İleri yoluna devam edecek

İleri yoluna devam edecek

İleri Gazetesi’ni Türel ailesinden devir alan Murat Çiçek ile Akdeniz Manşet Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Serpil Çiçek konuştu. Murat Çiçek, “70 yıllık tarih yoluna devam edecek, bu bayrağı gururla taşıyacağız” dedi.

13 Mayıs 2019 - 13:15 - Güncelleme: 13 Mayıs 2019 - 14:41

Antalya basın camiası son günlerde İleri Gazetesi’nin el değiştirmesini konuşuyor. Ben de bu konunun merak edilen tüm yönlerini öğrenmek için en doğru adrese gittim. Aklımdaki tüm soruları ağabeyim Murat Çiçek’e yönelttim. Bu sohbette vardığım en önemli sonuç; Bunun bir ticari alışveriş değil, bir bayrak devri olduğuydu.

Meslekteki ilk röportajımı ağabeyimle yapacak olmanın manevi hazzı ve heyecanını düşünüp, O’nun bana bu mesele ile ilgili anlattıkları ile birleştirince bir kez daha anladım ki, Antalya basını zaman zaman karşı karşıya kalsa da aslında kocaman bir aile. Antalya’da meslek duayenlerinin bıraktığı en büyük miras, maneviyat ve dostluk.

Bu benim ilk röportajım ve aklıma gelen her soruyu soracağım. Aldığım yanıtları da olduğu gibi yazacağım. Çünkü; Bir haftadır İleri Gazetesi devrinin büyük merak uyandırdığına şahit oluyorum. Kamuoyuna ve özellikle kendi camiamıza bu meseleyi olduğu gibi duyurmak istiyorum.

Elbette güzel kardeşim. Sor bakalım.

Öncelikle nereden çıktı İleri Gazetesi’nin devri? Bir anda gündeme geldi ve neredeyse birkaç günde devir gerçekleşti. En fazla merak edilen de nasıl oldu da Türel ailesi 70 yıllık bir gazeteyi satmayı kabul etti?

Gazeteyi aldığım günden bu yana bana en fazla yöneltilen soru bu. İnsanların şaşırması son derece doğal. Özellikle Menderes Türel’i yakından tanıyanlar, baba yadigarı bu gazeteyi asla elden çıkarmayacağını bilir. Ancak bunu ben de dahil herkes şöyle tamamlar. İleri Gazetesi’ne ticari olarak değer biçilemez. İleri Gazetesi bir ticari alışveriş sonucu el değiştirmez. 70 yıllık bir tarihten, 70 yıllık bir emekten söz ediyoruz. Soruna şöyle yanıt vereyim. Türel ailesi 70 yıllık bir gazeteyi satmadı. Meseleye böyle bakılırsa elbette herkes şaşırır. Ancak mesele bir bayrak devridir. Sanırım gazeteyi bana emanet eden Türel ailesi biliyor ki; Murat Çiçek, ailesi ile birlikte bu bayrağı ve emaneti ölene kadar onur ve gururla taşıyacak. Sana tartışılmaz bir şekilde ifade edeyim. İlkeler ve bazı şartlar üzerinde 5 dakikalık bir görüşme yaptık ve mesele bitti. Devir kararının verildiği görüşmede devir ücreti hiç konuşulmadı. Elbette bu gazetenin devri için bir rakam belirlendi. Ancak biliyor musun bu rakam bütün devir işlemleri bittikten sonra gündeme geldi. Meselenin bu kısmı da benim ısrarımla belirlendi.

BİR ANDA MI OLDU?

Peki ne zaman gündeme geldi? Nasıl gündeme geldi? Her şey bir anda mı olup, bitti?

Biliyorsun ki, sayın Menderes Türel son derece başarılı bir sonuç almasına rağmen yakın zamanda bir seçim kaybetti. Bu başarı Belediye Başkanlığı koltuğuna tekrar oturmasına yetmedi. O da eşinin zaten yürüttüğü işlerinin başına döndü. Anladığım kadarıyla aile olarak oturup, hayatları ile ilgili ileriye dönük plan ve program yaptılar. Bu planlama içerisinde doğru bir isim bulurlarsa, gazeteyi de yaşatacak, ayakta tutacak, gözlerinin arkada kalmayacağı o isme devir etme kararı aldılar. Birkaç ay önce de gazetenin başında duran Sayın Ebru Türel’in doğru bir isim bulunursa gazeteyi devir etmek istediğini duymuştum. Yani aslında benimle gündeme gelmesi birkaç günlük olsa da, birkaç günlük bir mesele değil bu. Çünkü; Ebru hanımın organize sanayideki işleri başından aşkın. Ve gazete ile tam anlamıyla ilgilenememenin sıkıntısını ve üzüntüsünü yaşadığını duymuştum. Menderes beyin de bu saatten sonra dönüp de gazetenin başında duracak vakti olacağını sanmıyorum. Kendimi gazetecilikten emekli sayıyorum. Ancak gazetecilik içgüdüsü ömür boyu sürüyor. Bu diyeceğim de tamamen gazetecilik içgüdüsüyle ettiğim laflardır. Sanırım Menderes bey siyaset yapmaya da devam edecek. Antalya ve Ankara’nın şartları da O’nu buna zorlayacaktır. Tahmin ediyorum neden bu. Bir dost olarak bir sohbette bana da kime devredilebileceği ile ilgili fikir soruldu. Yani Türel ailesi gazeteyi bana teklif etmedi. Bunu duyunca hiç düşünmeden ben talip oldum. Dediğim gibi sanırım 70 yıllık bu çınarı, 17 yaşında gazetecilik mesleğine adım atmış ve kendisinin de 20 yıldır evladı olarak gördüğü bir gazetesi olan Murat Çiçek ismi onlar için en doğru isim oldu. Akdeniz Manşet ile birlikte bu saatten sonra İleri Gazetesi’ni de ömrüm ve gücüm yettiği sürece yaşatacağım.

 

Ağabey anladığım kadarıyla 1949 yılında kurulan bu gazete sadece Türel ailesi için manevi önem taşımıyor. Sadece anladığım kadarıyla değil, ağabeyimi de tanıdığım kadarıyla. Öyle değil mi?

Kesinlikle öyle. Kuşkusuz İleri Gazetesi manevi yönden Türel ailesi için çok önemli. 70 yıllık bir geçmişi var. Sayın Menderes Türel’in babası Allah rahmet eylesin Suphi Türel amca 23 yaşında bu gazetenin başına geçmiş. Bu gazete aile tarafından bugünlere kadar yaşatılmış. Elbette manevi yönü onlar için çok önemli. Ancak bugün kentin çeşitli yayın organlarında çalışan, yazarı olan, sahibi olan, muhabiri olan birçok duayen gazetecinin de gençlik yıllarında çalıştığı bir gazete, bir okul. Herkesin ortak değeri, herkes için manevi yönden çok önemli. Tıpkı benim için olduğu gibi. Henüz 17 yaşındayken bu mesleğe adım attım. Türel ailesinden Eyilik ailesine geçen Yeni İleri Gazetesi’nde, gazeteyi devir etmesine rağmen Genel Koordinatör olarak görev yapan Menderes Türel ve o dönemde o kurumda görev yapan daha birçok büyüğümün öğrencisiyim. Adından da anlaşılacağı gibi Yeni İleri, İleri’den doğmuştur. Bence İleri Gazetesi Antalya için çok önemlidir. Bir tarihtir. Kaç gazete var ki bu yaşa gelmiş? Hele Antalya Gazetesi’nin başına gelenlerden sonra bu tarihi korumanın önemi daha da artmıştır. Şahsi olarak benim için de bu nedenlerden dolayı elbette manevi yönü hiç bir şey ile ölçülemez. Bu bayrağı devir aldım. Yaşamım boyunca taşıyacağım.

 

NASIL BİR TEPKİ VAR?

Sen nasıl tepkiler aldın ağabey? Ne dedi insanlar sana? Çok iyi biliyorum ki yerel gazete sahibi olmak çok ama çok zor bir iş. Ne sıkıntılar çektiğinin şahidiyim. Çok güç şartlarda Akdeniz Manşet ve Gazete Bir’i yaşatıp, tek laf ettirmiyorsun. Şimdi üç gazete oldu. İşler daha da zorlaşmayacak mı?

Bak ben sana nasıl tepkiler aldığımdan başlayayım anlatmaya. Buna değer olduğunu anlayacağına inanıyorum. Antalya Gazetesi kapandığında meslek büyüklerimin birçoğu beni aradı. Veya bir yerde karşılaştığımızda bana “Keşke o gazeteyi sen alsaydın. Yaşatırdın” dedi. Aslında bunda biraz serzeniş de vardı. Ancak bilmedikleri bir mesele vardı. Ben Antalya Gazetesi’nin satışı gündeme geldiğinde talip oldum. Ancak bazı nedenlerden dolayı anlaşamadık. İleri Gazetesi’ni aldıktan sonra da bu büyüklerim beni aradı. Tebrik etti. Ve mutluluk sözleri sarf etti. Mutluluk nedenleri beni 17 yaşımdan bu yana tanıyor olmaları ve 20 yıldır da ne şartlara göğüs gererek kendi kurduğum gazeteyi yaşattığımı biliyor olmaları. Bunu bildikleri için, İleri Gazetesi’nin de yanlış bir insana gitmediğini görmüş olmaları. Dediğim gibi bu koca çınar herkes için, Antalya için manevi yönden çok önemli. Bir tarihten söz ediyoruz. O büyüklerimin bu mutluluğu ve bana sarf ettikleri sözler benim için paha biçilmez. Üç günlük bir dünyada yaşıyoruz. Belki fazla duygusalız ama duygusal olmaya devam. Hayat böyle daha güzel.

 

Peki ama üç gazete, günümüz şartları. Zor olmayacak mı? Bu soruya tam yanıt alamadım.

Olmayacak güzel kardeşim. Daha çok çalışacağım, daha çok çalışacağız. Tek bir gazetenin bile ekonomik anlamda ne kadar önemli bir yük getirdiğini 20 yıldır biliyorum. İki gazete olduk. Daha da zorlaştı. Şimdi üç oldu. Bana ne sorduğunu ve ne demek istediğini anladım ancak daha çok çalışacağım. Daha çok çalışacağız. Ben sürekli basın kartımı seneler önce alınca köşe yazmayı da bırakıp, kendimi gazetecilikten emekli ilan ettim. Gazete sahibi olarak devam ettim. Birçok sektörde işimiz var. Aslında bütün ticari hayatım boyunca gazete sahibi olmak bana başka zararlar da verdi ancak kendimi emekli kabul etsem de, gazeteci ölmeden emekli olmuyor. O aşk bitmiyor. Hepsinin mekanı cennet olsun. Birçok büyüğümüzü kaybettik. Hepsinde son nefeslerine kadar bunu gördüm. Anlıyorum ki; bende de böyle olacak. Bu can bu bedende olduğu ve Allah güç verdiği sürece üç gazeteyi de yaşatacağım.

 

KOCA BİR ÇINAR

İleri Gazetesi’nin ne kadar önemli olduğunu anlamak için 1940’lı yıllara kadar gitmek gerekiyor. Demokrat Parti 1946 yılında Antalya’da kurulunca, partinin İl Başkanı Ahmet Tekelioğlu ve Tevfik Türel, İleri Gazetesi’ni 21 Ocak 1949 yılında kurarlar. Sahipliğini Serçin Türel’in yaptığı gazetenin başına da Tevfik Türel’in oğlu Suphi Türel’i getirirler. Gencecik bir delikanlı olan Suphi beyin bu yönü ilk başlarda bazı kişilerde tereddüt oluşturmuşsa da kısa sürede bu genç delikanlı böyle düşünenleri yanıltmayı başardı. O tıpkı sonradan bayrağı devir alacak oğlu Menderes Türel gibi doğuştan gazeteci idi. Antalya’da yayın hayatına başladığı günden itibaren okurlarına daima farklı ve yeni projeler ile ulaşan İleri Gazetesi Karikatür Dergisi ‘Agam’ başta olmak üzere, Haftalık Magazin, Haftalık Spor, Haftalık Çocuk eklerini de okurlarına ulaştırmayı başarmış ilk gazete olma özelliğine sahiptir. Çok tecrübeli kalemler, çizer ve yorumcular İleri Gazetesi’nin bu ilave eklerinde çalışmalar yürütmüş, büyük beğeni toplamıştır. İleri’nin en önemli özelliklerinden birisisi de özellikle bayrağı babasından devir alan Tevfik Menderes Türel döneminde bugün Antalya medyasında çok önemli noktalarda hizmet etmeye devam eden veya emekli olmuş birçok gazeteciyi istihdam etmiş olmasıdır. Bugün İleri Gazetesi’ni devir alan ve İleri bayrağını “Gurur ve onur ile taşıyacağım” diyen Murat Çiçek de bu isimlerden biriydi.

 

İleri Gazetesi’nin kurucusu

Suphi Neşet Türel kimdir: 1927 yılında Antalya'da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise tahsilini Antalya'da tamamladı. 1949 yılında Suphi Neşet Türel İleri  Gazetesi'nin kuruluşuyla birlikte 23 yaşında gazetenin başına geçti ve İleri Gazetesi’yle birlikte Antalya’nın yazılı basınında büyük bir açığın kapanmasına ivme kazandırdı. Çeşitli İstanbul gazetelerinin Antalya muhabirliğini yaptı. 1963 yılında Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin kuruluşunda dönemin Belediye Başkanı Dr. Avni Tonunay’a destek verdi. Antalya siyasetinde etkin bir güce sahipti. Antalyaspor Kulübü kurulmadan evvel Antalyaspor’u oluşturan Ferro-Kromspor Kulübü’nün de başkanıydı. Ferro-Kromspor Kulübü’nün kapanarak Antalyaspor’un 1966 yılında kurulmasıyla Suphi Neşet Türel kurulucalar kurulunda yer aldı ve 2’nci başkanı oldu.  Antalya’da birçok sosyal faaliyet gösteren derneklere yardım etmesiyle tanınan ve sevilen Türel, Antalya basınının duayenleri arasında yer aldı. Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin de kurucular kurulu üyesi olan Suphi Neşet Türel,  “Şeref Basın Kartı” sahibi olarak uzun yıllar yazılı basında hizmet verdi.Serpil ÇİÇEK

 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
AÜ ile İl Ticaret Müdürlüğü arasında iş birliği
AÜ ile İl Ticaret Müdürlüğü arasında iş birliği
ALKÜ'nün yeni açılan bölümleri açıklandı
ALKÜ'nün yeni açılan bölümleri açıklandı