Geçtiğimiz günlerde Kocaeli-Gebze’de aralarında yavru kedi ve köpeklerin de bulunduğu 43 hayvan belediyeye ait barınakta ilaçla öldürüldüğü yönündeki haberin ardından öldürülen hayvanların siyah çöp poşetleriyle konteynerlere atıldığına ilişkin görüntüler sosyal medyada yayımlandı. Hayvanlara uygulanan insanlık dışı uygulamaya tepki gösteren hayvanseverler, Antalya Muratpaşa Kent Meydanı’nda bir araya geldi. hayvanseverler adına konuşan Ferdane Göksen Uludüz, “Dün yine güne yine katliam haberiyle başladık. Kocaeli’nin Gebze ilçesinde onlarca köpek ve kedi çöp konteynerleri içinde ölü bulundular. Gönüllülerin takibiyle ortaya çıkan görüntülerde katliamın nasıl sistematik planlandığını ve gerçekleştirildiğini gördük” ifadelerini kullandı.
‘ZABITA ENGELLEDİ’
Yaşayan hayvanları kurtarmak isteyenlere zabıtaların engel olduğunu dile getiren Uludüz, “Hayvanlara bakım vermek için maaş alan barınak çalışanları boğma tasmalarla kafeslerden çıkardıkları hayvanları önce şırınga ile öldürdüler sonra çöp poşetlerine koyup çöp konteynerlerine çöp gibi attılar. Bu olayı görüntüleyen gönüllüler hızla gidip tüm hayvanları konteyner içerisinden çıkardıklarında bazılarının can çekiştiğini, pek çoğunun ise çoktan öldüğünü gördüler. Bu katliam karşısında tepki gösterenlere bir de zabıta engel çıkardı. İçeride kalan ve yaşayan hayvanları çıkarmak isteyenlerin üzerine zabıta yürüdü. Gebze Barınağı önüne giden aktivistlerden birinin aktardığına göre yetkililer ‘Yasayı uyguladık’ diyorlar” dedi.
‘NEFRET İKLİMİ HAKİM’
Sokakta yaşayan hayvanlara yönelik şiddetin sistematik bir hal aldığını vurgulayan Uludüz, “İlk günden beri söylüyoruz, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklik bir katliam önerisidir! yasa çıkmadan önce de katliam yapan yetkililer, yasanın çıkmasından sonra katliamlara hız kazandırdı. Kedilere ve köpeklere dönük canice saldırılar da bu yasanın yarattığı nefret ikliminde çoğaldı. Nasıl ki İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması ile kadınlara ve LGBTİ+'lara dönük şiddet sistematik bir hal almışsa, yasa değişikliğinden sonra sokakta yaşayan hayvanlara dönük şiddet ve toplamalar da sistematik bir hal aldı” şeklinde konuştu.
‘İŞKENCELİ GÖZALTI’
Yasanın geri çekilmesi ve hayvan ölümlerinin son bulması gerektiğine dikkat çeken Uludüz, “Barınaklar toplama kampıdır. Barınaklarınız kan kokuyor diyorduk, bir kez daha öfke ve üzüntüyle gördük ki haklıyız. Dün birçok şehirde pek çok inisiyatif, dernek ve bireysel gönüllü bu vahşete ortak olmadıklarını, bu katliamların son bulması için bu yasanın geri çekilmesi gerektiğini haykırmak için sokaklardaydı. Fakat devlet yine failleri korudu ve eylemcileri gözaltına alında. Ankara'da 11 yaşam hakkı savunucusu ters kelepçeyle, işkenceyle gözaltına alındı” diye konuştu.
‘UTANÇ VESİKASI’
Son olarak yasa değişikliğinin sadece hayvanlara değil, insanlara karşı da suç olduğunu söyleyen Ferdane Göksen Uludüz, konuşmasında şunları kaydetti: “5199 sayılı kanunda yapılan değişiklik açıkça yaşama karşı bir suçtur. Sadece hayvanlara da değil, insanlığın bütününe karşı da işlenmiş bir suçtur. Bu suça ortak olmayacağız! Hayvanların yaşam hakkını savunmamızın önüne engel koyamazsınız. Barikatlarınızı katillerin önüne kuracaksınız. Yaşamı savunanları, tüm türlerin özgürce yaşamını savunanları değil katliam faillerini gözaltına alacaksınız. Yasa daha meclisten geçtiği gün bile bir utanç vesikasına dönüştü. Üstüne katliamlar ardı ardına geldi, bilebildiklerimiz sınırlı. Niğde, Altındağ, Polatlı şimdi de Gebze. Ancak biliyoruz ki bu ülkenin her yerinde yasaya dayanarak hayvan cinayeti işleniyor. AYM yasayı derhal iptal etmelidir.”
Oğuzhan BOZAĞAÇ