Siyasette dedikodular bitmez. En yakın dostlar düşman, iki zıt kutup en samimi dost gösterilir. Her türlü abartma, yalan, dolan ,hile ve iftira ana gündem olmuştur.”Reis onu, Bakan şunu, Başkan bunu söyledi. Falanca aday adayı “olur” almış. Bu iş bitmiş” Tezviratları gırla gidiyor. Yönetime girmek isteyenler, aday adayı olan veya muhtemel adayları telefon bombardımanına tutuyor.
DAYIN VARMI?
Bir köyde, köylü bütün yükünü eşeğe yüklemiş. Kasabaya gelecek. Yük ağır. Yolun yarısında eşek çöküyor. Köylü eşeği kaldırmak için rastgele vuruyor. Eşeği perişan ediyor, oradan geçen bir jandarma bu durumu görerek, üzülür. Oda “Eşeğe neden eziyet ediyorsun, vuruyorsun” diye adama çıkışır ve birkaç tokat atar. “Bir daha seni bu eşeği döverken görürsem, bütün yükü sana taşıtırım. Her eşeğe kaldıracağı kadar yük yüklenir”, der
Jandarma yoluna devam ederken köylüde hemen koşar, eşeği öpmeye başlar.
“Madem böyle büyük dayın vardı da, neden söylemedin” der.
Evet, ülkede eşek de çok, yük de çok, köylü de çok. ama jandarma çok değil. Herkes kendini jandarma yerine koymamalıdır. İl Başkanları, Genel Başkanı temsil etmelidir. Onun, bunun, adamı, kullanılabilecek birisi değil, dava adamı olmalıdır. Partisinden güç alan değil, güç veren olmalıdır.
Parti sırtından köşeyi dönenlere itibar edilmemelidir. Partiyi kuran Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ a destek verilmelidir. Davayı temsil eden Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ nın yanında yer almalıdır.
Kerameti kendinden menkul insanlara, gereği kadar değer vermelidir. Metal yorgunluğu olanların,istirahate çekilmesi icab ediyor. Ak Partinin yeni il başkanının hayırlı olmasını dilerim.
KÖY İHTİYAR HEYETİNE İMTİHAN OLMAYIN
Siyaset seyislikten gelir. Vahşi bir atın çeşitli metodlar kullanılarak, ehlîleştirmesini yapan kişi seyistir. Bir şark tabiridir. Politika ise bir garp tabiri olup, genel manada poli ‘’çok ‘’tik ‘’yüz ‘’demektir. Kaba tabiriyle politika maalesef, anlam itibariyle çok yüzlülüktür. Ülkemizdeki politikacı anlayışına da maalesef bu gözle bakılmaktadır.
Genel anlamda da siyasetçiliğin ve politikacılığın bir sınırı yoktur. Özel bir bilgi ve tecrübeye ihtiyaç bulunmamaktadır.
‘’Politika ve Din ‘’her kesimin bilir -bilmez konuşup yorumlar yapıp, görüş beyan ettiği konulardır. ‘’Bana göre ‘’diyerek konuşmalara başlanmaktadır.
Eski bir Belediye başkanımıza niçin kuzey-güneyli kırmızı kotlu bir imar yapmadığını, deniz kıyılarına çok kat, arka taraflara daha az kat verdiğini sorduğumda, meclis üyelerinin hepsinin, hırsının önüne geçemediğini ifade etmişti.
Seçilecekleri seçenler çok önemlidir. Seçilecek olanlar ise seçimin kaderini belirleyecektir.
Bu günlerde siyaset çok hareketli, Belediye Başkan ve Meclis üyesi adayları tespiti ve seçimi var. Heyecan dorukta, cenaze ve düğünlerde ziyaretçiler bol. Dost meclislerinde gündem sadece politika ve siyasi kulisler oldu. Seçilenleri tercih veya tayin edecek olanlar da havaya girdiler. Bu arada ölçüler kayboldu.
Köyün birisinde imam vefat etmiş. Onun yerine bir imam tayin etmek istiyorlar. Muhtar ve ihtiyar heyeti toplanıyor. Tellallarla imam atanacağı ilan ediliyor. ‘’ Ey ahali duyduk duymadık demeyin, camiye yeni imam atayacağız ‘’diye!
Köyde iki tane aday çıkmış.
Bir tanesi El-Ezher mezunu hafız bir adam. ‘’Köyde üç-beş dönüm tarlayı eker-biçer, imam maaşıyla da geçinir giderim’’ diye düşünüyor.
Diğeri de köyün çobanı ‘’ Yahu imamlık yapmakta ne var. Namaz kıldırmak mesele mi, cemaate yat dersin yatar kalk dersin kalkar’’ der.
İki tane aday vardır.
İkindi namazına müteakip, muhtar ve ihtiyar heyeti imtihan için toplanırlar. ‘’Sorgulamaya başlarlar. ‘’
Köyde en makbul hayvan nedir? Öküz.
‘’Öküzü soralım’’ derler.
Hafız kufi bir yazı ile ‘öküz’ yazar.
Çoban da bir öküz resmi yapar.
İhtiyar heyeti de resimlere bakar. ’’Hafıza bak, Mektep Medrese görmüş, mürekkep yalamış. Yaptığı hiç öküze benziyor mu’’? Ama çobanın ki hiç olmazsa kargacık burgacık ama öküze benziyor, derler.” Gelin çobanı imam tayin edelim”, deyip, köyün imamlığına çobanı getirirler.
Köy ihtiyar heyetine imtihan olmayalım. A,B,C partilerinde adayları belirleyenlerin kriterleri nasıl? Ölçü nedir? Temsil kabiliyeti var mı? Adayları tartacak, belirleyicilerin vasfı yeterli mi? Köy ihtiyar heyetine imtihan olmayın.
Bu her iş kolunda da, Politikada da böyledir. İhtiyar heyeti kendine göre olanı seçer.
Bir temel fıkrasıyla konuyu bağlamak istiyorum.
Temel tutturmuş ‘’illa politikacı olacağım’’ diye
Cemal diyor ki!
-Ula temel sen yalan soyliyemezsun,
-Söylerum da,
-Onu bunu kanduramazsun,
-Kandururum da,
-Şunu yapamazsun,
-Yaparum da
-Bunu yapamazsun
-Yaparum da
Dayanamıyor Cemal
-Ula Temel sen deli misun ,politikacı olacaksun.
Temel cevap veriyor.
-Uy Cemal oda mi şarttur?
Evet değerli okurlar,
Politika yapmak çok zordur. Cesaret ve gayret ister. Donanımlı politikacılarımızı kutluyorum.
Selam ve dua ile!..
GÜNDEM
Yayınlanma: 06 Mart 2018 - 10:13
Dedikodulara inanmayın
GÜNDEM
06 Mart 2018 - 10:13
