Gazze’de 7 aydan beri devam eden soykırıma karşı seslerini duyurmak isteyen Genç İnsani Yardım Vakfı (İHH) üniversite teşkilatı, Akdeniz Üniversitesi Kampüsü’nde toplanarak İsrail’i protesto etti. Amerika’da üniversitelerde başlayan ve dünyaya yayılan küresel öğrenci birliklerine Akdeniz Üniversitesi de katıldı. Amerika’yı kınayan öğrenciler, Amerikan Devleti’nin öğrenci ve akademisyenlerine karşı takındığı tavrı kabul etmediklerini belirterek, “Üniversiteler bilim ve teknoloji merkezleridir. Fikirlerin özgürce söylenebileceği en doğal mekanlardır. Bu konuda kendi ülkemizi tebrik ederiz” diye seslendi.

‘SESSİZ KALAN DİLSİZ ŞEYTANDIR’
İsrail rejiminin yaptığı soykırıma karşı dik durmak için toplandıklarını ifade eden Genç Antalya İHH üyeleri açıklamalarında şunları dile getirdi: “Sesimizi en gür şekilde tüm dünyaya duyuracağız. Susmayacağız susturmayacağız! Gazze’de birkaç günlük bebekler küvözlerde can verirken, Gazze’de çocuklar açlıktan ağaç kabuklarını kemirirken, Gazze’de kadınların yaşam hakları hiçe sayılırken, Gazze’de insanlarının psikolojileri yerle bir edilirken, Gazze’de hayvanlar dahi zevk için katledilirken, Gazze’de herhangi bir canlının yaşamasının en küçük bir imkanı kalmamışken, 2 milyondan fazla insan açık hava hapishanesinde mahkumken zulme karşı sessiz kalan dilsiz şeytandır. Biz millet olarak binlerce yıldır mazlumun yanında, zalimin karşısında durduk! Aynı tutumla mezalim altında inleyen Gazze halkının yanında duracak, sesimizi yükselteceğiz Gazze halkının yanında olmaya devam edeceğiz.”

‘SADECE GAZZE’YLE SINIRLI DEĞİL’
“Buradan bir kez daha diğer üniversitelerdeki vicdan sahibi öğrenci ve akademisyen kardeşlerimizin bu zulme karşı ses çıkartmasını istiyoruz. Filistin özgür kalmadıkça tüm dünyanın zindanlarda sürünmeye mahkûm olduğunu hatırlatıyor ve yüreğinin vicdanının sesini dinleyip harekete geçen tüm kardeşlerimize selamlarımızı iletiyoruz. Maalesef ki zulüm ve soykırım Gazze ile sınırlı değil. Doğu Türkistan’da kandaşlarımız, dindaşlarımız, Uygur kardeşlerimiz de Çin zulmü ve esareti altında ezilmektedir. Uygur Türkü kardeşlerimizin tek istekleri dinlerini ve kültürlerini özgürce yaşayabilmek iken komünist Çin hükümetinin zulmü altında eziliyor. Ana vatanımız kadim yurdumuzda dindaş ve kandaşlarımız asimile ediliyor. Çocuklar ailelerinden hukuksuzca alınıp öz benlikleri unutturulup dinine vatanına ve milletine karşı düşmanlaştırılıyor. Dünya bu konuda sus pus halde umursamıyor. Dilsiz ve sağır kesiliyor. Soykırım hız kesmeden devam ederken Doğu Türkistan’daki kardeşlerimize sahip çıkmak bizim en birinci vazifemizdir.”

‘MÜSLÜMAN UYUMA!’
“Medyanın bize gösterdikleri kadar gizlediklerini de hesaba katarak, şahit olduğumuz bu zulümlere karşı durmayı insanlık borcu biliyoruz. Hiçbir ideolojinin, dinin ve görüşün taraf olamayacağı bu katliamlara karşı durmak evvela insan olmanın bir gerekliliği olduğuna inanıyoruz. Gazze’de, çocuğunun parçalara ayrılmış uzuvlarını tek tek elleriyle toplayıp bir çöp poşetinde koyan babanın feryadını işittiğimiz zaman, Doğu Türkistan’da ailelerinden, evlerinden koparılıp, çeşitli işkencelere ve tecavüzlere maruz kalan kardeşlerimizin yaşadıklarını gördüğümüz zaman kahroluyoruz, kendimizden utanıyoruz, öfkeyle doluyoruz. Arkadaşlar! Yaşanan bu zulümlere ‘dur’ diyebilmek, bu yaşananların karşısında durabilmek için herhangi bir dine, ideolojiye veyahut siyasi partiye mensup olmanıza gerek olmadığını hatırlatmak istiyoruz. İnsanlıktan az buçuk nasibini almış, yüreğinde zerre kadar merhamet duygusunu taşıyan her insan yaşanan bu dehşet verici zulümlere dur demeli ve karşısında durmalıdır.” (www.akdenizmanset.com.tr)
---