Camkıran, "Yakın zamanda Yamanlar yangını oldu. Ertesi gün kağıda bile çizmeden bir tabağı elime aldım ve yangını doğaçlama tasvir ettim. Tarihe kaynaklık edecek bir çalışma. Çini çalışmalarına sadece tabak, vazo ya da duvar panosu olarak bakmamak gerekiyor. Dönemin kültürel, sosyal, ekonomik olaylarını ifade ediyor" dedi.
Türk tarihinin en nadide sanatlarından biri olan çini, günümüzde icra edilmeye devam ediyor. İzmir Kemeraltı'nda bulunan atölyesinde çalışmalarını sürdüren Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ünvanına sahip çini ustası Ebru Camkıran, 28 yılını verdiği mesleğini sürdürüyor.
Kendine has tarzını çinilere yansıtan Camkıran, İzmir'in simgelerini, mezar taşlarını ve yaşadığı olayları eserlerinde işleyerek tarihe not düşüyor. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Çini İşlemeciliği Bölümü mezunu olan Camkıran, resim ve seramiğe olan ilgisini çini sanatında birleştirdiğini dile getirdi. Üniversiteyi bitirdikten sonra İzmir'e döndüğünü, çini atölyesi olmadığı için Mehmet Tüzüm Kızılcan'ın seramik atölyesinde çalıştığını ifade eden Camkıran, "Hocamın yanında çamuru, çiniyi şekillendirmesini öğrendim. 2005 yılında, tam 20 yıl önce 26 yaşındayken ilk atölyemi açtım. O gün bugündür atölyemde faaliyet göstermekteyim. 2018 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ünvanına hak kazandım. Tam 28 yıldır sanatımı icra etmeye çalışıyorum" ifadelerini kullandı.
DHA
YAŞAM
Yayınlanma: 12 Ocak 2025 - 13:54
Çini ustası, eserleriyle tarihe not düşüyor
Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ünvanına sahip çini ustası Ebru Camkıran (46), İzmir'in simgelerini, mezar taşlarını ve yaşadığı olayları eserlerinde işleyerek tarihe not düşüyor.
YAŞAM
12 Ocak 2025 - 13:54