Bizler önemli olayları unutmamalı, nesillerimize de unutturmamalıyız. Her olaydan bir ders çıkarılmalıdır.
Tarihte iyi günler kadar kötü günler de sahiplenilmelidir. Böyle kötü günlerin yaşanmaması için neler yapılmalıdır, neslimize de bu öğretilmelidir.
Türkler tarih boyunca gayrimüslimleri, Yahudileri, Rumları, Ermenileri hep korumuştur. Osmanlılar döneminde de önemli mevkilere getirmişlerdir.
Elbette Ermeniler içinde dürüstler, Türk milletini sevenler, azınlıkta da olsa vardır. Bugün gerek Azerbaycan’da, gerekse Türkiye’de yaşayan Ermeniler hiçbir ayrım gözetmeden bizim vatandaşımızdır.
Avrupa ve Amerika’daki Ermeni lobileri sadece kendi milliyet ve menfaatlerini düşünmektedirler. Beraberlik ve birliklerini ancak Türk düşmanlığı üzerinde sağlayabilmektedirler.
Osmanlı zayıfladığı zamanlarda Ermeniler, Balkanlar’da ve Doğu Anadolu’da hep katliamlar yapmışlardır. İnsanlarımızı arkadan vurmuşlar, soykırım uygulamışlardır. Devletimiz de onları tehcir etmiştir. Avrupa’da kurdukları ASALA terör örgütüyle diplomatlarımızı kalleşçe şehit etmişlerdir.
Maalesef kan ağlayan, zulme uğrayan, hep Müslümanlar olmuştur. Myanmar’da, Arakan’da, Keşmir’de, Doğu Türkistan’da, Suriye’de, Irak’ta, Mısır’da, Filistin’de, Karabağ’da, Bosna’da hep kardeşlerimiz zulme uğramış, katledilmiş, soykırım uygulanmıştır.
Rusya dağılınca, rahmetli Prof. Dr. Turan YAZGAN, rahmetli Prof. Dr. Nevzat YALÇINTAŞ, Prof. Dr. Şakir AKÇA, Rasim CİNİSLİ ve bir grup dost ile Azerbaycan’a gittik. İmam Mustafa TAŞDEMİROĞLU, Ebulfeyz ELÇİBEY’lerle beraber olduk. Bakü’de Azadlık Meydanı’ndaki büyük mitinge katıldık. Karabağ’a, Gence’ye, Şamahı’ya gittik. Sonra da üç araba ile Gürcistan üzerinden tekrar Azerbaycan’a karayoluyla vasıl olduk. Daha sonraki yıllarda Azerbaycan devlet başkanı Sayın İlham ALİYEV’in davetlisi olarak Bakü’deydik. Türk Dünyası Kurultayı’na katıldık. “İki devlet, tek millet” sloganının gerçekleştiği bir toplantıydı.
Azerbaycan deyince aklımızdan hiç çıkmayan “HOCALI KATLİAMI” gelir. 1992 yılında Ermeni güçleri Karabağ’ın yüzde yirmisini işgal etti. 27 yıl önce 25 Şubat’ı 26 Şubat’a bağlayan gece Ermeni milisler, 613 sivil kişiyi, çocuk, kadın, yaşlı, genç demeden katletti. 487 kişi yaralanmış, 1275 kişi rehin alınmıştı. Çocuklar yetim, anneler dul kalmışlardı. Toplu katliamda, silahsız sivil halktan kaçanların evlerine, barklarına, tarlalarına Ermeniler el koymuştu. Camilerimiz ahır yapılmıştı. İşgal ettikleri bu topraklarda, hiçbir Azeri’nin yaşamasına müsaade etmediler. Her türlü zulüm, işkenceyi yaptılar. İnsanları diri diri yaktılar. Şehit edilenler askerler değil, sivil, hiçbir şeyden haberi olmayan masum Türk kardeşlerimizdi.
Hocalı, dağlık bölgedeki bir Türk köyüydü. Hiçbir Ermeni burada yaşamıyordu. Burada bir soykırım, tehcir yapıldı. Ama ne yazık ki HİÇBİR KATİL, HİÇBİR CANİ ULUSLARARASI MAHKEMELERDE YARGILANMADI.
Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi’ne göre bu bir soykırımdır. Ermenistan soykırımı kabul ederek gerçekleri kabul etmelidir. Serj SARKİSYAN yabancı gazetelere verdiği röportajda “Sivilleri katletmeyeceğimizi zanneden Azerilere ders verdik.” diyor ve katliamı itiraf ediyor.
Katliam için Lübnan, Fransa, Amerika ve Rusya gibi ülkelerden gelen Taşnaklar da vardı. Hocalı’da bir savaş olmamıştır. Savunmasız ve sivil Azeri halkına karşı en geniş kapsamlı katliam ve soykırım yapılmıştır.
Değerli okurlar, ben halen 19 vakıf ve derneğin kurucusu veya üyesiyim. Bunlardan bir tanesi de Azeri Evi’dir. Başkanlığını Sayın Celal Bayar GÜDEKLİ’nin yaptığı dernekte, denetim kurulu başkanlığını da ben yapıyorum. Antalya’daki Azeri kardeşlerimiz ve gönül dostlarımızla bu konuları hep konuşuyoruz.
BİZ NE YAPMALIYIZ?
“Hocalı Katliamı” uluslararası boyuta taşınmalıdır. “Hocalı Katliamı” nın soykırım olarak tanınması sağlanmalıdır. Her ülkede bir soykırım müzesi kurulmalıdır. Öncelikle bu çalışma Türkiye, Türk Cumhuriyetleri ve İslam ülkelerinde koordine edilmelidir. Katiller yargılanmalıdır. Dünya gündeminde bir lobi oluşturulup, katliam her ülkede ayrı ayrı anlatılmalıdır. Resim, slayt, yazı ve şiirlerle, sergi, çalıştay, konferans ve panellerle bu soykırım dünyaya yeniden anlatılmalıdır. “Düşman kimdir?” nesillere tarihi süreçte öğretilmelidir. Değerli okurlar, geçtiğimiz hafta Playland şirketi ile ilgili bir yazı yazmıştım. Kurumsallık ve sorumluluk örneği gösteren Genel Müdür Sayın Muhammet Nur TAŞ’a nazik cevabı için teşekkür ederim. Kalın sağlıcakla…
