Odalar her mânada, zaman ve zeminde konuşulur. Karanlık oda, gizemli oda, küçük oda, büyük oda, yatak odası, oturma odası, kozmik oda vs. odanın her birisinin yerine göre özelliği vardır. Gündem odalarda belirlenir.
ODASIZ OLMAZ.
FETÖ’DE İHANET BİTMEZ
Muhtemelen 1998 yılında idi. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası seçimi vardı. Bizde bir grup arkadaş, “katılalım” dedik.
Sağın bütün yelpazesi, her cemaat ve partiden iş adamları bir birliktelik oluşturduk.
Büyük bir heyecanla gruplar oluşturuldu. Birkaç toplantı yapıldı. Bizim gruptaki arkadaşların bir kısmı göstermelik çalışmalar yaptı. Hatta karşı gruba destek verdi.
En ağırımıza giden ise, ekip başları Nevzat Ayvacı ile Saim Yuva’nın ihanetiydi.
Biliyorsunuz; basın ve medyada Nevzat Ayvacı’nın FETÖ’nün gizli kasası, Saim Yuva’nın ise FETÖ’nün kız kardeşinin damadı olduğu lanse edilmişti.
Beyaz eşya grubunda, Türk Ocağı Başkanı Ali Okur ile Rasanet Vakfından Hizmet Grubundan Saim Yuva adaydı. Herkes bu gruba destek oluyordu.
“Karşı grupta kimler var?” diye bir çalışma yaptık.
Hayret! Beraber yola çıktığımız Saim Yuva karşı grubunda listesindeydi. Hepimiz şaştık kaldık.
Bu nasıl ihanetti? İçimizdeki köstebek miydi?
Grubu hemen topladık.
Ali Okur barut fıçısı gibiydi.
Bu ne hainlik? Bize bunu niye yaptınız? Bu ne biçim birliktelik? Bizi sırtımızdan vurdunuz.
Nevzat Ayvacı gayet rahat ve pişkin bir tavırla:
“Ali Bey, niye kızıyorsunuz? Biz zaten bu grupta zayıfız. Kazanma şansımız az. Bizde hiç olmazsa bir meclis üyeliğini alırız, diye böyle yaptık. Biz yine diğer gruplarda sizinle beraberiz. Önemli olan meclis üyesi olmak”.
Ali Okur ve diğer grup üyeleri üzüntülerini belirtip sitem ettiler. Bu sözler grubun dağılmasına yetti.
Çok ucuza gitmiştik.
“Müslümandır, hizmet ehlidir.” dediğimiz insanların güvenilir olmadığını gördük.
Münafıklığın alameti 3’tür:
-Yalan yere yemin etmek.
-Emanete hıyanet etmek.
-Verdiği sözde durmamak.
O günden sonra bu grupla hamdolsun yakınlığımız, yol arkadaşlığımız olmamıştır.
Daha sonraları bu grup, her seçimde, “Başarıya ulaşmak için her şey mübah” demiştir ve uygulamıştır.
Geçtiğimiz dönemlerde de, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı ve Meclis Başkanlığı için aynı grubun entrikaları etken oldu. Bir gecede her şey değişti.
Odalarla ilgili birkaç yazı yazmıştım.
“Odalar görevlerini yapıyorlar mı?, Siyasetin Arka Bahçesi mi? veya Sıçrama Tahtası mı?” diye.
Bu yıl seçimler, iki sosyal demokrat adayın çekişmesine sahne oluyor.
MHP adayının da büyük bir gayretle çalıştığı söylenmektedir.
Hiçbir adayın kişiliği üzerine söz söylemiyorum. İnsanların mutlaka siyasi görüşleri olur. Bunları STK’lara yansıtmamak gerekir.
AK Parti adayının (Daha önce CHP’nin adayı gibi değerlendirilmişti. ATSO toplantısına sadece Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’ nu davet etmişti. Sayın Türel de tepki koymuştu.) sosyal demokrat bir aday olduğu kulislerde konuşuluyor.
Kamuoyunda; “BU ADAY KAZANIRSA, HERKES REY VERDİ. KAYBEDERSE, AK PARTİ KAYBETTİ.” denecektir.
AK Parti kendi içinden aday çıkarmamıştır. Zaten siyasi partilerin direk bu işin içine girmeleri de doğru değildir.
Sayın Menderes Türel Büyük Şehir Belediye Başkanı olarak bu tür seçimlere müdahale etmemektedir.
Bu akıllı bir harekettir.
Kazanan ve kaybeden herhangi bir partinin elemanı gibi olmamalıdır.
Bu seçimde gruplar, birbirlerini rencide edici hal, tavır ve konuşmalardan kaçınmalıdır.
Benim şirketlerimden bir tanesi, karma olan 42. Gruptur.
Grupta; OSGB, mali müşavirlik, temizlik, güvenlik, insan kaynakları, danışmanlık, emlakçılık, sigortacılık, cenaze işleri, falcılar, takipçiler, peyzaj, ambalaj, gümrük, marka yönetimi, ilaçlama, internet kafe, çağrı merkezi, çiçekçiler, öğretmenler, laboratuvarlar vs. dahil 22 meslek var.
Bunların bir kısmının grubu olmasına rağmen buraya almışlardır.
Neden? Neden? Neden?
Anlamak mümkün değildir.
Aşure Grubu…
22 Mart 2016 Tarihli İleri Gazetesi’nde yayınlanan yazımın bir bölümü şöyleydi;
“ATSO’nun kuruluş amaçları bellidir. Faaliyetlerini de buna göre yürütmekle mükelleftir. Hiçbir zaman belirli bir zümrenin tekelinde olamaz. Bu zaten bizim Ahilik anlayışımıza uygun değildir.
ATSO yöneticileri eski başkanlarının gönlünü hoş tutmak yerine, Antalya için çaba sarf etmelidir…
ATSO ve iştirakleri Antalya’daki bütün iş adamlarının kuruluşudur.
ATSO binası ve iştirakleri CHP merkezi ve CHP’nin arka bahçesi olmamalıdır.”
Evet, yarış centilmence olmalı, siyasallaşmamalıdır. FETÖ’ye de çok dikkat edilmelidir.
Slogan;
HER ŞEY ATSO VE GÜZEL ANTALYA İÇİN OLMALIDIR.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odasını birleştirecek, kucaklayacak, ötekileştirmeyecek, siyasallaştırmayacak, hizmet edecek adayın kazanması Antalya’nın kazanması demektir.
Kalın Sağlıcakla…
GÜNDEM
Yayınlanma: 03 Nisan 2018 - 11:54
Güncelleme: 03 Nisan 2018 - 12:23
HANGİ ODA, KİMİN ODASI?
GÜNDEM
03 Nisan 2018 - 11:54
Güncelleme: 03 Nisan 2018 - 12:23

