Toplumsal barış için tecridin kaldırılması ve hapishanelerdeki hak ihlallerinin son bulması amacıyla İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi tarafından 'İnsan Hakları Nöbeti' başlatılarak basın açıklaması yapıldı. Türkiye hapishanelerinde meydana gelen hak ihlallerinin Cumhuriyet tarihi ile yaşıt olduğunu belirten İHD Antalya Şube Başkanı Ebedin Altınkaynak, "Bu ihlallerin giderilmesi konusunda bugüne kadar iktidara gelen hiçbir hükümetin kaheı politikalar geliştirmemesi, sorunun daha da derinleşmesine neden olmuştur. Derneğimiz, 12 Eylül askeri darbesinden sonra Türkiye hapishanelerinde meydana gelen işkence ve kötü muamele uygulamaları ile yaşam hakkı ihlallerinin sona erdirilmesi amacıyla bir araya gelen mahpus yakınları, aydımlar, hak savunucuları ve hukukçular tarafından kurulmuştur. 37 yıllık tecrübemizle söyleyebiliriz ki Türkiye hapishanelerinde meydana gelen ihlallerin en önemli nedeni devletin iç barışını sağlamak konusundaki isteksiz davranışlarından kaynaklanmaktadır" dedi.
'İHALELLER ARTIYOR'
Hapishanelerde tutulan mahpus sayısının ve yaşanan ihlallerin her geçen gün arttığının altını çizen Altınkaynak, "Türkiye hapishaneleri, hirçok sorunun sürekli hale geldiği ve mahpus yaşarrum tehdit eden uygulamalar ile birer "insan hakları ihlal merkezlerine dönüşmüştür. Hapishanelerde tecrit ve izolasyon, işkence ve kötü muumele, sosyal hakların engellenmesi, sürgünler, hasta mahpusların tedavi haklarının engellenmesi, idari gözlem kurulu kararları ile tahliyelerin engellenmesi, şüpheli ölümler gibi yaşam hakkım ortadan kaldıran birçok ihlal meydana gelmektedir. Bilindiği üzere hapishanede tutulan mahpusların haklarına saygı gösterilmesi ve haklarını kullanırken ayrımcı bir politika ile karşılaşmaması Devletin sorumluluğundadır. Devletler, hapishanede tutulan mahpusların politik görüşüne, etnik kimliğine, cinsiyetine ve diğer farklılıklarına bakılmaksızın insan onuruna yaraşır bir tutum belirlemekle yükümlüdür" ifadelerini kullandı. 'AĞIR İHLALLERE NEDEN OLUYOR"
Türkiye'de yeni kurulan S Tipi, Y Tipi ve Yüksek Güvenlikli Hapishanelerin birçok ağır ihlale neden olduğunu söyleyen İHD Antalya Şube Başkanı Ebedin Altınkaynak, "Tecrit, devletin uymakla yükümlü olduğu hem kendi iç hukuk mekanizmasına hem de uymakla yükümlü olduğu Uluslararası sözleşmelere aykırıdır. Türkiye hapishanelerinde uygulanan tecrit ve izolasyon uygulamalarının kaldırılması talebi ile hak ihlallerine karşı mahpuslar tarafından birçok kez açlık grevi eylemleri gerçekleştirilmiştir. 27 Kasım 2020 tarihinde tecrit ve izolasyon uygulamalarıma karşı Türkiye hapishanelerinde başlayan süresiz dönüşümlü açlık grevleri 290. gününde bitirilmiş; 2021 yılı içerisinde de mahpuslar tarafından ceza. infaz sistemindeki sorunlara tepki olarak yeniden açlık grevi eylemleri başlatılmıştır. Son olarak 27 Kasım 2023 tarihinde İmralı Hapishanesinde devam eden tecrit uygulamalarının son bulması ve Kürt sorununa demokratik çözüm talebiyle birçok mahpus tarafından dönüşümlü açlık grevi eylemleri başlatılmıştır" şeklinde konuştu. 'TECRİTİ KALDIRIN'
Türkiye'de barışın tesisinin, hapishanelerde ki tecrit ve izolasyon uygulamalarına son verilmesi olduğunun altını çizen Altınkaynak, "Geçmişte birçok kez denenen ve mahpusların yaşamlarını yitirmelerine neden olan açlık grevleri konusunda mahpusların taleplerinin Devlet ve iktidar yetkilileri tarafindan dikkate almarak; başta İmralı hapishanesinde devam eden tecrit uygulamalarına derhal son verilmeli, aile ve avukatlarının görüş talepleri acilen kabul edilmelidir. Türkiye'de onurlu bir harışın tesisi, hapishanelerde tecrit ve izolasyon uygulamalarına son verilmesi ile başta ağır hasta mahpuslar olmak üzere, politik nedenlerle hapishanede tutulan mahpuslara yönelik ayrımcı uygulamaların ortadan kalkmasıyla mümkündür. İnsan Hakları Derneği olarak bir kez daha çağrıda bulunuyoruz, tecrit işkencesine son verin, ağır hasta mahpusları serbest bırakın, idari gözlem kurullarını kaldırın" dedi.
RAMAZAN BOZCA
Hapishanelerde tutulan mahpus sayısının ve yaşanan ihlallerin her geçen gün arttığının altını çizen Altınkaynak, "Türkiye hapishaneleri, hirçok sorunun sürekli hale geldiği ve mahpus yaşarrum tehdit eden uygulamalar ile birer "insan hakları ihlal merkezlerine dönüşmüştür. Hapishanelerde tecrit ve izolasyon, işkence ve kötü muumele, sosyal hakların engellenmesi, sürgünler, hasta mahpusların tedavi haklarının engellenmesi, idari gözlem kurulu kararları ile tahliyelerin engellenmesi, şüpheli ölümler gibi yaşam hakkım ortadan kaldıran birçok ihlal meydana gelmektedir. Bilindiği üzere hapishanede tutulan mahpusların haklarına saygı gösterilmesi ve haklarını kullanırken ayrımcı bir politika ile karşılaşmaması Devletin sorumluluğundadır. Devletler, hapishanede tutulan mahpusların politik görüşüne, etnik kimliğine, cinsiyetine ve diğer farklılıklarına bakılmaksızın insan onuruna yaraşır bir tutum belirlemekle yükümlüdür" ifadelerini kullandı. 'AĞIR İHLALLERE NEDEN OLUYOR"
Türkiye'de yeni kurulan S Tipi, Y Tipi ve Yüksek Güvenlikli Hapishanelerin birçok ağır ihlale neden olduğunu söyleyen İHD Antalya Şube Başkanı Ebedin Altınkaynak, "Tecrit, devletin uymakla yükümlü olduğu hem kendi iç hukuk mekanizmasına hem de uymakla yükümlü olduğu Uluslararası sözleşmelere aykırıdır. Türkiye hapishanelerinde uygulanan tecrit ve izolasyon uygulamalarının kaldırılması talebi ile hak ihlallerine karşı mahpuslar tarafından birçok kez açlık grevi eylemleri gerçekleştirilmiştir. 27 Kasım 2020 tarihinde tecrit ve izolasyon uygulamalarıma karşı Türkiye hapishanelerinde başlayan süresiz dönüşümlü açlık grevleri 290. gününde bitirilmiş; 2021 yılı içerisinde de mahpuslar tarafından ceza. infaz sistemindeki sorunlara tepki olarak yeniden açlık grevi eylemleri başlatılmıştır. Son olarak 27 Kasım 2023 tarihinde İmralı Hapishanesinde devam eden tecrit uygulamalarının son bulması ve Kürt sorununa demokratik çözüm talebiyle birçok mahpus tarafından dönüşümlü açlık grevi eylemleri başlatılmıştır" şeklinde konuştu. 'TECRİTİ KALDIRIN'
Türkiye'de barışın tesisinin, hapishanelerde ki tecrit ve izolasyon uygulamalarına son verilmesi olduğunun altını çizen Altınkaynak, "Geçmişte birçok kez denenen ve mahpusların yaşamlarını yitirmelerine neden olan açlık grevleri konusunda mahpusların taleplerinin Devlet ve iktidar yetkilileri tarafindan dikkate almarak; başta İmralı hapishanesinde devam eden tecrit uygulamalarına derhal son verilmeli, aile ve avukatlarının görüş talepleri acilen kabul edilmelidir. Türkiye'de onurlu bir harışın tesisi, hapishanelerde tecrit ve izolasyon uygulamalarına son verilmesi ile başta ağır hasta mahpuslar olmak üzere, politik nedenlerle hapishanede tutulan mahpuslara yönelik ayrımcı uygulamaların ortadan kalkmasıyla mümkündür. İnsan Hakları Derneği olarak bir kez daha çağrıda bulunuyoruz, tecrit işkencesine son verin, ağır hasta mahpusları serbest bırakın, idari gözlem kurullarını kaldırın" dedi.
RAMAZAN BOZCA
