Doç.Dr. Arslan, hipertansiyon konusunda farkındalığı artırmak, sebep olduğu sorunlara dikkat çekmek, kişilerin ve toplumların hipertansiyon konusunda bilinç düzeyini artırmak amacıyla Dünya Hipertansiyon Birliği (WHL) tarafından 2005 yılından itibaren 17 Mayıs gününün Dünya Hipertansiyon Günü ilan edildiğini ifade etti.
Kontrol altına alınabilir
Kan basıncının yüksekliğini bilmenin tek yolunun ölçmek olduğunu belirten Doç.Dr. Şakir Arslan, şöyle konuştu: “Çünkü, yüksek kan basıncı (hipertansiyon) çoğu kez belirti göstermeden gelişmekte olup, ülkemizde yüksek kan basıncına sahip insanlarımızın yarıya yakını hastalığın farkında bile değildir. Hipertansiyon, yaşam tarzı değişiklikleri başta olmak üzere risk faktörlerinin azaltılması gibi önlemlerin alınması ve gerektiğinde ilaçların düzenli kullanılması ile kontrol altına alınabilir bir hastalıktır. Ancak, bu hastaların yüzde 15’i bir ilaç kullanmamaktadır. İlaç kullanan hastaların da yaklaşık üçte birinin tansiyonu kontrol altında değildir. Bunun sebebi de kişilerin düzensiz ve eksik ilaç kullanmış olmasından kaynaklanmaktadır.”
Yaş ilerledikçe artıyor
Hipertansiyonun yaşla birlikte arttığına dikkat çeken Doç.Dr. Şakir Arslan, şunları söyledi:“18 yaş üstü erişkin insanların üçte birinde hipertansiyon varken, bu sıklık 65 yaş üstünde dörtte üçe çıkmaktadır. Bu nedenle yaş ilerledikçe daha sık tansiyon ölçülmeli, kan basıncı yüksekliği tespit edilir edilmez de gerekli önlem alınmalıdır” dedi. Asıl hedeflenenin, kan basıncı yüksekliği oluşmadan gerekli önlemleri alarak hastalanmayı önlemek olduğunu söyleyen Doç.Dr. Şakir Arslan,”Bunların başında yaşam tarzı değişiklikleri dediğimiz önlemler gelmektedir. Hareketli bir yaşam sürerek hipertansiyondan korunmak mümkündür. Eğer masa başı bir iş yapıyorsak günlük 30-45 dakika arasında bir yürüyüş faydalı olacaktır. İşlenmiş ve hazır gıdaları azaltarak daha fazla sebze ve meyve tüketip hem formunuzu koruyup hem de kan basıncının yükselmesine engel olabiliriz” dedi İ
Yorumlar
Kalan Karakter: