleri ve emlakçılar nedeniyle kiralık konut fiyatları yüzde 400 ile 600 arasında yükseldi. Evini yabancı bir sığınmacıya kiralayarak daha yüksek kazanç elde etmek isteyen ev sahipleri türlü yollarla kiracısını evden çıkarmanın peşine düşerken, yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle tartışmalar, yaralanmalar hatta ölümler dahi yaşandı. Ev sahibi-kiracı anlaşmazlıkları nedeniyle son dönemlerde mahkemeler de tıkanma noktasına gelince hükümet kira artışlarında önce yüzde 25 sınırını, ardından da arabuluculuk dönemini başlattı. Alınan bu önlemlere rağmen emlakçı ve ev sahiplerinin yüksek kazanç isteği nedeniyle en ucuz kiralık konut asgari ücretlinin bir aylık maaşına denk gelmeye başladı.
MİLLETVEKİLLERİNE SİTEM
Fahiş kira artışları, tahliye taahhütleri ve anormal talepler karşısında kiracıların yanında yer alan ve çeşitli alanlarda girişimlerde bulunan Antalya Kiracılar Dayanışması bir kez daha sokağa döküldü. İçinden çıkılmaz bir hal alan kiralık konut kriziyle ilgili olarak platform üyeleri adına konuşan Şerife Yavuz, bir yılı aşkın süredir kiracıların sesinin duyulması için büyük çaba harcadıklarını ancak siyasi kanallardan ne kendilerine ulaşan bir yetkili, ne de sorunlara kalıcı bir çözüm getirilebildiğini söyledi. Vatandaşın oyları ile TBMM’ye giren vatandaşın sorunları ile yakından ilgilenmesi gereken milletvekillerine hiçbir şekilde ulaşamadıklarını kaydeden Yavuz, “Halkın seçtiği milletvekili halkın yanında olmuyorsa, kendisi ulaşılamaz olarak görüyorsa bizler halk olarak neden oy kullanıyoruz. Bize sorunlardan haberdar olduklarını söylüyorlar fakat biz bir senedir bu konuda verdiğimiz mücadelemizde hiçbir destek göremedik” dedi.
‘ARABULUCULUK İŞE YARAMADI’
Kira sorunlarına çözüm olarak getirilen yüzde 25 sınırı ve arabuluculuk uygulamasına da değinen Yavuz şöyle devam etti: “Çözüm olarak getirilen arabuluculuk sisteminin büyükşehirlerde özellikle Antalya, İstanbul, Ankara ve İzmir’de çokta etkili olmadığını, tersine daha fazla ev sahibinin davaya yöneldiğine şahit oluyoruz. Ev sahipleri yüzde 25 olarak ortaya atılan, çözüm olarak görülen zam oranını öğrendiklerinden beri kiracısını çıkarmak için türlü türlü yollara başvuruyor. En başından beri yüzde 25’in ve arabuluculuğun çözüm olmadığını dile getiriyoruz. Fakat nedense ısrarla kimse bizi görmüyor, duymuyor. Biz dar gelirli vatandaşlar kiralarımızı ödeyemez olduk. Tahliye taahhütnamesi ile sokağa atılıyor, dövülüyor, küfürler ediliyor, psikolojik şiddete uğruyoruz. Bizlere yaşama hakkı bile tanınmıyor. Artık gerçekten çözüm bekliyoruz. Yara bandı değil, yasa istiyoruz.” Antalya Kiracılar Dayanışması Platformu’nun kurucularından Seda Kul ise Antalya’da Türk vatandaşlarının zor durumda yaşam mücadelesi verdiğini belirtti.
‘ASGARİ ÜCRETLİ EK İŞ YAPIYOR’
Özellikle asgari ücretli, öğrenci ve emeklilerin büyük zorluklar çektiğinin altını çizen Seda Kul, “Türk halkı zor durumda, emekli, öğrenci, memur ve asgari ücretli çalışanlar aldıkları maaşın tamamını şu an ev kiralarına verdikleri gibi bir de kirayı tamamlayabilmek için ek iş yapmak zorundalar. Hastalandığımızda önceden hastane önlerinde kuyruk olurken şuan sadece evlerde kendi imkanlarımızla iyileşmeyi bekliyoruz. Kiracı olan vatandaşların büyük bir çoğunluğu zenginlerin bağışladığı askıda ekmeklerden alabilmek için ekmek kuyruklarında bekliyor. Öğrenciler bin bir emekle kazandıkları okullara kayıt yaptıramıyor, çünkü barınma sorunu burada da devreye giriyor. Hal böyle olunca geleceğe dair umutlarda tükeniyor. Asgari ücretin 11 bin 400 olduğu ülkemizde eşi çalışamayan, 2-3 çocuklu bir ailenin 10 bin TL kira verip kalan bin 400 lira ile hem çocuk okutup, hem geçinmesi bekleniyor. Emeklilerimizin 7 bin 500 lira maaş alıp hem kira, hem beslenme, hem sağlık dertleriyle uğraşıp bir de emekliliğin tadının çıkarılması bekleniyor” diye konuştu.
‘MAAŞ SADECE KİRAYA YETİYOR’
Asgari ücretli çalışanların hayatları boyunca hep bir mücadele içinde olduklarını da vurgulayan Kul, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Bizler sadece yaşayabileceğimiz kadarını yedik, hep bir mücadele içindeydik. Hiçbir zaman para biriktirecek durumda olmadık. Her zaman geçim derdindeydik, çoğu zaman her şeyden fedakarlık ettik. Fakat maalesef artık fedakarlık edecekte bir şeyimiz kalmadı, alınan maaş sadece kiraya verilir oldu. Bizler artık ciddi yaptırımlar, yasalar istiyoruz. Zenginin keyfi yetene kadar bir köşede çaresiz ölmek istemiyoruz. Artık bizler de rahat etmek, evlerimizde çocuklarımızın yüzüne utanmadan bakmak huzurla uyumak istiyoruz.” Son olarak konuşan platform kurucusu Cengiz Kul da, özellikle Antalya’da Türk halkının mülteci konumuna getirildiğini belirterek “Ülkemize savaş mağduru olarak gelen yabancılar artık bizleri istemiyor, bizlerin karısına, kızına, çoluğuna, çocuğuna, işine, evine göz dikiyorlar. Önce geçim derdi, sonra mülteciler artık Türk halkının kabusu oluyor” dedi.
‘ARTIK ÇÖZÜM İSTİYORUZ’
Yabancıların oturdukları sitelerde Türkleri istemediğini, çocukların ise okullarda sanki yabancı bir ülkedeymiş gibi dışlandıklarını öne süren Kul, “Nereye kadar bu durum bu şekilde devam edecek. Kimse bu durumlara ülkemize döviz giriyor diye müdahale etmeyecek mi? Yabancılara vatandaşlık verilirken şartların daha ağır olması gerekiyor. Tahliye taahhütnamesinin kaldırılması, taban tavan fiyat uygulamasının hayata geçirilmesi ve belediyelerde denetim komisyonunun kurulması gerekiyor. Türkiye geneli kira fiyatlarında rayiç bedel üzerinden asgari ücretin baz alınarak güncellenmesi ve yasalaştırılması gibi birçok çözüm önerimiz bulunmaktadır. Artık siyasilerin bize ulaşarak veya biz ulaştığımızda bizi dinliyormuş gibi yapıp bir daha telefonumuzu açmayarak uyguladığı sistemin değişmesini, devletimizin halkının yanında olmasını istiyoruz. Bizlerin dertlerini dert edinen bir yönetim anlayışı bekliyoruz. Artık gözardı edilmek istemiyoruz, bu saatten sonra ilk rotamız Ankara olacaktır” diye konuştu.
RAMAZAN BOZCA
RAMAZAN BOZCA
