Davut Çetin
“2019 Haziran ayı enflasyonu bir önceki aya göre TÜFE’de %0,03, Yurtiçi ÜFE’de %0,09 olarak açıklanmıştır. Yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında %15,72, yurt içi üretici fiyatlarında %25,04 olarak gerçekleşmiştir. Enflasyon beklentilere uygun olarak olumlu baz etkisi, döviz kurlarındaki gerileme, giyim indirimleri, mevsimlik sebze ve meyve fiyatları sayesinde düşmüştür. Elektrik, şeker, akaryakıt zamları, dayanıklı mallar ve otomotivde vergi indirimlerinin sona ermesi Haziran enflasyonuna hiç yansımamış, Temmuz ayına kalmıştır. Gıda grubunda işlenmiş gıda fiyatları aylık %2.44 artarken, domates, biber, patlıcan ve patates fiyatlarındaki sert düşüş gıda enflasyonunu düşürmüştür. Aylık olarak en yüksek artış gösteren seçilmiş maddeler%35,72 ile limon, %34,90 ile yurtiçi turlar, en fazla düşüş gösteren seçilmiş maddeler %44,97 ile domates,%32,67 ile patates ve %29,36 ile patlıcan olmuştur. Yıllık enflasyonun sebze ve meyvede %11.48 iken, işlenmiş gıdada %23.41 olması dikkat çekicidir. Gelişmiş bir yönlendirme ve piyasa tedarik sistemimiz olmadığı için meyve ve sebze fiyatları yaz ve kış aylarında arz ve talep dengesizlikleriyle sert biçimde dalgalanmaktadır. Kış aylarında tüketiciyi, yaz aylarında üreticiyi koruyacak bir planlama, depolama, tedarik ve ticaret sisteminin kurulması konusunda daha hızlı bir ilerleme gerçekleştirmelidir. Yİ-ÜFE’de, sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe %0,50 artış, imalat sanayi sektöründe %0,45 düşüş, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımı sektöründe %7,83, su temini sektöründe %0,43 artış olarak gerçekleşmiştir. Üretici fiyatlarında gerilemede de yine döviz kuru dışında, baz etkisi ve küresel enflasyonun gerilemekte olması da rol oynamaktadır. Bu faktörlerin enflasyonu düşürücü yönde bir süre daha devam etmesini bekliyoruz. Ancak, elektrik zammı, vergi ayarlamaları, gibi etkenler Temmuz ayı enflasyonuna etki edecektir. Bütçe açığı nedeniyle kamu tarafından yönlendirilen bütün fiyatlarda yükselme devam edecektir. Küresel ekonomik koşullar döviz ve faiz baskısını azaltmış, Türkiye’ye enflasyonu düşürme yönünde olumlu bir pencere açmıştır. Ekonomi yönetimi bu fırsatı değerlendirerek enflasyon oranını tek haneye çekmek için çaba harcamalıdır. Çünkü dünya ortalama enflasyonu %3.5 düzeyindeyken, ülkemizde TÜFE’de %15, ÜFE’de %25 gibi oranlar beklentileri ve yatırım ortamını bozmaktadır. Bu çerçevede Merkez Bankasının enflasyonla mücadele kararlılığını bozmadan faiz indirimlerini kademeli biçimde hayata geçirmesi yararlı olacaktır. Ekonomide küresel ve mevsimsel faktörlerin elverişli olması, son dönemde üretim cephesinde dipten dönüş sinyallerinin güçlenmesi temel ekonomik sorunlarımızın ihmal edilmesine yol açmamalıdır. Ülke risk primimizi düşürmek, vergi reformuyla bütçeyi KDV ve ÖTV bağımlılığından kurtarmak gibi konular hızla gündeme alınmalıdır. Bu nedenle ekonomi yönetiminde güven tesis edecek adımların atılmasını sabırsızlıkla bekliyoruz. Bu dönemde doğru adımlar atıldığı takdirde 2020 ve 2021 yıllarında güçlü bir büyüme performansı mümkün olabilecektir. Bölgemizdeki TÜFE oranı, aylık bazda %0,23, altı aylık bazda %5,92 ve yıllık bazda %16,73 olarak gerçekleşmiştir. TR61 Bölgesi (Antalya-Isparta-Burdur), 26 bölge arasında aylık enflasyonda 9., altı aylık enflasyonda 4. ve yıllık enflasyonda ise 10.sırada yer almıştır. Bu oranlara göre Antalya, Isparta ve Burdur illerini kapsayan Batı Akdeniz Bölgesi’nin, turizm sezonundaki canlanmanın da etkisi ile aylık, altı aylık ve yıllık değerlendirmede Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu görülmüştür. Bölgede ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre en yüksek artışlar %3,61 ile “lokanta ve oteller”, %1,85 ile “çeşitli mal ve hizmetler” ve %1,01 ile “sağlık” gruplarında görülürken, en fazla düşüş ise %1,51 ile “gıda ve alkolsüz içecekler” ve %0,52 ile “giyim ve ayakkabı” gruplarında görülmüştür.”
Ali Çandır
“ Bölgemiz enflasyonu açısından bir diğer önemli konu da haziran ayındaki yıllık enflasyon gerçekleşmeleridir. Bugün açıklanan yüzde 16,73’lük bölgemiz enflasyonu, geçen yılki yüzde 16,76 ile eşdeğer düzeyde iken bugün ilan edilen yüzde 15,72’lik ülkemiz enflasyonu, geçen yılki yüzde 15,39‘dan hala yüksek seyretmektedir. Bölgemiz enflasyonunun son 12 aydır bir önceki yıla göre sürekli yükselen eğilimi, bu ay itibariyle sona ermiştir. Önümüzdeki ayların geçen yılki enflasyonları dikkate alındığında bölgemiz için gittikçe düşen bir eğilim söz konusudur. Özellikle önümüzdeki Ağustos ve Aralık aylarında geçen yıla göre daha düşük bir enflasyon yaşamamız halinde ise yılı ülke ortalamasının altında bir enflasyonla kapatabiliriz. Bölgemiz enflasyonunun ülke enflasyonunun altında kalması bir taraftan son 15 yıllık karakteristiğimize uygun düşerken yani normalleşirken diğer taraftan da bölgemiz ekonomisinin istikrarı bakımından önemli bir dayanak oluşturacaktır. Bölgemiz ekonomisi için ön görülebilirlik nispi olarak iyileşecektir. Bu durum ise iş dünyası ve hanehalkı bakımından gelecek için bir motivasyon kaynağı olacaktır. Bölgemiz açısından yıllık enflasyon değerlendirmesi böyle bir potansiyel taşırken bugün ilan edilen aylık yüzde 0,23’lük bölge enflasyonunun ülke ortalamasından aşırı yüksek olması, ilk bakışta tedirgin edici gelebilir. Ancak bölgemiz enflasyonunu yüzde 3,61 artışla otel-lokanta ve yüzde 0,75 artışla eğlence-kültür harcamaları en fazla yükselten kalemler olmuştur. Bu kalemler bilindiği gibi bölgemize özgü mevsimseldir ve Eylül ayından itibaren etkisini azaltacaktır. Ortalama bir enflasyonla atlatabilirsek yılsonunda yüzde 15 civarında bir üretici enflasyonu görebiliriz. Böylece üretici ve tüketici enflasyonları arasındaki makasın daraldığı bir yılsonu yaşayabiliriz. Bu potansiyelin gerçeklemesi doğrudan döviz fiyatlarındaki hareketliliğe bağlı olacaktır. Nitekim ilan edilen yüzde 1,19 aylık ve yüzde 16,28’lik yıllık çekirdek enflasyonun genel bir düşüş eğiliminin önündeki ciddi engel olarak durmaktadır. Her ne kadar kasım ayından itibaren bir önceki yılın aynı ayına göre sürekli bir düşüş söz konusu olsa da yıllık çekirdek enflasyon halen yüksek seyrini korumaktadır. Yılsonu üretici ve tüketici enflasyonundaki beklentilerin gerçekleşmesini etkileyen diğer bir faktör de çekirdek enflasyon olacaktır."
HABER MERKEZİ
“ Bölgemiz enflasyonu açısından bir diğer önemli konu da haziran ayındaki yıllık enflasyon gerçekleşmeleridir. Bugün açıklanan yüzde 16,73’lük bölgemiz enflasyonu, geçen yılki yüzde 16,76 ile eşdeğer düzeyde iken bugün ilan edilen yüzde 15,72’lik ülkemiz enflasyonu, geçen yılki yüzde 15,39‘dan hala yüksek seyretmektedir. Bölgemiz enflasyonunun son 12 aydır bir önceki yıla göre sürekli yükselen eğilimi, bu ay itibariyle sona ermiştir. Önümüzdeki ayların geçen yılki enflasyonları dikkate alındığında bölgemiz için gittikçe düşen bir eğilim söz konusudur. Özellikle önümüzdeki Ağustos ve Aralık aylarında geçen yıla göre daha düşük bir enflasyon yaşamamız halinde ise yılı ülke ortalamasının altında bir enflasyonla kapatabiliriz. Bölgemiz enflasyonunun ülke enflasyonunun altında kalması bir taraftan son 15 yıllık karakteristiğimize uygun düşerken yani normalleşirken diğer taraftan da bölgemiz ekonomisinin istikrarı bakımından önemli bir dayanak oluşturacaktır. Bölgemiz ekonomisi için ön görülebilirlik nispi olarak iyileşecektir. Bu durum ise iş dünyası ve hanehalkı bakımından gelecek için bir motivasyon kaynağı olacaktır. Bölgemiz açısından yıllık enflasyon değerlendirmesi böyle bir potansiyel taşırken bugün ilan edilen aylık yüzde 0,23’lük bölge enflasyonunun ülke ortalamasından aşırı yüksek olması, ilk bakışta tedirgin edici gelebilir. Ancak bölgemiz enflasyonunu yüzde 3,61 artışla otel-lokanta ve yüzde 0,75 artışla eğlence-kültür harcamaları en fazla yükselten kalemler olmuştur. Bu kalemler bilindiği gibi bölgemize özgü mevsimseldir ve Eylül ayından itibaren etkisini azaltacaktır. Ortalama bir enflasyonla atlatabilirsek yılsonunda yüzde 15 civarında bir üretici enflasyonu görebiliriz. Böylece üretici ve tüketici enflasyonları arasındaki makasın daraldığı bir yılsonu yaşayabiliriz. Bu potansiyelin gerçeklemesi doğrudan döviz fiyatlarındaki hareketliliğe bağlı olacaktır. Nitekim ilan edilen yüzde 1,19 aylık ve yüzde 16,28’lik yıllık çekirdek enflasyonun genel bir düşüş eğiliminin önündeki ciddi engel olarak durmaktadır. Her ne kadar kasım ayından itibaren bir önceki yılın aynı ayına göre sürekli bir düşüş söz konusu olsa da yıllık çekirdek enflasyon halen yüksek seyrini korumaktadır. Yılsonu üretici ve tüketici enflasyonundaki beklentilerin gerçekleşmesini etkileyen diğer bir faktör de çekirdek enflasyon olacaktır."
HABER MERKEZİ

