Antalyaspor'a maddi destek sağlanması amacıyla tahsis edilen hafriyat işi, beklenen gelirin sağlanmaması ve saadet zinciri iddialarıyla kent gündemini sarsmaya devam ediyor. Projeden elde edilmesi planlanan gelirlerin, kulübün kasasına girmediği ve bunun yerine bir ‘rant şebekesi’ne gittiğini öne süren Antalya Biriketçiler, Nalburiyeciler İnşaat Malzemeciler ve Hafriyatçılar Esnaf Odası Başkanı Özgür Bucaklı, yaptığı basın toplantısında çarpıcı ve şok edici iddialarda bulundu. Basın mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği toplantıda sözlerine, “Şimdi size anlatacaklarım ya belgelidir, ya şahitlidir. Yapılan görüşmelerin yeri, tarihi ve saati bellidir. Yaşananlarla ilgili yargı süreci oluşmuş, yürütmeyi durdurma kararı alınmış, siyasi parti gözetmeksizin tüm seçilmişlere, bürokratlara iletilmiş, CİMER'e 216 şikayet dilekçesi ulaştırılmıştır. Bu süreci oda başkanı olarak yönetimimle birlikte ortak karar alarak yönetmeme karşın bugün gelinen noktaya kadar geçen süreci kamuoyuyla paylaşma adına sizlerle bir araya gelme kararı aldım” diyerek başlayan Bucaklı, Antalyaspor’a katkı amacıyla yapılan tahsisin birileri için nasıl ranta dönüştüğünü örneklerle anlattı.

HAFRİYAT RANTA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ
“Antalya'da 1 milyar TL'nin üstünde hafriyat kazancı mevcuttur. Ancak bugün gelinen noktada kazanç kamuyu zarara uğratarak ranta dönüştürülmüş ve ekmeğinin derdinde olan esnafımızın bağlı olduğu Antalya Biriketçiler Nalburiyeciler İnşaat Malzemecileri ve Hafriyatçılar Esnaf Odası, 'yanlışa dur' dediği için cezası kesilmiştir” diyen BBaşkan Bucaklı şöyle devam etti: “Bildiğiniz gibi Antalya'da hafriyat haksızlığını ortadan kaldırmak ve oda üyelerimizin ekmek kavgasına haram düşmemesi adına konuyu yargıya taşıyarak, Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanım hakkı verilen Antalyaspor hafriyat alanıyla ilgili yürütmeyi durdurma kararı almıştık. Bunun üzerine '10 gün süremiz var' diyerek belediyenin gücünü de arkalarına alarak esnafımıza zulüm yaptılar. Ekstra maliyetler çıkardılar, mesela ruhsat esnasında kazı ücreti ödenmiş yerden çıkan hafriyatı başka bir yere döktüğü zaman da esnafımızdan ikinci kez döküm ücreti istediler. Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi belediyenin iştirakçi kuruluşu olan Sosyal Hizmetler A.Ş.'ye Antalyaspor Hafriyat Madencilik Sanayi Ticaret Limited Şirketi’ni ortak ediyor. Belediyeye ait Sosyal Hizmetler A.Ş.'nin ortakları Antalyaspor Kulübü Derneği, Bahattin Özkesemen ve Orhan Ecik oluyor. Yoldan geçen herkes belediyenin şirketine ortak olabilir mi? Boş hatta zarar eden bir şirketi Antalya'ya ortak etmek kanuna aykırıdır, Cumhurbaşkanlığı izni gerekmektedir. Bunun adı; kanuna arkadan dolanmaktır.”

SİLAH GÖSTERİP TEHDİT ETTİLER
“Sosyal Hizmetler A.Ş.'ye ortak edilen Antalyaspor Hafriyat Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin sahiplerinden Bahattin Özkesemen ve yanındakiler esnafımıza ‘Bize para ödeyeceksin, biz mafyanın adamlarıyız’ diyerek silah gösterip, tehdit etti. Antalyaspor'u arkalarına alarak mafyatik hareketlere başladılar. Bir örnek vermek gerekirse, Döşemealtı'nda silah gösterip, tehdit ettiler. Biz de karakola şikayette bulunduk ama savcılık 'kamu olayı bu' diyerek ifadelerimizi adliyede vermemizi istedi. Bir sonuç çıkmadı. Mahkeme kararının ardından hafriyat işlerinden sorumlu Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmet A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gürbüz'ün yanına gittik. Aynı zamanda Genel Sekreter Yardımcısı olan Gürbüz'ün makamında 21 Mart 2023 tarihinde buluştuk. Oda yönetimimden yanımda üç kişi vardı. Toplantıda Gürbüz, Antalyaspor Koordinatörü olarak Abdullah Saraçoğlu'nu, Antalyaspor Koordinatör Yardımcısı olarak Bahattin Özkesemen'le (Antalya Hafriyat Şirketi ortağı) tanıştırdı. Toplantıda ciddi tartışma yaşadık. Ben, ‘Bahattin Özkesemen nereden Antalyaspor Koordinatör Yardımcısı oluyor, bu adam Ankara'dan gelen şirket sahibi, esnafımıza mafyavari zulüm eden, ‘sana belediyeye ceza kestiririm’ diye tehdit eden kişi. Bunu Antalyaspor yöneticisi olarak nasıl toplantıya sokarsınız diyerek tepki verdim. O sırada arbede yaşandı. Mustafa Gürbüz araya girdi, sakin olmamız gerektiğini söyledi. Gürbüz bana, ‘Başkan bir şekilde bu adamla anlaşmak zorundasın. Hafriyat işini bu adamlar yönetecek. Cezalarda yükseldi haberin olsun. Bir ceza 1 milyon 470 bin TL’ diyerek, aba altından sopa gösterdi.”

SİSTEMLERİNİ ÖĞRENMEK İSTEDİK
“Yönetimimizde konuştuk ve Antalya'nın parasıyla ne yapmak istediklerini, arka planda ne oyun oynadıklarını, sistemlerini öğrenme kararı aldık. Başkan vekilimiz Halil Efe Çevik aracılığıyla Antalyaspor Hafriyat Şirketi ortağı Bahattin Özkesemen’den görüşme talebi geldi. Oda yönetimimizle birlikte, ‘Biz bunları bir konuşturalım, ne yapıyorlar anlayalım’ diyerek görüşme talebini kabul ettik. Antalyaspor Stadyumu'nun altındaki Antalyaspor Hafriyat Denetim Ofisi'ne ben, oda yönetiminden Halil Efe Çevik, Ali Özcan, Hasan Otuzaltı ile birlikte gittik. Bizi Antalyaspor Hafriyat Şirketi ortakları Bahattin Özkesemen ve Orhan Ecik karşıladı. Bahattin Özkesemen, bize hafriyat döküm şirketi kuracaklarını, şirketin ortaklarının Antalyaspor ile Hafriyatçılar Odası olacağını söyledi. Kurulacak şirketin yüzde 51'nin Antalyaspor Kulübü Derneği'nin, yüzde 49'unun Hafriyatçılar Odası olacağını belirtti. Ben de sorunlar çözülmeden işin ticarete dökülmesinin doğru olmadığını ifade ettim. Sahada ciddi sorunların olduğunu, esnafın rahatlaması gerektiğini belirterek şirket kurma işini doğru bulmadığımın altını çizdim. İkna olmadığımı gören Bahattin Özkesemen, koluma girerek toplantı odasından çıkardı ve 'bir yere gitmemiz lazım başkanım, gel benimle' diyerek Aziz Çetin'in yanına götürdü.”

‘PASTAYI BERABER YİYELİM’
“Bulunduğumuz yerin yakınındaki Antalyaspor Kulübü Derneği ofisine gittik. Dernek Başkanı Aziz Çetin bizi karşıladı. Bahattin Özkesemen, Aziz Çetin ve ben görüşme yaptık. Aziz Çetin, bana, ‘Sen dava açıp yürütmeyi durdurma kararı aldıracaksın. Ben belediyeden bir şekilde hafriyat işini alacağım. Sen dava açacaksın, ben vazgeçmeyeceğim. Oturup anlaşalım. Ben yoruldum. Burada bir pasta var gel, hep beraber yiyelim. Bu pasta sana da yeter, bana da yeter herkese yeter’ dedi. Ben, önceliğimin esnafım olduğunu dile getirdim, esnafa karşı sorumluluğumu anlattım, ticaret yapmak için oda başkanı olmadığımı ifade ederek oradan ayrıldım. Konuşmaları aktarınca, yönetim kurulu üyelerim, ‘bu pisliğe bulaşmadan sistemlerini nasıl çözeriz’ diye düşünmeye başladı. O günden sonra onların ne yaptıklarını anlamak adına esnafımızı korumak için aralarındaymışız gibi davranmaya çalıştık. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı ve Sosyal Hizmetler A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gürbüz, ne hikmetse her zaman onları koruma taraftarı oldu. Bu arada ihale yaptıklarını, ihaleyi Antalyaspor'a verdiklerini söylediler. İhale olmadığını öğrendim, adrese teslim teklifler hazırlanmış. Sosyal Hizmetler A.Ş. Antalyaspor'a tekrar hafriyat işini vermiş. Zaten protokolün yanlış olduğunu öğrendiğim o aşamada biz esnafa dokunulmaması gerektiğini söyledik. Onlarda bize ücretlerin tamamen iş yaptırılan kişilerden, müteahhitlerden alınacağını, esnafa dokunulmayacağını söylediler. 24 maddelik sözleşme hazırladık, ben de hazırlanan sözleşmeyi esnafa açıkladım.”

‘BAŞKAN BÖCEK’E HER ŞEYİ ANLATTIM’
“Meclisten geçmeyen yani resmileşmeyen hiç bir sözleşmenin bende hükmü yoktur, diye konuşunca, ‘sen esnafa açıklama yap daha sonra halledeceğiz’ dediler. İyi niyet gösterisi olarak sözleşmeyi esnafıma açıkladım. Her ne kadar aramızda sözleşme yaptıysak da 24 maddelik sözleşmenin hiç bir maddesini hayata geçirmediler. Kendilerine yakın olan 8-10 hafriyatçıyı kayırıp, diğer esnafımın ekmeğini kestiler. Biz olayları çözmek üzereyken Bahattin Özkesemen, benimle yalnız görüşmek istediğini ifade etti. Bahattin Özkesemen, bana sistemlerinin dönmesi için sessiz kalmam kaydıyla daireler teklif edince çevirdikleri dolapların boyutunu anladım ve soluğu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in yanında aldım. 27 Kasım 2023 saat 13.30’da Antalya Kitap Fuarı’nda Başkan Böcek’le görüştüm. Yarım saat hiç yorum yapmadan beni dinledi. Bütün yaşananları, bana teklif edilenleri, dönen dolapları isim isim anlattım. Başkan Böcek bana, ‘Sen evladım yaşındasın, her şeyden bilgim var. Seçimden sonra her şeyi çözüme ulaştıracağım’ dedi. Ancak ne hikmetse o günden sonra esnafımıza zulüm arttı. Örnek vermek gerekirse, 495 üyeli hafriyatçılar odası whatsapp grubumuz var. Bu grupta bir üyemiz döküm için Bahattin Özkesemen'den izin alıyor, döküm yaptıktan sonra izinli olmasına rağmen Büyükşehir Belediyesi 1 milyon 490 bin TL ceza kesiyor. Başka bir hafriyat firmasına aynı yerde döküm izni veriliyor. Belgeleri var. Adamına göre hareket etmeleri ne ahlaka, ne kanuna uyar, diyerek, Mustafa Gürbüz'ün yanında soluğu aldım. Ceza yiyen esnaf arkadaşlarımla birlikte kapısını çaldık. Elimizdeki bütün belgeleri gösterip, haksızlığa uğrayan esnafımızın hakkını aradık. Mustafa Gürbüz, haklı olduğumuzu ifade ederek, Büyükşehir Belediyesi Hafriyat Denetim Şube Müdürü Hasan Okudan'a talimat verdi, ‘Arkadaşlar haklı, meclis kararı ne gerektiriyorsa yapalım, bu cezayı halledelim’ talimatı verdi. Sonra Gürbüz'ün bizi yönlendirmesiyle Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı İnanç Argun'la görüştük. Argun bize, ‘Altıntaş Mahallesi'nde döküm yeri kuş cenneti. Problemli bir yer, kesilen cezayı iptal edemem. O yer yasak' dedi. Yani Büyükşehir Belediyesi'nin bir birimi firmalara döküm izni verirken, başka bir birim ‘yasak’ dedi.”

‘ODADA ÇATLAK SESLER BAŞLADI’
“Esnafımın yanında olmak adına verdiğim mücadele sürerken odamın yönetim kurulu üyeleri toplantılarımızda farklı konuşmaya başladılar. 6 kişilik yönetim kurulu üyeleri toplantıda, ‘Bu esnafın arkasında durulmaz. Kim suç işlediyse cezasını çekmeli. Başkan sen sadece oda başkanlığını yap, bu işlere karışma. Esnaf ikiyüzlü. Bahattin Özkesemen'le iş birliği yapıyorlar’ gibi tam tersi bakış açısıyla cümleler sarf edince ben yönetim kurulumu uyarmak zorunda kaldım ve şüphelenmeye başladım. O saatten sonra oda yönetiminin bu işin neresinde olduğunu araştırdım. Daha sonra Antalyaspor hafriyat yolsuzluğu iddiaları basında yazılmaya başladı. Kentte kamuoyu oluştu. Yönetim kurulu üyelerim basına haberleri benim verdiğim konusunda suçlamalarda bulunarak, tepki vermeye başladılar. Antalya Sosyal İşler A.Ş.'nin ortağı, Antalyaspor Hafriyat Şirketi'nin sahibi Bahattin Özkesemen yönetim kurulu aracılığıyla bana haber gönderdi. Yönetim kurulu üyeleri, bana, ‘Bahattin Özkesemen der ki; Muhittin Böcek talimat verdi. Maddi ve manevi seni bitirecek. Sen bu işlere müdahil olma. Sessizliğimizi koruyalım. Sen bu işlere karışma’ diye tehdit cümleleri sarf etti. Bizim işimiz siyaset değil diyerek üyelerimizin ekmek kavgasını anlatmak için oda başkanı olarak çalmadık kapı bırakmadım. Siyasi parti gözetmeksizin herkesin kapısını çaldım, bürokratlara anlatarak çare aradım. Dava açtım, resmi şikayetlerde bulundum, yeri geldi tartıştım, yeri geldi karakolluk oldum. Ben çare aradıkça arkamdan oyun çevirmek istediler. Örneğin, yönetim kurulu üyem Halil Efe Çevik'in kızının düğününde benim yerimi Bahattin Özkesemen'in yanına ayırmışlar. Ben oturmak istemeyince ‘Başkan düğündeyiz burası yeri değil’ diyerek zorla yanına oturttular. Sonra, ‘Başkan Özgür Bucaklı, Bahattin Özkesemen'le birlikte’ algısını yönetmeye çalıştılar ama başarılı olamadılar. Baktılar olmuyor! Bana haber verilmeden yönetim kurulumun toplantı yapmaya karar verdiğini öğrendim. Şehir dışında olduğum bir zamanda geç vakit beni Halil Efe Çevik arayıp bensiz toplantı yapacaklarını söyleyince ciddi kavga ettik. Bunun üzerine yönetim kurulu üyelerim Kenan Say, Evren Çınar yanıma gelerek; ‘Senin haklı olduğunu biliyoruz ama sesimizi çıkaramayız. Biz kendimizi kurtarma derdindeyiz, çıkıp ‘sen haklısın’ diyemeyiz. Senden ricamız lütfen yönetim kurulu üyeleri Ali Özcan, Halil Efe Çelik, Hasan Otuzaltı'dan özür dile. 1,5 yılımız daha var. Olağanüstü seçime gitmeden 1,5 yıl daha yönetimde kalalım’ dediler. Ben de 'Özür dileyecek neyim var benim. Çiğ yemedim karnım ağrımıyor, çiğ yiyenler düşünsün’ diye konuşup, görüşmeyi orada sonlandırdım.”

‘OLAĞANÜSTÜ KONGREYE GİDİYORUZ’
“Seçime 1,5 yıl varken, yönetim kurulu bensiz 24 Temmuz 2024 tarihinde toplantı yaparak acil seçim kararı aldı. Acil seçim kararı alınması için bizim yönetim olarak odayı dolandırmamız gerekiyor. Öyle durup, dururken ‘canım sıkıldı’ diyerek acil seçim çağrısı yapılması yasal değil. Hiçbir sebep olmadan, başkana bilgi verilmeden odanın seçime götürülmesiyle ilgili Ticaret Bakanlığı’na itiraz dilekçemi sundum. Basın açıklamasından sonra yönetim kurulu üyelerim hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Şimdi 29 Ağustos 2024 tarihinde Esnaf Odaları Birliği’nde saat 15.00 ile 17.00 arası olağanüstü kongreye gidiyoruz. Bir taraftan odayı seçimlere götürürken diğer taraftan da ÖZ-KO Hafriyat Madencilik İnşaat Malzemeleri Taşımacılık Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi kurulmuş. Bu şirkete odamızın yönetim kurulu üyesi Ali Özcan yüzde 24 ortak edilmiş, Abdullah Saraçoğlu, Sebahattin Kaya ve Akın Kütük ortaklığıyla yeni kurulan şirketle işlerini devam ettirmek istiyorlar. Bir de OBA Hafriyat Madencilik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi kurulması için başvuru yapılmış. Yüzde 10 Antalyaspor Kulübü Derneği'nin ortak olduğu şirkette yüzde 24,5 payla yine aynı isim olan oda yönetim kurulu üyemiz Ali Özcan, yüzde 32,75 payla Bahattin Özkesemen ve yüzde 32,75 pay ile de Akın Kütük ortak edilmiş. Bu şirket yapılarını görünce bana kabul ettiremediklerini oda yönetim kurulu üyesi Ali Özcan üzerinden yapmak istediklerini fark ettim. Amaçları Antalyaspor ve Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin arkasına sığınarak rant devşirmektir.”
‘SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIM’
“Antalyaspor'u boş şirketlere ortak yaparak, döküm sahası açılmadan döküm sahasına giren malzeme harici malzeme alınması yasaya uygun değildir ama kanunu, mevzuatı, kuralları hiçe sayıyorlar. Amaç, işi kılıfına uydurmak! Bu şirketler kaşe şirketi olarak kurulmuş. Şimdi anlatacaklarım müteahhitler ve hafriyatçı esnafım için çok önemli. Lütfen ekmeğinize ve Antalyaspor'un parasına sahip çıkın! Kazıya başladığın anda müteahhit, hafriyatçı firmaya kaşe vurması durumunda yapılacak hiç bir şey kalmayacak. Müteahhit firmanın ruhsatına bu kurulan şirketler kaşe vurunca başka hiç bir hafriyat şirketi o inşaatta iş yapamayacak. Yapabilmesi için kaşe şirketlerinden izin alması gerekecek. Kamyoncudan alınan ücret haricinde bir de saat başı makineciden ücret alma hedefindeler. Zorunlu komisyonu ödemek istemeyenler ne mi olacak? Ya onların gösterdiği firmayla çalışırsın ya da çalışamazsın. Çalışmazsan özel sözleşmeye göre müteahhidin inşa ettiği binaya ASAT su bağlamaz. İskan alamazsınız. Yaptığın daireleri 'suyu yok, çeşmesi yok, su hattı yok, su saati yok' diye satmak zorunda kalırsın. Kim alır suyu olmayan daireyi sorarım size? Bir de bunlar yaşanırken Allah'tan korkmaz, kuldan utanmazlar oda adına benden yazılı teminat istediler. Sözde sözleşmede bir daha dava açmamam istendi! Bundan sonraki süreçte kendi işlerine uygun oda yönetimi istedikleri için acil seçime gittiler. Tüm yönetim kurulu üyelerim bu sisteme ayak uydurmak için seçim kararı aldı. Basın toplantımızı bitirdikten sonra yönetim kurulu üyelerime kanunsuz aldıkları kararla ilgili, Bahattin Özkesemen, Orhan Ecik'e ise tehdit, şantaj suçlaması iddiasıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmaya gideceğiz"
EMRE ARKIN