Antalya'da bu yıl fethin 813'üncü yıldönümü çeşitli etkinliklerle kutlandı. Bu yılki mottosu '813 Yıldır Evimiz Akdeniz', teması da Antalya'nın doğası ve medeniyeti olarak belirlenen fetih kutlamaları İdlib’te rejim güçleri tarafından şehit edilen askerlerimizden dolayı şenliksiz yapıldı. Fetihin son etkinliği olan Antalya'da Sualtı Arkeolojisi konferansı Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Atatürk Konferans Salonu’nda yapıldı. Konferanstan önce konuşan Uluslararası Antalya Kongresi Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Bedia Koçakoğlu, “Bu yıl şehitlerimizden dolayı sadece kültürel etkinlikler gerçekleştirdik. 813 yıldır Türk yurdu olan bu topraklarda ev sahibiyiz. Braudel’in dediği gibi, ‘İnsanlık ve tarih Akdeniz’de başlar.’ Bütün dünya insanı tarihi anlamak için Akdeniz’e bakarken, biz burada yüzyıllardır insan olmanın onurunu, tarihini, şanını taşıyoruz. Bu fetih bizimdir. Sahip çıkarsanız çocuklarınızın olacaktır. Bu ülke ve Antalya sevdasına yola çıkanlara, yolumuza eşlik edenlere Antalya Valimize, Büyükşehir Belediyesi’ne ve Akdeniz Üniversitesi’ne teşekkür ediyorum” dedi.
30 günde 32 batık keşfedildi
Antalya'da Sualtı Arkeolojisi adlı konferansı gerçekleştiren Güzel Sanatlar Fakültesi Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hakan Öniz, Akdeniz Üniversitesi Sualtı araştırmalarında dünyanın ilk 5 üniversitesi arasında yer alıyor. Dünya'da sualtı arkeolojisi adına kullanılan tüm envanterler bizde mevcut. 2018 yılında Antalya, Mersin, Adana kıyılarında 39 batık tespit ettik. Geçen yıl ise sadece bir ay içerisinde yaptığımız yüzey çalışmalarda 32 batık bulduk. Bu batıklar binlerce yıl öncesinin deniz ticaret yöntemlerini, insan yaşam tarzlarını ortaya koyuyor. 4 bin yıl önce kullanılan çıpayı Antalya kıyılarında bulduk. Adrasan'da bulduğumuz Roma dönemi Tabak Batığı önemli, günümüzden bin sene öncesine ait tabak setlerini bulduk. Bu setler bin yıl önce de hanımların tabak seti kullandıklarını gösterdi" dedi.
‘Bilimsel olarak çok değerli’
Öniz, "M.Ö 16. yüzyıla ait bir batığın kazısını yaptık. Bunun bilimsel makalesini yayınlayarak dünyaya duyurduk. Dünyanın en eski batığını Türk bilim adamları olarak ortaya çıkartmamız bizleri gururlandırdı. Bu batıkta ingotlara (bakır külçe) rastladık. Bu ingotlardan dünyada 5 tane var. Bu batıkta ise yüze yakın bulundu. Bilimsel olarak çok değerli. Bu bakırlar Kıbrıs'ın bakır madenlerinden çıkartılmıştı. O dönem nereye gittiğini bilmiyoruz. Belki de Troya'ya gidiyordu" diye konuştu.
Erdoğan'dan kutlama mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu sene 'Evimiz Akdeniz' mottosuyla düzenlenen Antalya'nın Fethi'nin 813'üncü yıldönümü kutlamaları için Vali Münir Karaloğlu'na kutlama telgrafı gönderdi. Erdoğan, telgrafta, “Antalya'nın Fethi'nin 813'üncü yıldönümü törenlerine davetiniz için teşekkür ediyorum. Akdeniz'e açılan kapımız Antalya, ülkemizin Akdeniz'deki varlığı ve ekonomimize değerli katkılarıyla her zaman stratejik bir önem sahip olmuştur. Akdeniz sahillerinde ilk fethedilen şehir olan Antalya, kahraman ecdadımızdan bizlere miras kalan gösterdiği gelişme ve büyüme ile bizleri gururlandıran tarihi kültürel ve doğal güzellikleriyle dünyanın önemli şehirleri arasında yer alan güzide şehrimizdir. Antalya'nın Fethi münasebetiyle düzenlediğiniz etkinlik vesilesiyle Antalya'mızı bizlere miras bırakan Selçuklu Sultanı 1. Gıyaseddin Keyhüsrev'i ve kahraman ordusunu rahmet ve minnetle yâd ediyorum. 813'üncü yıldönümü etkinliklerinin düzenlenmesinde emeği geçen herkesi tebrik ediyor. Aziz vatandaşlarımı en kalbi duygularımla selamlıyorum" ifadelerine yer verdi.
Keçe, Çiçek ve Kelebekler sergisi
Antalya Olgunlaşma Enstitüsü, fetih kutlamaları kapsamında ‘Keçe’, ‘Çiçek ve Kelebekler’ adlı 2 sergi düzenledi. Keçe sergisi 2 Mart Pazartesi günü Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlendi. Çiçek ve Kelebekler sergisi ise 3 Mart Salı günü Akdeniz Üniversitesi’nde yapıldı. Yapılan her iki sergiye de Antalyalılar tarafından yoğun ilgi gösterildi. Yapılan çalışmalar ve Antalya hakkında açıklamalarda bulunan Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal, “Antalya’nın zenginliklerinden olan kelebekler, Avrupa da ki birçok ülkenin kelebek çeşitliliğinden daha fazla sayıya sahiptir. Üçü endemik olmak üzere 183 kelebek çeşidi kayıt altına alınmıştır. Bu doğal zenginlik konusunda farkındalık yaratmak, yurt içi ve yurt dışı etkinliklerle tüm dünyaya tanıtmak amacıyla kelebekler birer replikaya dönüştürülmüştür. Antalya, güneşi, denizi, tarihi ve doğal güzellikleriyle ülkemizin ve dünyanın önemli turizm merkezidir. Bunun yanı sıra bitki ve endemik çeşitliliği bakımından kıskanılacak bir zenginliğe sahiptir. Evlerde, bahçelerde, balkonlarda yetiştirilen zengin bir çiçek yetiştirme kültürüne sahip olan Antalya, son yıllarda özellikle kesme çiçek yetiştiriciliği ve ihracatında da önemli bir merkez olmuştur. Şehrimizin çiçek kültürünü yaşatmak, gelecek kuşaklara aktarmak için geniş çaplı bir araştırma yapılıp ve bu araştırmalar doğrultusunda geleneksel giyim kültürüne de atıfta bulunarak sanatsal endemik çiçek replikaları üretilmiştir. Aslına sadık kalınarak tasarlanan kıyafetlerde Giyim, Nakış, Sanat Tasarım, Kuyumculuk, El Sanatları Seramik ve Cam alanlarında, 8 Öğretmen, 27 Usta Öğretici 1 yıl araştırma, 2 yılda tasarım ve üretim çalışmalarında ustalıklarını birleştirmişlerdir” diye konuştu.
Mahsum ALTAŞ
GÜNDEM
Yayınlanma: 05 Mart 2020 - 19:10
FETİH ETKİNLİKLERİ SUALTI ARKEOLOJİSİ İLE BİTTİ
Antalya'nın Fethi'nin 813'üncü yıldönümü etkinlikleri kapanış töreninde AÜ’de, ‘Antalya'da Sualtı Arkeolojisi’ başlıklı konferans düzenlendi
GÜNDEM
05 Mart 2020 - 19:10

