Siyaset adam öğütme değirmenidir. Kimler geldi, kimler gitti? Bazıları iz bıraktı, hatıralarda yer aldı. Bazıları ise yok mertebesinde yaşanmamış gibiydi, silik kaldılar. Yüzlerce parti başkanı, milletvekili ve belediye başkanı içinde kaç tanesini iyi, kaç tanesini menfi olarak hatırlıyorsunuz? Bazılarını hiç hatırlamıyorsunuz. Kaçı gök kubbede hoş bir seda bıraktı?
Değerli okurlar,
Size bugün bir yeni, bir eski bakan, birde kurumdan bahsedeceğim. Prof. Dr. Sami GÜÇLÜ Bey’ le Milli Türk Talebe Birliği ve Birlik Vakfın’ da uzun yıllar beraber olduk. Vefalı dostlarımızdandır. Antalya’ ya her gelişinde bizi arar, bizde ona eşlik ederdik.
ÇÖZÜM ODAKLI OLMAK
Sami Bey Tarım, Orman ve Köy İşler Bakanı olarak Antalya’ya gelmişti. Serik’te bir açılışa gidiyorduk. Makam arabasına bir bölge müdürlüğüne vekâlet eden bir şahıs aldı. Bölge Müdürü asaletinin tasdik edilmesini istiyordu. Sami Bey ona, “Bakarız. Ben size birkaç şey soracağım?” dedi.
- Antalya’ da kaç köyde su yok?
- Efendim 23 köyde su yok.
- Ortalama bir köyün suyu kaça mal olur?
- Üç yüz bin TL civarında efendim.
- Tamam, Bunların 15 tanesini bu yıl programa alalım. Üç ayda projeler hazırlansın. Ben üç ay sonra geleceğim. Ama anlamadığım bir şey var. Siz bir yıldır vekâleten bölge müdürlüğüne bakıyorsunuz. Bu güne kadar ne yaptınız? Bu köyler sahilde mi? İç kesimde mi? Dağlar da mı?”
“Efendim iç kesimlerde ama iki tane köyün suyu bir buçuk milyon TL yi geçer.”
“O iki tane köyü ayır. Onların da yolunu, mezarlığını, duvarı vs yap. Ama diğer 15 tane köyün suyunu getir.
Antalya’da üç yüzün üzerinde beş yıldızlı otel var. Bu oteller dağlardaki insanlar sayesinde huzurlu yaşıyorlar. Dağlar da Anadolu’ nun yiğit insanları Yörükler, Türkmenler yaşar. Siz ne yaptınız bu güne kadar?”
Siz otellere hiç gittiniz mi?
Her bir otele köylerde birer çeşme yaptırsanız, köylerle otelleri kaynaştırsanız, birleştirseniz olmaz mı?
Nice hayırsever insanlar var. Niye bir çözüm aramadınız?
Müdürlük makamı yan gelip yatarak, oturarak yapılmaz. Durmak yok, koşacaksınız. Bize ayak uyduramayanlar gider. Koşarsanız beraber çalışırız.” demişti.
Günlerden bir gün yine Sami Bey Antalya’ ya gelmişti. Genelde otellerde değil, kurum misafirhanelerinde kalırdı. TİGEM’ de kaldığı sırada beni aramıştı. Ziyaretine gittim. Sohbet arasında konu İsrail ve Hollanda’ dan tohum ithaline geldi.
Daha önceleri Anamas Tarım, Nektar Tarım sahiplerinden Ayhan KASAPOĞLU ve Osman DİRİCAN kardeşlerim tohumdaki sıkıntılardan bahsetmişti. Hemen onları aradım. Ayhan Bey arkadaşlarıyla geldi. Bakanlık yetkililerinin tohum üreticilerini dışladığını, randevu bile vermediğini anlattı. Sami Bey derhal devreye girdi. Yetkililere talimatlar verdi.
Tarım kredi kooperatiflerinin yeterli işlevi yapmadığını, çeki düzen verilmesi gerektiğini belirtmişti. Bunlarla ilgili de çalışmalar başlatmıştı.
Antalyalı bir dostumuz orkinos çiftliği kurmak istedi. Sami Bey’e göndermiştim. Bunun artı ve eksilerini, kotaları anlatmış, arkadaşımda vazgeçmişti. Daha sonra arkadaşım bana “Gerçek bir dost, teşekkür ederim. Beni bir bataklıktan kurtardı.” demişti.
Gübre ve yem konusunda ki çalışması ise bürokratlar tarafından şaşkınlıkla izlenmiş ve engellenmeye çalışılmıştı.
Bürokrasiye kazandırdığı elemanlar ise gerçekten çok değerli insanlardı.
Adana’da yaşanan talihsiz bir olay Sami Bey’ in bakanlığını bitirdi.
Sami Bey siyasetten koptu ama kültür hayatından kopmadı. Rahmetli üstad Necip Fazıl KISAKÜREK’ in talebesi olarak öğrencilerle hemhal olmakta, programlar yapmakta, onları yetiştirmektedir. Gerçek bir dava adamıdır.
SAYIN FAKIBABA ET YİYOR MU?
Sayın Menderes TÜREL Başkan’ la Adıyaman, Urfa ve Mardin’ e gitmiştik. Başkan bu yerleri ziyaretlerinde çok güzel mesajlar verdi. Mardin’ de teşkilat içi sıkıntılarda partiye olan bağlılığını;
“Genel Başkanım, Başbakanım bana hangi görevi verirse onu yaparım.
Dese ki; parti binası önünde şapkanı giy! Nöbet tut! Derhal şapkamı giyer nöbet yerime giderim. Siyasette lidere ve partiye bağlılık çok önemlidir” diye Mardinlilere mesaj vermişti.
Şanlıurfa’ da halkın sevgilisi haline gelen Belediye Başkanı DR. Ahmet Eşref FAKIBABA bizi karşıladı. Urfa’ da çok güzel hizmetlerle yapmış. Bu hizmetler kendisini halka sevdirmiş. Bu arada aklımızda kalanda iki güzel olay oldu.
Birincisi sabah kahvaltısında soğanlı ciğer kebabı yemekti. İkincisi ise bize mükemmel bir sofra hazırlayan FAKIBABA başkanlığı döneminde hiç et yemediğiydi. Epey şaşırmıştık. Şimdi Başkanlık döneminde et yemeyen FAKIBABA Bakanlığında Türkiye’ nin et meselesini çözebilecek mi?
Tarım ve Hayvancılık Bakanlığındaki bürokratik engellere rağmen çözeceğine inanıyorum.
Allah (c.c.) muvaffak eylesin.
Kalın Sağlıcakla…
Yorumlar
Kalan Karakter: