Antalya Tarım İl Müdürü Mustafa Özen ile Expo’yu konuştuk. Özen, Expo’nun son durumu ile ilgili ve geleceğe dönük planları hakkında bilgi verdi.
SORU: Expo’nun içinde neler var, biraz anlatır mısınız?
CEVAP: 721 dönümle Türkiye’nin en büyük bahçesi olarak içerisinde, Antalya’da olmayan birçok cazibe noktalarımız var. Bunlardan bir tanesi Çocuk Bilim Merkezi’miz. Bizim buradaki politikamız bu alanda kiraya verilebilecek olan her yeri işletmecilere kiraya vermek. Kiraya vermemizin sebebi o işletmecilerin de Expo’ya tanıtım noktasında katkısı olsun. Bununla birlikte Expo’da, Antalya’da olmayan alet makineler, eğlence ve eğitim alanları mevcut. Bir başka cazibe merkezi olarak Türkiye’de ve dünyada ilk olan Hitton yani çocuk golf parkurumuz var ve çocuklara şu an eğitim veriliyor. Golfu belli bir ekonomik düzeyde olan kişilerin oynayabileceği veya oynayabildiği spor halinden çıkartıp, burada çocuklarımıza yönelik golf eğitim parkurunu oluşturduk. Kum heykellerini işleten işletmecilerle görüşüyoruz. İnşallah onu da buraya entegre edeceğiz. 1121 dönüm alanımızın, 650 dönümü yeşil alandan oluşuyor. Alanın elden geçimi, biçimi, tamamlanması kısacası her şey bitmiştir. Bu alanın en önemli argümanlarının içerisinde, bitki heykelleri vardı. 108 tane bitki heykelimiz mevcut. Bu bitki heykellerinin kimisi mevsimlik bitki oluşumundan, kimisi bakımsızlıktan gibi farklı nedenlerden dolayı kurumuştu. Bitki heykellerinin şu an 100 tanesinin bakımı yapıldı. Aynı 2016’daki gibi gayet bakımlı ve güzeller. Diğerlerinin de bitki aktarımı devam ediyor. İnşallah onları da bitireceğiz. Bir de gölümüz var. Bu gölümüz, Antalya’nın en büyük yapay gölüdür. Hatta Türkiye’nin en büyük yapay gölleri arasındadır. Bu gölümüzün tamamen temizliğini bitirdik. Bu gölde şu an hem tekne turu attırıyoruz, hem de ayda bir belli bir yaş kategorisindeki çocuklarımıza balık tutma yarışması düzenliyoruz. “Mavide Buluşalım” adlı bir projemiz var. Bu projemiz kapsamında her ay çocuklarımızı buraya getiriyoruz. 1.000 kişilik küçük amfi tiyatromuz var. Geçen hafta burada bir okulumuzun mezuniyet törenini gerçekleştirdik. Bütün ışıklandırma, müzik, ses sistemleriyle beraber kullanıma hazır durumda bekletiyoruz. Talep eden her kurum ve kuruluşun, her özel sektörün isteklerini yerine getiriyoruz. Şakayık adası dediğimiz alan, EXPO alanının en çok kullanılan cazibe noktalarından bir tanesi. Burada Türkiye’nin en büyük su, ses ve müzik, ışık senkronizasyonundan oluşan gösterimiz var. Bu alanımızın 2016’daki gibi bütün altyapıları ve eksiklikleri giderildi ve şu an her şeyiyle hazır çalışıyor. Aynı zamanda Tarım Müze’miz var. Buranın 2016’daki ismi Tarım Müzesi’ydi. İsmini değiştirdik ve Zaman Tüneli yaptık. Şu an alanın en fazla ilgi gören noktalarından birisi oluyor. Antalya’da böyle bir alan yok. Develerin olduğu kısım gibi kupkuruydu. Alt kısmın da bitki aktarımı devam ediyor. Eksik hiçbir şeyimiz kalmadı. Tamamını kendi personellerimizin yeteneğiyle yaptık. Herhangi bir ücret vermedik. Asıl önemli olan da bu. Biz bu alanları 2016 yılında yapan firmayla görüştük. O firma bu alandaki bitkilerin tekrar eski haline getirilmesi için bizden 10 milyon dolar para istemişti. Peki, biz ne yaptık? İlimizdeki ziraat mühendislerimizi çağırdık ve kendilerine bir çözüm bulmalarını ilettik. Bu bitkilerin üzerinde kalan tek tük bitkilerden çelikler alarak kendimiz üretim yaptık. Bu şekilde 108 bitkinin 100’ünü giydirdik. Yaz sezonu artık başladı. Akşamları belli saatlerde gösterilerimizi yapıyoruz. Bu alanın en büyük sıkıntılarından biri olan alan büyüklüğü sebebiyle burayı yaklaşık iki saatte gezebiliyorsunuz. Haliyle ziyaretçilerimizin gezerken dinlenme, yeme-içme ihtiyacı doğuyor. Gördüğünüz gibi alanda, kiraya verilebilecek olan kafelerimizi ve büfelerimizin tamamını işletmelere verdik. Az bir şey kaldı elimizde ve onları da inşallah kiraya verdiğimiz zaman ziyaretçi olarak gelen misafirlerimizin yeme-içme ve dinlenme ihtiyaçlarını karşılayacağız. Altını çizmek istediğim bir diğer konu ise, ‘Burada satış fiyatları çok ucuz.’ Burada Antalya Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın belirlemiş olduğu ürün fiyatlarının altında satışlarımız var. Örnek verecek olursak çay 1.5 TL’dir.
SORU: Kiralar ihaleyle mi veriliyor? Bu heykellerin ve diğer bakımların maliyeti hakkında bilgi verir misiniz?
CEVAP: Hayır, taleple oluyor. İşletme mekânlarını sembolik rakamlara kiralıyoruz. Amacımız kiraya vermiş olduğumuz işletmenin aktif olması ve katkı sağlamasıdır. Bu hem işletmeye hem de bize kazandırır. Bitki heykellerinin maliyeti sıfır lira. Biz bu şehirdeki hiçbir kurumdan, hiçbir dernekten, hiçbir odadan para istemiyoruz. Şehrin aktörlerinden destek istiyoruz ama bu manevi anlamda bir destek. Sadece yönlendirme istiyoruz, tanıtım istiyoruz.
SORU: Antalya Expo’ya neden ihtiyaç duyar?
CEVAP: Diyelim ki buraya x firması şehrin herhangi noktasında festival ya da bir konser düzenliyorsa, biz bunun burada yapılmasını talep ediyoruz. Çünkü Antalya’da böyle güvenilir, etrafı telle ve güvenlik personeliyle çevrilmiş, korunan, bu kadar nezih, ulaşımı kolay, otopark sorunu olmayan başka bir alan yok. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen konserlere baktığımızda, meydanda oturma düzeni yok. O meydan en fazla 3-5 bin kişiyi alır. Peki, o 5 bin kişiyi korumak ve güvenliğini sağlamak için kaç emniyet mensubu görev yapıyor? En az 3-4 bin görevli. Peki, siz orada 100. Yıl Caddesi’ne kadar trafiği felç ediyor musunuz? Evet. Orada evleri ve işyerleri olan insanlar var. Bu insanların evlerine ve işyerlerine gitmelerini kısıtlıyor musunuz? Evet. O zaman artık Antalya gibi anakent olan bir şehrin içine bu tür etkinliklerin yapılması için EXPO gibi yerlere ihtiyacı var. Yeniden bir yer yapmaya da gerek yok. İlimizde, altyapısıyla, güvenliğiyle, ulaşımıyla her türlü hizmete hazır olan alanımız var.
SORU: Belediyelerle bir işbirliğiniz var mı?
CEVAP: Aslında bu alanda 54 tane ülke bahçesi, 9 tane il bahçesi, 9 tane ilçe bahçesi var. Bize burası devrolduktan sonra bütün belediyelere yazı yazdık. Dedik ki, “Gelin burada sizin bahçeleriniz var ve sizin isminizle olan bu bahçelerinize sahip çıkın” diye. Çünkü sizin ilçenizin veya ilinizin tanıtımını yapıyor. Dolayısıyla gelin bu alanı sizin ilçenizi olumlu yansıtacak şekilde ayağa kaldıralım. Bize cevap veren de oldu hiç cevap vermeyen de. Buraya bizim dediğimizi yapmayan gelen olmadı. O yüzden bu alan içerisinde yeri olan üniversiteler olsun, ilçeler olsun, iller olsun, ülkeler olsun fark etmez. Bütün paydaşlarımızı kendi yerlerini tekrar ayağa kaldırmaya sahip çıkmaya davet ediyorum. Çünkü burası onların yerine tanıtım yapıyor. EXPO serası 2016’daki yapısıyla beraber korunuyor. İçerisindeki bitki deseni dâhil aynı şekilde duruyor. Hiçbir kuruma ve eskime yok.
SORU: Expo alanını tam olarak nasıl yönetiyorsunuz?
CEVAP: Bu alandaki ziyarete edilebilecek olan alanların tamamında bizim personellerimiz var ve ziyaretçilerimize destek veriyorlar. Rusça, Almanca, İngilizce ve Boşnakça dillerinde de destekler dâhil. O yüzden buraya gelen ziyaretçilerimizin geldikleri zaman gerek anlatım anlamında, gerek ulaşım alanında hiçbir eksikliği söz konusu değil. Bu alanı kasaba gibi yönetiyoruz. 15-20 dakikalık aralıklarla ring araçlarımız var. Bu ring araçlarımızla güzergâhımızdaki misafirlerimiz biniyor ve dolaşıyorlar. Dolayısıyla ziyaretçilerimizin gerek bilgilendirme, gerek ulaşım alanında hiçbir sıkıntıları yok. Antalya’da sadece burada olan 40 bin kişilik kır aktivite alanımız var. Antalya’da böyle başka bir yer daha yok. Bu alanın organizasyonların tamamını hatta yağlı güreşlere bile ev sahipliği yapacak kapasitesi var. Kamu kuruluşlarından, belediyelerimizden ve özellikle de Aksu Belediyesi’nden bu şehirde ve bu ilçede yapılacak etkinliklerin burada yapılmasını talep ettim. Çocuklarımızın eğlenebilecekleri, gezerken ebeveynlerin ve çocukların canının sıkılmayacağı her türlü eğlence alanlarının olduğu kapsamlı alanımıza herkese davet ediyorum.
SORU: Turizm şirketleri ve acentelerle işbirliği yapıp gelen turistleri burada ağırlamayı düşündünüz mü?
CEVAP: Biz 1 Haziran 2018 tarihinde alanın il müdürlüğümüze sevk ve iadesi verildiği günden itibaren bu şehirdeki hemen hemen bütün kuruluşlarla, turizm acenteleriyle, süs ve peyzaj bitkileri yetiştiriciliği ve pazarlamacılarıyla, sektörün bütün sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) lokal toplantılar yaptık. Bu alana sahip çıkmalarını talep ettik. Bir alana da STK’ların ismini verdik. Bütün ofisleri de onlara ücretsiz verdik. Kendilerine ofisler yaptılar. Biz bizimle işbirliği yapacak olan kurum ve kuruluşlarla zaten işbirliği yapmaya hazırız. O yüzden sadece gelmelerini bekliyoruz. Antalya’da sadece burada STK tarafından özel bisiklet eğitimi veriliyor. Aynı zamanda balık tutma eğitimi veriyoruz ve amacımız çocuklara burayı sevdirmek, tanıtmak. Bu alan Antalya için bir nimet. Biz bu alanın maalesef kıymetini bilmiyoruz. Şöyle bir algı var, “EXPO alanı kapalı, EXPO alanı çok pahalı vb.” gibi. Tramvayla geldiniz ulaşımda bir problem yok, otoparkta problem yok, girişler tamamen ücretsiz, otopark ücretsiz... Alan içinde güvenli bir ortamdasınız. Her türlü bakımı yapılmış yemyeşil alana sahibiz ve bunun neresi pahalı algıdaki gibi? Bu algının artık kırılması gerekiyor. Ben artık bunu şöyle yorumluyorum, sanki vatandaşlarımızın üzerinde değil de şehrin yönetici aktörleri üzerine sanki bu algı. Mesela biz Büyükşehir Belediyesine ya da x belediyesine diyoruz ki, “Yapacağınız bu festivali gelin EXPO’DA yapın. “Ya oraya insanlar nasıl gidecek?” Vatandaşın üzerinde değil de sanki bizim yöneticilerimizin kafasında bu algı var gibi lanse ediliyor. O yüzden bizim bu alanla ilgili şehir olarak radikal kararlar almamız gerekiyor. Almış olduğumuz bu kararlara da sahip çıkmak istiyorsak uygulamamız gerekiyor. Evet, bu alanın sevk ve idaresi Tarım İl Müdürlüğü’nün olabilir ama bu alan tamamen Antalya’nın ve Antalyalılarındır. Dolayısıyla bizim, gelsinler, para versinler, yardım etsinler gibi bir düşüncemiz yok. Bizim istediğimiz manevi destek. Aspendos’ta dönem dönem konserler oluyor. Aspendos, bizim tarihimizin en önemli yapıtlarından birisi. Bizim burayı korumamız gerekiyor. Oysa burada 5 bin kişilik açık hava amfi tiyatromuz, 5 bin kişilik de Türkiye’nin en büyük kongre merkezimiz var. Neden burada yapmıyorsunuz?
SORU: Expo’nun yeteri kadar ziyaretçi almamasının sorumluları kimlerdir?
CEVAP: Sorumluluğun büyüklüğü veya küçüklüğü önemli değil. Sorumluluk ufak olsun, büyük olsun kimin üstüne ne düşüyorsa, yerine getirmesi gerekiyor. Burada basının da sorumlulukları var. Basının da buranın tanıtımını yapması gerekiyor. Yöneticilerin üzerinde sorumluluk var. Turizm işletmecilerinin sorumluluğu var. Turizm acentelerinin sorumlulukları var. Biz mesela dedik ki, “Şehir içi turlara ek olarak, EXPO’yu da dâhil edin.” Sonuçta devletimizin bir yatırımı ve devletin vatandaşı olarak kendi ürünümüze sahip çıkacağız aslında. Farklı bir şey yapmış olmayacağız. Bugün yabancı ülkelere gittiğimiz zaman bizleri kilometrelerce uzaklıktaki görülmeye çok da değer olamayan yerlere götürüyorlar. Elimizin altında hazır yapılmış bir yapıtımız, tarihi eserlerimiz, cazibe noktalarımız var. Biz neden buraya sahip çıkmıyoruz? Ben bu kısmını anlayamıyorum. Dolayısıyla bizim bunu fırsata dönüştürmemiz gerekiyor. Bunu fırsata dönüştürmek de insanların ya da aktörlerin az ya da çok sorumluklarını yerine getirmesiyle oluyor. Tanıtımda yetersiz kalıyorsak basın yapacak. Onlar yetersiz kalıyorsa belediyeler yapacak. Onlar da yetersiz kalıyorsa kurumlar yapacak. Bugün mesela Moskova’da 3 gündür devam eden tanıtım günleri var. Peki, EXPO neden yok burada? Alışveriş merkezlerinde, Antalya’nın muhtelif yerlerinde, Kapalı Yol’da, Işıklar’da stantlar kuruyoruz ve buranın tanıtımını yapıyoruz. 1.000 adet broşür dağıttık. 50 bin kişiye broşür dağıtmışız. Bu 50 bin kişinin yansıması üçer kişi olsa zaten 150 bin kişi yapar. Aslında biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Paydaşlarımızın da üzerine düşeni yapması gerekiyor. Bu şehirdeki herkes olarak alana sahip çıkmamız gerekiyor. Bizim sloganımız, “Expo’da Hayat Var Expo Sizi Çağırıyor.”
SORU: Tarım Bakanlığı’nın Expo ile ilgili bir çalışması var mı?
CEVAP: Bakanlığı’mızın da çalışması var ama öncelikli olarak bu şehir sahip çıkmalı. Yeterli desteği alamıyoruz. Örnek veriyorum, Akdeniz Üniversitesi, mezuniyet organizasyonunu burada yapabilirdi. Onlara bu teklifi yaptık. Bir başka olarak Büyükşehir Belediyesi geçenlerde Şebnem Ferah konseri düzenledi. O konseri de burada yapabilirdi. Varyantlarda Fener Alayı düzenleniyor ve onu da burada yapabiliriz. Aynı şekilde Konyaaltı Sahili’nde Türk Yıldızları ve Solo Türk gösterileri oluyor. Oraya gidildiği vakit eve dönüş yaklaşık 4 saati bulabiliyor. Burada yapabiliriz. Bu alanda ufak ya da büyük fark etmez her türlü etkinlik yapılabilir.
SORU: Burada yapılan yatırımlar istihdama katkı sağlar mı?
CEVAP: Tabi ki istihdam sağlar. Burada bizim 300 tane kadrolu personelimiz var. İŞKUR’la yaptığımız protokol kapsamında aldığımız 100 tane personelimiz var. Bu alanda İŞKUR’la anlama yapmazsak istihdam sağlayamayacağız. Buraya günlük 10 bin kişinin girdiğini düşünün. Bu alanların hepsi açılacak. İşletmelerin her birinde çalışan bir sürü insan olacak. Bu kadar ziyaretçi olunca bizim de personel konusunu güçlendirmemiz gerekecek. Dolayısıyla bu alanın canlanması bu şehirdeki herkese katkı sağlar.
SORU: Günlük ziyaretçi sayısı nedir?
CEVAP: Beklentimizin çok altında ama günden güne artan bir ziyaretçi sayımız var. Yılın sonuna kadar 1 milyon ziyaretçiyi hedef olarak görüyoruz. Haziran’ın 29’unda saat 20.00’de Edis’in konseri var. Yılın sonuna kadar 17 tane daha konser yapacağız. Burada zaten etkinlik yapıyoruz. Şu an mesela fuarımız var. Başka fuarlarımız da olacak. Golf ve paintball turnuvalarımız olacak. Bütün bunları eklediğimiz vakit ziyaretçi sayımızda artış oluyor. Daha cıvıl cıvıl olsun istiyorum. Alanın eksikliklerinden birisi de alan 650 dönüm olmasına rağmen bir üretim alanı oluşturulmamıştı. Artık üretim yapıyoruz. O sorunumuzu da çözdük. Bundan sonraki hiçbir yeşil alan kurumayacak. Düğün, nişan, lansman gibi faaliyetleri de yapıyoruz.
SORU: Expo’da tarımla ilgili projeler yapılıyor mu?
CEVAP: ‘Yeşeren Çocuklar’ projemiz var. Bu projemizin amacı tarımın başkenti olan bu şehirde, çocuklarımıza tarımı anlatmak ve tarımın sürdürülebilirliğini sağlamaktır. Belli bir sınıf aralığında olan çocuklarımıza Milli Eğitim Bakanlığıyla yaptığımız proje kapsamında her hafta bir okulumuzdan bir sınıfımızı buraya getirerek o çocukların kendi elleriyle fidan fide dikimini sağlıyoruz. Bunun lansmanı burada yapıldı. Bu kapsamda 1300 öğrencimizi eğittik ve kongre salonlarımızda öğretmenleriyle beraber ağırladık. Projemizin kapanışı bu sene yaptık. Bu alanda da mesela balo opera gibi büyük potansiyele sahip gösterilerin burada yapılmasını istedik. Gerçekten 2018’in başından itibaren tanıtım anlamında üzerimize düşeni yapıyoruz. Muratpaşa Belediyesi’nin çocuk korosu var. Onlar çok güzel bir konser verdiler ve çok da ilgi duyuldu. 23 Nisan etkinlikleri kapsamında birçok sanatçıyı burada ağırladık. İran’dan bile yönetmenler gelip sinema çekimi yapıyorlar. MAHSUM ALTAŞ
SORU: Kiralar ihaleyle mi veriliyor? Bu heykellerin ve diğer bakımların maliyeti hakkında bilgi verir misiniz?
CEVAP: Hayır, taleple oluyor. İşletme mekânlarını sembolik rakamlara kiralıyoruz. Amacımız kiraya vermiş olduğumuz işletmenin aktif olması ve katkı sağlamasıdır. Bu hem işletmeye hem de bize kazandırır. Bitki heykellerinin maliyeti sıfır lira. Biz bu şehirdeki hiçbir kurumdan, hiçbir dernekten, hiçbir odadan para istemiyoruz. Şehrin aktörlerinden destek istiyoruz ama bu manevi anlamda bir destek. Sadece yönlendirme istiyoruz, tanıtım istiyoruz.
SORU: Antalya Expo’ya neden ihtiyaç duyar?
CEVAP: Diyelim ki buraya x firması şehrin herhangi noktasında festival ya da bir konser düzenliyorsa, biz bunun burada yapılmasını talep ediyoruz. Çünkü Antalya’da böyle güvenilir, etrafı telle ve güvenlik personeliyle çevrilmiş, korunan, bu kadar nezih, ulaşımı kolay, otopark sorunu olmayan başka bir alan yok. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen konserlere baktığımızda, meydanda oturma düzeni yok. O meydan en fazla 3-5 bin kişiyi alır. Peki, o 5 bin kişiyi korumak ve güvenliğini sağlamak için kaç emniyet mensubu görev yapıyor? En az 3-4 bin görevli. Peki, siz orada 100. Yıl Caddesi’ne kadar trafiği felç ediyor musunuz? Evet. Orada evleri ve işyerleri olan insanlar var. Bu insanların evlerine ve işyerlerine gitmelerini kısıtlıyor musunuz? Evet. O zaman artık Antalya gibi anakent olan bir şehrin içine bu tür etkinliklerin yapılması için EXPO gibi yerlere ihtiyacı var. Yeniden bir yer yapmaya da gerek yok. İlimizde, altyapısıyla, güvenliğiyle, ulaşımıyla her türlü hizmete hazır olan alanımız var.
SORU: Belediyelerle bir işbirliğiniz var mı?
CEVAP: Aslında bu alanda 54 tane ülke bahçesi, 9 tane il bahçesi, 9 tane ilçe bahçesi var. Bize burası devrolduktan sonra bütün belediyelere yazı yazdık. Dedik ki, “Gelin burada sizin bahçeleriniz var ve sizin isminizle olan bu bahçelerinize sahip çıkın” diye. Çünkü sizin ilçenizin veya ilinizin tanıtımını yapıyor. Dolayısıyla gelin bu alanı sizin ilçenizi olumlu yansıtacak şekilde ayağa kaldıralım. Bize cevap veren de oldu hiç cevap vermeyen de. Buraya bizim dediğimizi yapmayan gelen olmadı. O yüzden bu alan içerisinde yeri olan üniversiteler olsun, ilçeler olsun, iller olsun, ülkeler olsun fark etmez. Bütün paydaşlarımızı kendi yerlerini tekrar ayağa kaldırmaya sahip çıkmaya davet ediyorum. Çünkü burası onların yerine tanıtım yapıyor. EXPO serası 2016’daki yapısıyla beraber korunuyor. İçerisindeki bitki deseni dâhil aynı şekilde duruyor. Hiçbir kuruma ve eskime yok.
SORU: Expo alanını tam olarak nasıl yönetiyorsunuz?
CEVAP: Bu alandaki ziyarete edilebilecek olan alanların tamamında bizim personellerimiz var ve ziyaretçilerimize destek veriyorlar. Rusça, Almanca, İngilizce ve Boşnakça dillerinde de destekler dâhil. O yüzden buraya gelen ziyaretçilerimizin geldikleri zaman gerek anlatım anlamında, gerek ulaşım alanında hiçbir eksikliği söz konusu değil. Bu alanı kasaba gibi yönetiyoruz. 15-20 dakikalık aralıklarla ring araçlarımız var. Bu ring araçlarımızla güzergâhımızdaki misafirlerimiz biniyor ve dolaşıyorlar. Dolayısıyla ziyaretçilerimizin gerek bilgilendirme, gerek ulaşım alanında hiçbir sıkıntıları yok. Antalya’da sadece burada olan 40 bin kişilik kır aktivite alanımız var. Antalya’da böyle başka bir yer daha yok. Bu alanın organizasyonların tamamını hatta yağlı güreşlere bile ev sahipliği yapacak kapasitesi var. Kamu kuruluşlarından, belediyelerimizden ve özellikle de Aksu Belediyesi’nden bu şehirde ve bu ilçede yapılacak etkinliklerin burada yapılmasını talep ettim. Çocuklarımızın eğlenebilecekleri, gezerken ebeveynlerin ve çocukların canının sıkılmayacağı her türlü eğlence alanlarının olduğu kapsamlı alanımıza herkese davet ediyorum.
SORU: Turizm şirketleri ve acentelerle işbirliği yapıp gelen turistleri burada ağırlamayı düşündünüz mü?
CEVAP: Biz 1 Haziran 2018 tarihinde alanın il müdürlüğümüze sevk ve iadesi verildiği günden itibaren bu şehirdeki hemen hemen bütün kuruluşlarla, turizm acenteleriyle, süs ve peyzaj bitkileri yetiştiriciliği ve pazarlamacılarıyla, sektörün bütün sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) lokal toplantılar yaptık. Bu alana sahip çıkmalarını talep ettik. Bir alana da STK’ların ismini verdik. Bütün ofisleri de onlara ücretsiz verdik. Kendilerine ofisler yaptılar. Biz bizimle işbirliği yapacak olan kurum ve kuruluşlarla zaten işbirliği yapmaya hazırız. O yüzden sadece gelmelerini bekliyoruz. Antalya’da sadece burada STK tarafından özel bisiklet eğitimi veriliyor. Aynı zamanda balık tutma eğitimi veriyoruz ve amacımız çocuklara burayı sevdirmek, tanıtmak. Bu alan Antalya için bir nimet. Biz bu alanın maalesef kıymetini bilmiyoruz. Şöyle bir algı var, “EXPO alanı kapalı, EXPO alanı çok pahalı vb.” gibi. Tramvayla geldiniz ulaşımda bir problem yok, otoparkta problem yok, girişler tamamen ücretsiz, otopark ücretsiz... Alan içinde güvenli bir ortamdasınız. Her türlü bakımı yapılmış yemyeşil alana sahibiz ve bunun neresi pahalı algıdaki gibi? Bu algının artık kırılması gerekiyor. Ben artık bunu şöyle yorumluyorum, sanki vatandaşlarımızın üzerinde değil de şehrin yönetici aktörleri üzerine sanki bu algı. Mesela biz Büyükşehir Belediyesine ya da x belediyesine diyoruz ki, “Yapacağınız bu festivali gelin EXPO’DA yapın. “Ya oraya insanlar nasıl gidecek?” Vatandaşın üzerinde değil de sanki bizim yöneticilerimizin kafasında bu algı var gibi lanse ediliyor. O yüzden bizim bu alanla ilgili şehir olarak radikal kararlar almamız gerekiyor. Almış olduğumuz bu kararlara da sahip çıkmak istiyorsak uygulamamız gerekiyor. Evet, bu alanın sevk ve idaresi Tarım İl Müdürlüğü’nün olabilir ama bu alan tamamen Antalya’nın ve Antalyalılarındır. Dolayısıyla bizim, gelsinler, para versinler, yardım etsinler gibi bir düşüncemiz yok. Bizim istediğimiz manevi destek. Aspendos’ta dönem dönem konserler oluyor. Aspendos, bizim tarihimizin en önemli yapıtlarından birisi. Bizim burayı korumamız gerekiyor. Oysa burada 5 bin kişilik açık hava amfi tiyatromuz, 5 bin kişilik de Türkiye’nin en büyük kongre merkezimiz var. Neden burada yapmıyorsunuz?
SORU: Expo’nun yeteri kadar ziyaretçi almamasının sorumluları kimlerdir?
CEVAP: Sorumluluğun büyüklüğü veya küçüklüğü önemli değil. Sorumluluk ufak olsun, büyük olsun kimin üstüne ne düşüyorsa, yerine getirmesi gerekiyor. Burada basının da sorumlulukları var. Basının da buranın tanıtımını yapması gerekiyor. Yöneticilerin üzerinde sorumluluk var. Turizm işletmecilerinin sorumluluğu var. Turizm acentelerinin sorumlulukları var. Biz mesela dedik ki, “Şehir içi turlara ek olarak, EXPO’yu da dâhil edin.” Sonuçta devletimizin bir yatırımı ve devletin vatandaşı olarak kendi ürünümüze sahip çıkacağız aslında. Farklı bir şey yapmış olmayacağız. Bugün yabancı ülkelere gittiğimiz zaman bizleri kilometrelerce uzaklıktaki görülmeye çok da değer olamayan yerlere götürüyorlar. Elimizin altında hazır yapılmış bir yapıtımız, tarihi eserlerimiz, cazibe noktalarımız var. Biz neden buraya sahip çıkmıyoruz? Ben bu kısmını anlayamıyorum. Dolayısıyla bizim bunu fırsata dönüştürmemiz gerekiyor. Bunu fırsata dönüştürmek de insanların ya da aktörlerin az ya da çok sorumluklarını yerine getirmesiyle oluyor. Tanıtımda yetersiz kalıyorsak basın yapacak. Onlar yetersiz kalıyorsa belediyeler yapacak. Onlar da yetersiz kalıyorsa kurumlar yapacak. Bugün mesela Moskova’da 3 gündür devam eden tanıtım günleri var. Peki, EXPO neden yok burada? Alışveriş merkezlerinde, Antalya’nın muhtelif yerlerinde, Kapalı Yol’da, Işıklar’da stantlar kuruyoruz ve buranın tanıtımını yapıyoruz. 1.000 adet broşür dağıttık. 50 bin kişiye broşür dağıtmışız. Bu 50 bin kişinin yansıması üçer kişi olsa zaten 150 bin kişi yapar. Aslında biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Paydaşlarımızın da üzerine düşeni yapması gerekiyor. Bu şehirdeki herkes olarak alana sahip çıkmamız gerekiyor. Bizim sloganımız, “Expo’da Hayat Var Expo Sizi Çağırıyor.”
SORU: Tarım Bakanlığı’nın Expo ile ilgili bir çalışması var mı?
CEVAP: Bakanlığı’mızın da çalışması var ama öncelikli olarak bu şehir sahip çıkmalı. Yeterli desteği alamıyoruz. Örnek veriyorum, Akdeniz Üniversitesi, mezuniyet organizasyonunu burada yapabilirdi. Onlara bu teklifi yaptık. Bir başka olarak Büyükşehir Belediyesi geçenlerde Şebnem Ferah konseri düzenledi. O konseri de burada yapabilirdi. Varyantlarda Fener Alayı düzenleniyor ve onu da burada yapabiliriz. Aynı şekilde Konyaaltı Sahili’nde Türk Yıldızları ve Solo Türk gösterileri oluyor. Oraya gidildiği vakit eve dönüş yaklaşık 4 saati bulabiliyor. Burada yapabiliriz. Bu alanda ufak ya da büyük fark etmez her türlü etkinlik yapılabilir.
SORU: Burada yapılan yatırımlar istihdama katkı sağlar mı?
CEVAP: Tabi ki istihdam sağlar. Burada bizim 300 tane kadrolu personelimiz var. İŞKUR’la yaptığımız protokol kapsamında aldığımız 100 tane personelimiz var. Bu alanda İŞKUR’la anlama yapmazsak istihdam sağlayamayacağız. Buraya günlük 10 bin kişinin girdiğini düşünün. Bu alanların hepsi açılacak. İşletmelerin her birinde çalışan bir sürü insan olacak. Bu kadar ziyaretçi olunca bizim de personel konusunu güçlendirmemiz gerekecek. Dolayısıyla bu alanın canlanması bu şehirdeki herkese katkı sağlar.
SORU: Günlük ziyaretçi sayısı nedir?
CEVAP: Beklentimizin çok altında ama günden güne artan bir ziyaretçi sayımız var. Yılın sonuna kadar 1 milyon ziyaretçiyi hedef olarak görüyoruz. Haziran’ın 29’unda saat 20.00’de Edis’in konseri var. Yılın sonuna kadar 17 tane daha konser yapacağız. Burada zaten etkinlik yapıyoruz. Şu an mesela fuarımız var. Başka fuarlarımız da olacak. Golf ve paintball turnuvalarımız olacak. Bütün bunları eklediğimiz vakit ziyaretçi sayımızda artış oluyor. Daha cıvıl cıvıl olsun istiyorum. Alanın eksikliklerinden birisi de alan 650 dönüm olmasına rağmen bir üretim alanı oluşturulmamıştı. Artık üretim yapıyoruz. O sorunumuzu da çözdük. Bundan sonraki hiçbir yeşil alan kurumayacak. Düğün, nişan, lansman gibi faaliyetleri de yapıyoruz.
SORU: Expo’da tarımla ilgili projeler yapılıyor mu?
CEVAP: ‘Yeşeren Çocuklar’ projemiz var. Bu projemizin amacı tarımın başkenti olan bu şehirde, çocuklarımıza tarımı anlatmak ve tarımın sürdürülebilirliğini sağlamaktır. Belli bir sınıf aralığında olan çocuklarımıza Milli Eğitim Bakanlığıyla yaptığımız proje kapsamında her hafta bir okulumuzdan bir sınıfımızı buraya getirerek o çocukların kendi elleriyle fidan fide dikimini sağlıyoruz. Bunun lansmanı burada yapıldı. Bu kapsamda 1300 öğrencimizi eğittik ve kongre salonlarımızda öğretmenleriyle beraber ağırladık. Projemizin kapanışı bu sene yaptık. Bu alanda da mesela balo opera gibi büyük potansiyele sahip gösterilerin burada yapılmasını istedik. Gerçekten 2018’in başından itibaren tanıtım anlamında üzerimize düşeni yapıyoruz. Muratpaşa Belediyesi’nin çocuk korosu var. Onlar çok güzel bir konser verdiler ve çok da ilgi duyuldu. 23 Nisan etkinlikleri kapsamında birçok sanatçıyı burada ağırladık. İran’dan bile yönetmenler gelip sinema çekimi yapıyorlar. MAHSUM ALTAŞ

