BUNUN NERESİ ADRESE TESLİM?
Reklam

BUNUN NERESİ ADRESE TESLİM?

Menderes Türel, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in Konyaaltı Sahili ile ilgili yaptığı açıklamalara belgelerle cevap verdi. ‘Adrese teslim ihale’ iddiası ile ilgili konuşan Türel, “100’e yakın firmanın katılabileceği ihale yaptık. 6 firma dosya aldı. Ancak ihaleye tek firma katıldı. Bunun neresi adrese teslim? Böcek’in bu şekilde onayladığı birçok ihale var” dedi

17 Şubat 2020 - 22:44

Antalya Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Menderes Türel, son günlerde gündemden düşmeyen Konyaaltı Sahili Projesi ile ilgili konuştu. Türel, AK Parti İl binasında ’Konyaaltı Sahil Projesi Gerçekleri’ adı altında bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıya AK Parti İl Başkanı İbrahim Ethem Taş, AK Parti Antalya milletvekilleri Mustafa Köse, Kemal Çelik, AK Parti eski Milletvekili ve MKYK üyesi Gökçen Özdoğan Enç, MKYK üyesi Ayşe Güliz Yılman, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Aksu Belediye Başkanı Halil Şahin, Kadın Kolları ve Gençlik Kolları il başkanları ve partililer katıldı. Türel bu toplantıda bütün iddialara cevap verdi. Konuyla ilgili ilk açıklamayı AK Parti İl Başkanı İbrahim Ethem Taş yaptı. Böcek’in kamuoyunu gereksiz yere meşful ettiğini, AK Parti’nin Antalya’ya nice eserler kazandırdığını belirten Taş, “31 Mart’ta CHP’li Muhittin Böcek, Büyükşehir Belediyesi’ni kazandı. Ancak bir yıl geçmesine rağmen Antalya’da daha bir tane eser, bir tane hizmet üretemediler. Bir tane eser üretemeyen zihniyetin karşımıza çıkıp da bizi haksız yere eleştirmesinden, bizi adeta linç etmeye çalışmasından rahatsız olduk. Muhittin Böcek’e biz bir yıldır fırsat verdik, Antalya’mız için hizmet üretsin dedik ama yapmış olduğu bir iş, bir eser yok” dedi.

‘İnsan ölür kalır eseri’

Taş, “Sahilde yaklaşık 100 bin kişi vardı ve Menderes Türel’in yaptığı hizmetlerden istifade ediyorlardı. Çocuklar, gençler, yaşlılar.. Kimi bisiklete biniyor, kimi yürüyüş yapıyordu. Bu hizmeti acımasızca aşağılayıp, iftira atan, kamuoyu önünde bizleri yıpratmaya çalışan Muhittin Böcek’i kınıyorum. Yapmış olduğu hakaret ve iftiraları kendisine iletiyorum. ‘Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.’ Biz Antalya’da 18 yıldır sadece ve sadece hizmetler ürettik. Bu anlamda Konyaltı Sahili 100 bin metrekareden fazla yapılmış olan hizmetleri sadece yüzde 3’lük orada ihaleye verilen işletmeye verilen yeri eleştirmek siyasi ahlaka ve siyasi etik kurallara sığmaz. Bu ahlaksızlıktır. Bu nedenle önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanımızla bu toplantıyı yapma zarureti doğmuştur” diye konuştu.

Türel maskeleri düşürdü

Taş’ın ardından sözü Menderes Türel aldı. 31 Mart Seçimlerinin ardından kendisinin sürekli açıklama yapmak zorunda bırakıldığını dile getiren Türel, “Göreve başladıklarından itibaren neredeyse bir sene geçtiği halde hiçbir hizmet yapmadıkları ortadayken, sırf bunun utancıyla olsa gerek yine uydurma isnatlarla ortaya çıktılar. Asli görevinin memlekete hizmet olduğunu unutanlar, durduk yerden bana saldırıyorlar. Şunu biliyorlar. Halkımız her şeyin farkında. Yapılanların veya yapılmayanların yarın halk tarafından hesabı sorulacak. Bu halk ne yapıyorsunuz diyecek, ne hizmet ettiniz diyecek. Bu kentin hali nedir diyecek. Geçmiş dönemi iftiraları ile karalamaya çalışmaları kamuoyunun dikkatini başka noktalara çekerek yapamadıkları hizmetleri unutturma gayretinden ibarettir. Nitekim Muhittin Böcek 20 yıllık Konyaaltı Belediye Başkanlığı döneminde Konyaaltı Sahili ve Boğaçayı’na bir tek çivi bile çakmamış. Bizim yaptığımız bu projelerle halk nezdinde zor duruma düşmüştür. Kıskançlığından ve hasetliğinden sürekli olarak iftiralarla bu güzelim projeleri kötülemeye çalışmaktadır” şeklinde konuştu.

‘Bu zihniyet iş yapmaz’

Türel elindeki belgelerle yalancıların maskelerinin düşeceğini söyleyerek, “”Biz Konyaaltı Sahil Projesini yapacağız dediğimizde önce inanmadılar. ‘Yapsınlar da görelim’ diyenler inşaata başladığımızda ‘Sahili halka kapatacak’ diye boy gösterdiler. Onların sahili halka kapatacak dediği Konyaaltı’nda bir günde on binlerce, hafta sonunda yüz bine yakın vatandaşımız gerek spor alanlarında gerekse koşu parkuru, yürüyüş yolları, kay kay pistleri, bisiklet yolları, köpek parkı, basketbol, voleybol, futbol sahalarında ücretsiz olarak sunduğumuz hizmetlerin keyfini sürüyor. Tüm sahile ücretsiz soyunma kabinleri, duş ve tuvalet yaptık, halkımızın hizmetine sunduk. Peki ne oldu sahili halka kapatacak diyenler? Rezil oldular. Doğal olarak başka yalanların peşine düştüler. Bu zihniyet iş yapmaz, hizmet üretmez. Biz bunu senelerdir gördük. En iyi yaptığı şey her şeye karşı çıkmak ve karalamaya çalışmaktır. Yine bunu yaptılar” diye ifade etti.

İhale ile ilgili konuştu

‘Adrese teslim ihale’ iddiaları hakkında da konuşan Türel, “Turizm İl Müdürlüğünün resmi yazısıyla da belgelenmiş olan sadece Antalya’da 14 firmanın, Otelciler Federasyonu ve birliklerinin verilerine göre Türkiye’de 100’e yakın firmanın katılabileceği ihaleyi ‘adrese teslim’ diye yaftalamaya çalıştılar. İhale, katılmak için yeterliliği bulunan herkese açıktır. Ayrıca ihalede 6 firma da katılım için dosya almış ve hazırlık yapmıştır. İhale günü tek firmanın ihaleye katılmasını sanki hukuksuzmuş gibi gösterdiler. İhale mevzuatı böyledir. Biz mevzuat dışı hiçbir iş ve işlem yapmadık. Konyaaltı Belediye Başkanıyken Böcek de tek firmanın katıldığı ihaleleri onayladı. Kayıtlar orada duruyor. Ama onlar bunları unuttular. Sen yapınca oluyor da başkası yapınca olmuyor mu Böcek? ‘Adrese teslim’ yalanlarıyla bir yere varamayanlar, yalan yalanı çeker misaliyle bu sefer de kamu zararı iftirasına sarıldı.” Şeklinde konuştu.

‘Yapılan büyük terbiyesizliktir’

Türel, “Bu alan içerisinde proje kapsamındaki kapalı mekan ticaret alanı ise sadece 8 bin metrekaredir. Şimdi buradan soruyorum, Konyaaltı Kent Meydanı’nı Böcek yapmadı mı? Yaptı. Kent Meydanı’nda yaklaşık 3 bin metrekarelik ticaret alanı var. Bugün itibarıyla Konyaaltı Belediyesi bu ticaret alanından yılda ne kadar kira geliri alıyor biliyor musunuz? Yılda sadece 100 bin lira. Böcek’in ihale ettiği Konyaaltı Kent Meydanı’nda dükkan başı aylık ortalama kira ücreti belediyeye gelen sadece bu yıl rakamları ile 676 lira geliyor. Peki Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı Konyaaltı Sahilindeki belediye geliri ne kadar biliyor musunuz? Bu sene itibarı ile 15 milyon lira. 3 bin metrekareden alınan yıllık 100 bin lira mı kamu zararıdır yoksa 8 bin metrekareden alınan 15 milyon mu kamu zararıdır? Bugüne kadar sorduğum hiçbir soruya cevap veremeyen Böcek’in bu soruya da cevap vermesini beklemiyorum. Böcek Konyaaltı Belediye Başkanıyken yaptığı park ve bahçelerin temizlik, güvenlik, bakım masraflarını ticari işletmelerden mi karşıladı yoksa belediye kasasından mı? Bu masrafları Konyaaltı Belediyesi ödedi ve halen de ödüyor. Konyaaltı Belediye Başkanıyken bunları ödedin de şimdi Büyükşehir Belediye Başkanı olunca mı ödeyemiyorsun? Ne oldu? Halkın kullanımına ücretsiz sunulan hizmetlerin temizlik, güvenlik, bakım masraflarını üzerine yükmüş gibi kabul edip bir de bu alanların masraflarını kamu zararı gibi göstermek bu alanlardan ücretsiz yararlanan yüzbinlerle vatandaşımıza karşı yapılan en büyük terbiyesizliktir” ifadelerini kullandı.

Sayıştay raporu hakkında

Türel, “Müfettiş, siyaset ile hiçbir ilişkisi olmayan ATSO’dan da kiralamalarla ilgili rayiç bedel tespit raporu talep etti ve bu rapor geçen hafta sonuçlandı. ATSO’nun gayrimenkul değerleme uzmanları bu kapsamda kiralanan ticari alanların çıplak arazi rayiç bedelinin 5 milyon 811 bin 882 lira, üzerindeki ticari ünitelerle birlikte 8 milyon 717 bin 481 lira olduğuna tespit etti. Bu rapor rayiç bedelinin altında kiralama yapmadığımızın ispatıdır ve bize iftira atanların yüzüne tokat gibi çarpmıştır. Türkiye’de bu konularda en uzman ve hiçbir şekilde taviz vermeyen iki kurum Mili Emlak ve Vakıflar Genel Müdürlüğü uzmanlarının, belediye tarafından kiralanan alanların üzerindeki ticari ünitelerle birlikte yaklaşık 6 milyon 500 bin liralık değerlendirmesini nereye koyacaklar? İhale sonucunda 8.5 milyon, KDV’si ile birlikte 2018 rakamlarına göre 10 milyonu aşan bir bedelin Büyükşehir’in kasasına girdiğini gördüğümüzde bunun neresinde kamu zararı var Allah aşkına? Kimse Sayıştay raporlarına atıfta bulunmasın. Sayıştay incelemelerinde nihai karar ilgili dairesine verilir. Henüz bu konuda karar oluşmamıştır. Temyiz yolu açık olan daire kararı kesinleşmeden kamuoyuna kesin hükümmüş gibi sunup kandırmaya çalışmaları başka bir ayıptır. Ayrıca bu konu şu anda zaten müfettişin incelemesinde. Nihai sonuç henüz ortaya çıkmadı. İnceleme sonunda da gerçeklerin ortaya çıkacağına inanıyorum. Öte yandan şu andaki yönetimin yaptığı sözleşme feshi ile ilgili idare mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararını nihai karar değil diye her yerde anlatıyorlar”  dedi.

‘Sen kimi kandırıyorsun’

Konyaaltı Sahili Projesi’nde yüksek fiyatlarla malzeme alındığı iddiasını da elindeki belgelerle çürüten Türel, “Konyaaltı Projesi yapım ihalesini ANTEPE AŞ kazanmıştır. ANTEPE, belediyenin kendi şirketidir. Mevzuat gereği belediye kendi şirketine doğrudan iş veremez. Diğerleri gibi aynı statüde ihaleye girip alabilir. ANTEPE de böyle yapmış ve ihaleyi kazanmıştır. ANTEPE belediyeyi kazıkladı mı? Bu neyin iftirası? Belediyenin sağ cebi, sol cebini mi kazıkladı? Öncelikle yapım ihalesinin yapıldığı inşaata bakalım, çünkü burası önemli. İhale 2017 Ekim ayında yapılmış, 2018 yaz sezonunda inşaat tamamlanmıştır. Belediye şirketi olan ANTEPE 2017 Bayındırlık poz fiyatlarına göre teklif vermiş ancak ödemelerin yüzde 91’i 2018’de yapılmış ve ANTEPE’ye bir kuruş fiyat farkı ödenmemiştir. Bu işlerde aradan cımbızla fiyat çekip mal bulmuş mağribi gibi ortaya çıkmak çok abestir. İşin toplam reel maliyetine bakmak lazım. Bazı kalemler karlı, bazı kalemler zararlı gözükebilir. İşin toplamında kamu zarara uğradı mı ona bakacaksın. ANTEPE kim? Belediye kim? Adeta biri baba, biri oğul. Biri sağ cep, diğeri sol cep. Sen kimi kandırıyorsun?” dedi.

Maliyetini açıkladı

Türel, “İnşaatta kullanılan C 25/30 beton, çelik hasır, diyabaz taş döşemesi, termowood ahşap güneş kırıcı yapımı en yüksek tutarlı 4 iş kalemleridir. ANTEPE’ye 2017 birim fiyatları ile ödeme yapıldığı için fiyat farkı alamamaktan dolayı ANTEPE’nin zararı sadece bu 4 kalemden, 4 milyon 300 bin liradır. Bu kayıplar öngörülerek bazı iş kalemlerinde de bu kayıpları telafi edecek bir fiyatlandırma yapılması zaruridir. Zira ANTEPE belediye şirketi olarak Sayıştay denetimine tabidir ve zararı halinde devletin ilgili kurumları hesap sorar. O yüzden ANTEPE bu projede zarar etmemiştir ama ciddi bir karı da olmamıştır. Ve bu fiyatlandırma yöntemi herkesin bildiği bir gerçektir. Konyaaltı Sahil Projesinin yapımı aşamasında belediyenin kendi şirketinin elini taşın altına koymasına memnun olduk. Bu ihaleyi es kaza başkası alsa, iftira tüccarlarının falan firmayı zengin ettiler sözlerine maruz kalacağımızı biliyorduk. O yüzden kar amacı gütmeden belediyenin kendi firmasının yapım ihalesini üstlenmesi işte bugünkü iftira tacirlerine fırsat vermemek adına önemliydi. Varsa bir fazla ödeme ki yok, belediye kendi firmasından her zaman tahsil edebilir. Madem ortada bir iddia var. ANTEPE’ye fazla ödeme yapıldığını iddia ediyorlar. O zaman iddiaya konu edilen kalemlerin belediye şirketi ANTEPE’ye ne kadara mal olduğuna bakmak bu meselenin en önemli noktasıdır. Çünkü ANTEPE örnek gösterilen malzemeleri değerinden yüksek fiyata almış olursa o zaman belediye gerçekten fahiş fiyatla bu malzemeleri edinmiş olurdu. Oysa gerçek öyle değil. Peki belediye şirketi olan ANTEPE bazı kalemlerdeki zararını diğer kalemlerden telafi etmeye çalışırken zengin olmuş mu? O da söz konusu değil. Çünkü ANTEPE’nin resmi genel kurulunda Konyaaltı için yapılan beş ihalenin toplamından sadece 200 bin lira kar ettiğini belgesi ile görebilirsiniz. Ne demiştik. ANTEPE kar amacı gütmeden bu işi yaptı demiştik. Bu belge de onun ispatı. ANTEPE, Konyaaltı için yapılan toplamda 191 milyon liralık 5 ihalenin tamamından sadece 254 bin 428 lira kar elde etmiştir. Konyaaltı Sahil Projesinin tüm gelir ve giderlerinin tek hesap altında toplanması sonucunda toplam 191 milyon 812 bin 104 lira net gelir elde edilmiş olup proje toplam gideri 191 milyon 557 bin 675 liradır. Projenin uygulamasından dolayı 254 bin 428 lira kâr elde edilmiştir.” Böcek yönetimindeki beş senelik süreçte, yalan ve iftiralarla halkın dikkatinin başka yöne çekilerek, yapılamayan hizmetlerin unutturulmaya çalışılacağını ya da Menderes Türel’in bıraktıkları ile yetinilerek zaman doldurulacağını öne süren Türel, “Biz hep birlikte bu filmi Akaydın döneminde de görmüştük. Şimdi sahne dekor aynı sadece oyuncular değişmiş. Bu filmin sonu 2014’de nasıl bitmişse 2024’te de aynı şekilde bitecektir. Menderes Türel hep hizmetleri ve projeleri ile gündeme geldi. Böcek ise iftiraları ve yalanları ile. Bugüne kadar sadece ve sadece sosyal medyada benim yaptığım hizmetlerle övündü hem de halkı kendi yapmış gibi kandırmaya çalışarak. Tüm ilçelerde 32 binada eğitim veren ASMEK’in adını ATASEM olarak değiştirdi, her gün bu kursları paylaşıyor. Benim projesini, ihalesini yaptığım, tüm finansmanını bulduğum raylı sistemin de etrafındaki panolara kendi resmini yapıştırmış, hiç utanmadan kendi projesiymiş gibi algı yaratmaya çalışıyor. Menderes Türel’in yaptığı teleferik, Zıp Zıp Park, raylı sistemden kaç kişinin faydalandığının dışından bir de çok büyük hizmetmiş gibi sunduğu ilçelere konulan otobüs durakları dışında bültenlerinde başka bir hizmete seçildiğinden beri rastlayamadım. Peki kendi koskoca 1 yılda ne yaptı? Kepez’e bir tane kasap dükkanı açtı. Şimdi de Manavgat’a açıyor. Bunda da gülünç duruma düştü. Halka ucuz et satacağım dedi, zincir marketlerden pahalıya satıyor. Ne yapacaksın Böcek Antalya’yı 2 kasap dükkanıyla mı kurtaracaksın?” dedi.

Böcek’i istifaya davet etti

Türel, “Halkımızın bana sevgisi çalışkanlığımdan ve dürüstlüğümden. Sen ne kadar iftira atarsan at bu sevgiyi yok edemeyeceksin çünkü bugün de olduğu gibi iftiralar hep suratında patlayacak ve rezil olacaksın. Ben buradan Muhittin Böcek’i istifaya davet ediyorum. Tüm gerçekleri bildiği halde, basın toplantısı yaparak bile bile halka yalan söylediği için istifa etmelidir. Ha eğer ”ben şovumu yaptığım malzemelerin ANTEPE tarafından ne kadara alındığını bilmiyordum, bunu kontrol etmedim” diyorsa, bu daha büyük bir ayıptır, bu da her zaman söylediğim gibi Büyükşehir Belediye Başkanlığının Böcek’e 10 gömlek değil 100 gömlek fazla geldiğinin ispatıdır. Yeni kavşaklar ve yollar açılmadığı takdirde en geç iki sene sonra Antalya trafiği tam bir keşmekeşe dönecek ve kilitlenecek. Türel söylemişti dersiniz. İşte bunları unutturmaya çalışanların tek sığınacağı liman, iftira limanıdır. Böcek Menderes Türel’e iftira için ayırdığı vakti bu cennet şehir için kullansa belki faydalı işler yapar. İftiralarınızla, yalanlarınızla Menderes Türel’i Antalya siyasetinden sileceğinizi zannediyorsanız hayal görüyorsunuz. Kimse sen seçim kaybettin mahrasına sarılmasın. Menderes Türel’in adını siyaset dünyasından, bu şehirde hizmetlerini geçerseniz silersiniz. Yalan ve iftiralarınızla büyütürsünüz. Evvel Allah. Korkumuz yok. Hangi yalan balonunu şişirirseniz şişirin o balon 3 günde patlayacak ve sonuçta bugün olduğu gibi rezil olacaksınız. İftiralarınıza cevap vermek için halkımızın huzuruna gelmek beni üzüyor. Bu konuyu artık bugün burada kapatıyorum ve bir daha konuşmayacağım. Menderes Türel proje insanıdır. Hizmet adamıdır. İftiracılara ise bugün buradan son kez sesleniyorum. Gelin yargıda, televizyonlarda halkın huzurunda kozumuzu paylaşalım. Ama hem seçimden önce hem de sonrasında hep kaçtınız. Korkusu olan kaçar. Benim gibi korkusu olmayanlar da ’Hodri meydan’ diye meydan okur. Menderes Türel ömrü boyunca korkanlardan, kaçanlardan, yatanlardan olmadı ve olmayacak. Bu böyle biline” diyerek sözlerini tamamladı.

Tek tek açıkladı

Büyükşehir Belediye eski Başkanı Menderes Türel, ANTEPE’nin yani belediyenin fahiş fiyatla alındığını iddia ettiği malzemelerin maliyet fiyatlarını resmi belgelerle açıkladı.

Oyun elemanı

Böcek’in, 2018 yılında ödenen birim fiyatını 30 bin 160 lira açıkladığı ve 2020 güncel piyasa fiyatını 7 bin 080 lira olarak gösterdiği malzemenin yalan olduğunu söyleyen Türel, gerçeğinin 2018’de ödenen birim fiyatı 8 bin 997 lira, 2020 güncel piyasa fiyatının ise 13 bin 562 lira olduğunu açıkladı. Türel, “7 bin lira güncel fiyatı nereden almış Böcek çok merak ettim” dedi.

Oturma elemanı

Böcek’in 2018’de ödenen birim fiyatı 12 bin 272 lira gösterdiği ve 2020 güncel piyasa fiyatını 1534 lira açıkladığı oturma elemanı için Türel, 2018’de ödenen birim fiyatının 8 bin 240 lira, 2020 güncel piyasa fiyatının ise 12 bin 291 lira olduğunu kaydetti. Türel, “Böcek’in açıkladığı gibi bu malzemeye 1534 liraya kim veriyorsa hepsini gidip alacağım. Bunların hepsi uydurma” dedi.

Beton oturma elamanı

Böcek’in 2018 yılında ödenen birim fiyatı 8 bin 661 lira ve güncel piyasa değeri 1414 lira açıkladığı beton oturma elemanı için Türel, 2018’de ödenen birim fiyatın 1199 lira ve güncel piyasa fiyatının 1414 lira olduğunu açıkladı.

Sınır elemanı (Duba)

Böcek’in basın toplantısında çok konuşulan beton duba için ise Böcek,  2018’de ödenen fiyatın 1050 ve 2020 güncel piyasa fiyatını 53 lira açıklamıştı. Böcek’e yanıt veren Türel, “2018’de biz bu dubaya 229 lira ödedik. 2017 piyasa fiyatı ise 200 lira nakliye ve montaj hariç. Biz bunları nakliye ve montajla birlikte bu fiyata aldık” dedi.

Arı figürlü heykeller

“Muhittin Böcek, 4 tane diye bahsetti ama bir tanesini herhalde kaybettiler çünkü 5 tane aldık” dedi. Böcek’in 2018’de ödenen birim fiyatını 80 bin 240 ve 2020 güncel piyasa değerini 9 bin 440 olarak açıkladığı arı figürlü bitki heykelleri seçen Türel, 2018 yılında ödenen birim fiyatın 10 bin lira ve 2020 güncel piyasa fiyatının ise 14 bin 250 bin olduğunu açıkladı. 

Mahsum ALTAŞ

 

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Karayolunda  'ateş' kontrolü
Karayolunda 'ateş' kontrolü
‘Çocuklarınızı  parklara   göndermeyin'
‘Çocuklarınızı parklara  göndermeyin'