İsrail’in Filistin’e karşı düzenlediği saldırıları kınayan ‘Direniş Çadırı’ sözcüsü Özlem Beyhan, “Kahrolsun İsrail demek, kahrolsun Amerika demek veya emperyalizmin iş birlikçilerine konforlu alanlarımızdan bağırmak bir karşılık vermiyor. Bizler ısrarla diyoruz ki her toplum kendi iktidarlarına seslenmek zorundadır. Çünkü 7 Ekim’den sonra uzunca bir süre halkın tepkisine rağmen bu terör devleti ile ticaret devam etti. Bugün bile tüm inkarlara rağmen yeni bulgular önümüze düşüyor. Katil ve cani işgal rejimi, emperyalistlerin desteği ve bölgedeki işbirlikçiler sayesinde ayaktadır. İşgal, kökleri ve uzantılarıyla kendi habis varlığını pekiştirmek için uzun yıllardır elinden gelen her türlü gayreti göstermiştir. Emperyalizmin desteğini de arkasına alan Siyonist varlık, bölge ülkeleriyle çeşitli anlaşmalar yapmış, tanınıp bölge nezdinde meşru bir statü edinmek için iş birlikçi rejimlere ekonomik, askeri, politik alanlarda sıkı markajlar uygulamıştır” dedi.
‘SAVAŞ DEĞİL MÜDAFAA’
Gazze direnişinin sadece bir toprak parçası için değil, insanlığın onuru, özgürlüğü ve geleceği için verilen meşru bir müdafaa olduğunu dile getiren Beyhan, “Arkadaşlar, Gazze’nin direnişi, sadece bir toprak parçası için değil, insanlığın onuru, özgürlüğü ve geleceği için verilen meşru bir müdafaadır. Bu savaş, insan olma mücadelesidir. İşte bu nedenle aylardır meydanlarda sadece soykırıma uğrayan Gazze halkına bir nefes olmak için değil aynı zamanda insan olmanın bir gereği olarak bulunuyoruz. Bu nedenle Filistin hamaseti yapmak için değil zalimi bedeli her ne olursa olsun işaret etmek, ona karşı şahitlik etmek için mücadele ediyoruz. Değerli dostlar, İnançlarımız ve düşüncelerimiz farklı olabilir. Siyasal söylemlerimiz ayrışabilir. Fakat soykırıma karşı mazlumun yanında olma iradesini göstermiyorsak insan olmaktan söz edemeyiz. Soykırıma karşı açıkça bir tavır almamak bizi zalimin ortağına değil bizzat zalimin kendisine dönüştürür. Gazze’de Siyonistlere ve emperyalistlere karşı durmak bu nedenle sadece Gazze’nin kurtuluş mücadelesi değil bir insan olma direncidir” diye konuştu.
‘İSRAİL’E TEDARİK DURMALI’
Son olarak İsrail’e yapılan petrol tedariklerinin bir an önce durdurulması gerektiğini söyleyerek konuşmasını tamamlayan Özlem Beyhan, “Bu hafta bir rapor yayınladık. Bütün halkımızdan bu raporu dikkatli incelemesini rica ediyoruz. Çocuklar katledilirken hamasi nutukların ne kadar sahte olduğu o rapordaki verilerle ortaya çıkmıştır. Ceyhan’daki BTC Haydar Aliyev Deniz Terminalinden yüklenen tankerler ölüm saçan İsrail uçaklarının, askeri araçlarının, sivil görünümlü silahlı milislerin araçlarının tedariğini yapıyor. BOTAŞ’ın aracılık yaptığı bu kirli ticaretin bütün yetkisi BOTAŞ varlık fonuna bağlı olduğundan Cumhurbaşkanındadır. Her türlü yetkiyi istedikleri zaman keyfi kullanan yöneticilerimizin 40 yıldır ekmeğini yedikleri Filistin davasındaki bu hamasi tavırları tarihe kara leke olarak geçecektir. Hiçbir şekilde vazgeçmeyeceğimiz çağrımızı yineliyoruz. Umursamaz tavırları bırakıp derhâl petrol sevkiyatını durdurun. Kestiğinizi duyurduğunuz ama başka usul ve güzergâhlarla devam eden ticareti mutlak anlamda engelleyin” ifadelerini kullandı.
Oğuzhan BOZAĞAÇ