‘CEVAP SAĞLIK BAKANINDA’
Sağlık çalışanlarının çalışma düzenine müdahale edildiğini söyleyen Ertürk, “Şimdi de yine Sağlık Bakanlığı tarafından 2018'den beri hazırlığı yapıldığı ifade edilen Aile Hekimi meslektaşlarımızın çalışma düzenine müdahale edecek bir yönetmelik taslağı ile karşı karşıyayız. Çoğunluğu apartman altlarında kiralanan dairelerde neredeyse tamamen taşeron sistemiyle, her türlü girdi ve çıktısı hekime yüklenmiş şekilde koruyucu sağlık hizmetlerini yürütmeye çalışan aile hekimlerimiz bu yönetmelikle birlikte bakanlık tarafından tacize uğramakta, mesleki onurları örselenmekte, matematik profesörlerini kıskandıracak formül hesapları ile maaşlarında kesintiler getirilmektedir. Düşünün ki; bir hekimin yeterliliğini değerlendirebilecek kişinin yine bir hekim olabileceği gerçekliği karşında, ‘doktorunuzdan memnun musunuz‘ sorusunun cevabı bir ücretlendirme kriteri olarak görülmekte, doktorun yazdığı reçetedeki ilaç dahi performans kriteri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu garabetin varsa mantıklı bir cevabını ancak çiçeği burnundaki Sayın Sağlık Bakanımız verebilir” diye konuştu.

‘CAN GÜVENLİĞİMİZ SAĞLANSIN’
Sağlık çalışanlarının can güvenliği olmadığını dikkat çeken ve şu an ki yönetmeliğin bir kölelik sistemine dönüştüğünü vurgulayan ANTAHED Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Dilek Şahin ise şunları kaydetti:
“Haklarını yemeyelim. Aslında bakanlığımız seyretmemiş, hep bizi düşünmüş, akıllarının bir köşesinde hep biz olmuşuz. Doktor arkadaşlarımız canının derdindeyken, şiddet görmeleri önemli değil, karmaşık formüllerle nasıl paralarını keseriz diye düşünmüşler. Doktor arkadaşlarımız hekimlikle alakası olmayan işler altında ezilirken, yine şiddet görmeleri önemli değil, nasıl daha çok çalıştırabiliriz diye düşünmüşler. Doktor arkadaşlarımız usulsüz taleplerden, şikayetlerden ve mobbingden yorulmuşken, bunların hiçbiri önemli değil, ne yapalım edelim sözleşmelerini feshedelim de nasıl işten atabiliriz diye düşünmüşler. Bunalıma girmeleri, intihar etmeleri ya da ölmeleri de hiç önemli değil. Biz en güzeli bu doktorları vatandaşın vereceği puanlara göre değerlendirelim diye düşünmüşler. Şimdi biz de pompalı tüfekle hastane basıldığında masalar arkasına saklanarak can güvenliği olmadan çalışmak zorunda bırakanlara puanımızı açıklamak üzere Türkiye’nin tüm illerinden kalkıp, 19 Ekim Büyük Ankara Mitingi için Ankara’ya, Anıtpark’a geliyoruz. Biz de milletinin sağlığı için hizmet eden bu vatanın tertemiz, pırıl pırıl evlatlarına ‘Sigma Kölelik Yönetmeliğini’ reva görenlere puanımızı açıklıyoruz. Biz de Türk Sağlık Sistemi’ni hiçbir bilimsel dayanağı olmayan popülist politikalara kurban edenlere puanımızı açıklıyoruz. Koskoca bir sıfır. Kölelik değil, güvenlik isteriz”
Oğuzhan BOZAĞAÇ