Akdeniz Üniversitesi'nde 2023-2024 Akademik Yılı Açılış Töreni ve Fahri Doktora Töreni Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımları ile gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi Tören Alanında Atatürk Anıtına çelenk sunumu ile başlayan Açılış Töreni, Atatürk Konferans Salonu'nda Bakan Mehmet Fatih Kacır’ın ‘Türkiye Yüzyılı'nda Milli Teknoloji Hamlesi’ başlıklı ilk ders sunumu ile devam etti. Törende Akdeniz Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan tarafından Bakan Mehmet Fatih Kacır’a biniş giydirilerek fahri doktora diploması takdim edildi. Törene, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın yanı sıra Antalya Valisi Hulusi Şahin, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Zafer Koç, AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Başdanışmanı Dr.Öğr.Üyesi Cem Oğuz, Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Murat Turhan, Prof. Dr. Gülbin Arıcı, Prof. Dr. Cengiz Toker, fakülte dekanları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
BİLİM DÜNYASINA HİZMET SÖZÜ
Türkiye’nin en büyük, en önemli üniversitelerinden biri olan Akdeniz Üniversitesi’nin akademik açılış törenine katılmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade eden Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, birbirinden kıymetli bilimsel araştırmalara imza atan, çok sayıda bilim insanı bulunan Akdeniz Üniversitesi’nden fahri doktora ünvanı verilmesinden büyük bir şeref ve onur duyduğunu söyledi. Akademik ünvanların büyük gayretler sonucunda alındığına vurgu yapan Bakan Kacır, “Yakınen biliyorum ki doktora çalışmaları yıllar süren alın teri, akıl teriyle gerçekleştirilen çalışmalar. Bilim insanları bir ömür boyunca odaklandıkları alanlara insanların yararına faydalı neticeler elde etmek için muazzam bir gayret gösteriyorlar. Bu akademik ünvanlar bu gayretlerin neticesinde elde edilen ünvanlar. Senatomuz tarafından şahsıma verilmesi takdir edilmiş fahri doktora ünvanını ömrümün kalan kısmında hak edebilmek adına Türk bilim dünyasına canla başla hizmet etmek için elimden gelenin fazlasını yapacağıma huzurlarınızda söz veriyorum” diye konuştu.
İLKLERE İMZA ATAN EKİBE ÖVGÜ
Fahri Doktorasını Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’dan alan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır “Az önce burada Akdeniz Üniversitesi’nin tanıtım filmini izledik hep birlikte iftihar ettik, hep birlikte gurur duyduk ki bizim bilim insanlarımız, bizim hocalarımız dünyada yapılamayan işlere imza atmışlar. Dünyada yapılamayan cerrahi operasyonları Türk bilim insanları burada Akdeniz Üniversitesi’nde başarmışlar. Muazzam bir ekol kurmuşlar. Türk insanının başaramayacağı ne var. Yeter ki bizler araştırmacıların önündeki engelleri kaldıralım. Onların ayak bağlarını çözelim, onların yanında olalım. Bizim insanımız dünyanın en iyisi işleri başarıyorlar, başarmaya devam edecekler” dedi.
İLK DERS TAM BAĞIMSIZLIK
Türkiye Yüzyılı’nda Milli Teknoloji Hamlesi konusunda ilk dersi veren Bakan Kacır, "Kritik teknolojiler tam bağımsızlık yolculuğudur, aslında savunma sanayinin öncülüğünde başladı. Savunma sanayiinde milli ve özgür sistemlerinin geliştirilmesi sahada kullanabilmesi öncelikli bir politika olarak tespit edildi. Bu Türkiye için tercihten öte zorunluluktur. 40 yıldır terörle mücadele eden bir ülkeyiz. Bu mücadelede ittifak içinde olmamız gerekenler çoğu zaman bize destek vermediler. Parasını verdiğimiz halde savunma sistemlerini, silahları İHA’ları bizimle paylaşmadılar. Onları mücadele ettiğimiz teröristlerin yanında gördük. 2000’li yıllarda Türkiye bir karara aldı ve savunma sanayiinde uzun erimli millileşme politikası başlatıldı. Şu bir gerçek ki teknolojinin tüm alanlarında tam bağımsızlık mücadelesi vermek zorundayız” ifadelerini kullandı.
HER ALANDA BAĞIMSIZLIK
Bakan Kacır şöyle devam etti: “Pandemi mücadelesinde hep birlikte şuna şahit olduk ki birlikte olan ülkeler dahi birbirlerine ihtiyaçları olan sağlık sistemlerini en basit sağlık araç gereçlerini dahi vermez oldular. Dünya adeta kilitlendi. Pek çok gelişmiş ülke solunum cihazını temin edemediği için vatandaşlarını ölüme terk etti. Savunma sanayiinde millileşme ile yüzlerce proje hayata geçirildi. Enerji, gıda, tarım, ulaştırma, finans teknolojilerinde benzer bağımsızlık süreçlerini hızla hayata geçirmek zorundayız. Bütün bunları başarmak bizim için bir tercih değil zorunluluktur. Türkiye son 20 yılda sıfırdan bir Ar-Ge ve yenilik ekosistemi inşa etti. Bugün ülkede 100 teknopark ve bin 600’den fazla Ar-Ge tasarım merkezi bulunuyor. Türkiye bugün askeri İnsansız Hava Aracı üretiminde dünya birincisi. Bütün Çin savunma sanayiinin dünyada ihracat yaptığı ülke sayısından fazla Türkiye’nin Milli İnsansız Hava araçları ihraç ediliyor. 30’dan fazla ülkeye Türkiye ihracat yapıyor. 10-15 yıl içinde havacılık sektöründe büyük yol aldık. Akdeniz Üniversitesi’ndeki teknoparkında geliştirme süreçlerine dahil olduğu milli muharip uçağı KAAN gökyüzü ile buluşmaya hazırlanıyor. Türk savunma sanayii 20 yılda, geçtiğimiz yıl 4,5 milyar dolar, bu yıl 6 milyar dolar, gelecek yıl ise 10 milyar dolarlık bir ihracatı hedefliyor.”
‘YAPAY ZEKA İLE İŞ GÜCÜ DÖNÜŞECEK’
“Yapay zekanın içinde olmamız gereken bir döneme girdik. Yapay zeka uygulamaları yaygın şekilde iş gücünde dönüşüme doğru gidiyor. Türkiye’de 30 milyon çalışan var. Bunların 9 milyona yakını 2030’a geldiğimizde akıllı sistem ve makinelerce yapılacak. Mevcutta 9 milyon kişi 7-8 yıl sonra o işlerini yapmıyor olacaklar. Beyin gücü ile de yapılmakta olan işlerin bir çoğu yapay zekayla yapılıyor olacak. Bütün öğrenci arkadaşlarıma bu dönüşüm süreçlerini yakından takip etmelerini ve öncüsü olmalarını üniversite dönemlerinde hayata geçirmelerini istiyorum. Dünyada en fazla satılan 100 ilacın biyoteknolojik ilaç olduğu döneme geldik. Yenilenebilir enerji hızla yükselecek. Türkiye olarak yenilenebilir enerji alanına yatırım yapıyoruz. 2035 yılında 53 gigawatta çıkaracağız, rüzgarı aynı dönemde 30 gigawatta çıkaracağız. Çok değil sadece 7-8 sene içinde. Muazzam bir pazar Türk sanayicisini bekliyor. Sadece tüketici, kullanıcı değil, geliştirici, üretici ve ihraç eden ülkelerinden biri olmalıyız.”
UZAY EKONOMİSİNDEN PAY
“Milli Uzay Programı ile Türkiye’yi uzay teknolojilerinde tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi küresel bir güç haline getireceğiz. Bunu başaracak güce sahibiz. Türkiye görüntüleme uydularında muazzam bir kabiliyet elde etti. Şimdi hem uydu ihracat edebilen hem de uydu alt sistemlerini ihraç ediyoruz. İlk milli haberleşme TÜRKSAT 6A’yı önümüzdeki yıl uzayla buluşturacağız. Bir ay programını iki aşamalı gerçekleştireceğiz. Bu program çerçevesinde uzayda hibrit roket teknolojisini kullanan ülke olacağız. Eğer bunu başarabilirsek, bu teknolojiyi ticarileştirme fırsatı elde edeceğiz. Uyduların yörüngeler arası transferinde bu teknolojilerin kullanılmasını sağlayacağız. Böylelikle halihazırda 600 milyar dolar düzeyinde hızla 1 trilyon dolara yükselecek uzay ekonomisinden Türkiye’nin pay almasını sağlayacağız. Sahip olduğumuz test altyapıları dünyada çok az ülkede var. Sahip olduğumuz nitelikli insan kaynağı çok az ülkede var. Haberleşme uydusu sadece 10 ülke tarafından üretebilen bir sistemdir. Nasıl bugüne kadar bunları adım adım başardıysak, yine başarılı işlere imza atacağız. İlk Türk uzay yolcusunu Uluslararası Uzay İstasyonu’na çok yakında uzaya göndereceğiz. 42 devlet vatandaşı uzaya gidecek. Biz de bir vatandaşımızı Uluslararası Uzay İstasyonu’nun bir bilim misyonu çerçevesinde göndermiş olacağız."
ULUSLARARASI UZAY KONFERANSI
"Biz o kadar kuvvetli olmak zorundayız ki bir zalim bir masuma kıymaya cesaret edemesin. Türkiye tarih boyunca bu duruşu ortaya koyabilmiştir. Türkiye hiçbir zaman zulmetmemiştir. Türk milleti dünyanın en şerefli milletidir. Bizler dünyanın en güçlü devletleri olduğumuz zamanlarda bile bir cana zulmetmedik. Bizler kuvvetli olacağız ki bizden umut bekleyenlerin yüzü gülecek, dünya yeniden adaletle, merhametle buluşacak." dedi. Bakan Kacır, konuşmasının sonunda Türkiye tarihinde en büyük bilimsel etkinlik olacak Uluslararası Uzay Konferansı’nın 2026’da Antalya’da olacağını hatırlatarak hayırlı olmasını diledi.
ÖZKAN FİLİSTİN’E DİKKAT ÇEKTİ
Törenin açılış konuşmasını yapan Akdeniz Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan ise konuşmasına Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekerek başladı. Rektör Özkan, “İsrail, orantısız bir güç kullanarak hiçbir savaş hukukuyla bağdaşmayan bir acımasızlıkla çocuk, yaşlı, kadın demeden hastaneler, ibadethaneler ve eğitim kurumları dahil Filistin’i topyekûn bombalarken, sadece Filistin’i değil, aynı zamanda tüm insanlığı bombalıyor. Orada sadece bebeklerle, kadınlar ölmüyor insanlık ölüyor. Filistinlilerin çaresizliği bizlere milli teknoloji hamlemizin önemini bir kez daha en vurucu şekilde anlatmıştır. Savunma sanayimizin bugünkü gücüne kavuşmasını sağlayan iradenin haklılığını bir kez daha ortaya çıkarmıştır.” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE’NİN 100. YIL GURURU
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde tam 100 yıl önce ağır bedeller ödeyerek küllerinden doğan bir millet ve devletin bugün gelmiş olduğu noktadan her bir Türk vatandaşı gibi kıvanç duyduklarını belirten Rektör Özkan, “Çok şükür ki Türkiye’miz o zorlu günleri geçerek her alanda bugünkü büyük imkânlarına kavuşmuştur. Ne mutlu ki her geçen gün bizi daha güçlü kılmaktadır. İnanıyorum ki yarınlarımız bugünlerimizden çok daha parlak olacaktır. Ben bu Millet için, bu ülke için, insanlığın yararına bir şeyler yapmak istiyorum, kimler bana destek olur diyorsanız. Akdeniz Üniversitesi arkanızda, Türkiye Cumhuriyeti devleti arkanızda. Yeter ki çalışın, yeter ki hedefleriniz büyük olsun. Güçlü olun, Ülkemize güç katın. Güçlü bir Türkiye demek, güçlü bir Azerbaycan, güçlü bir Kıbrıs, güçlü bir Filistin demektir” diye konuştu
‘GÜÇLÜ OLMAK GEREKİYOR’
Türkiye’nin insanlığın vicdanı olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Özkan, “Ancak sadece insanlığın vicdanı olmak yetmiyor, güçlü de olmak gerekiyor. Çünkü kuralları güçlüler koyuyor. Bunun yolu da bilim ve teknolojiden geçiyor. Tarih bize gösterdi ki sahip olduğunuz en önemli güç, bilgidir! Bilgiye sahip olan, geleceğe yön verir. Ancak burada önemli nokta elbette bilgiyi nasıl kullanacağındadır. Günümüzde bu bilgiyi kullanım alanı özellikle teknolojinin gelişimindedir. Teknolojinin gelişimi, şüphesiz bir ülkenin ekonomik, sosyal, kültürel ve bilimsel gelişiminde çok önemli bir role sahiptir. Özellikle son dönemde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ve Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır öncülüğünde yürütülen eğitim, bilim, sağlık, uzay, sanayi, teknoloji alanlarındaki atılımları kapsayan Milli Teknoloji Hamlesi bu anlamda son derece kıymetlidir. Bu projenin, gelecekte ülkemizin güçlü devletler arasında var olma, söz sahibi olma hedefinde hayati bir mesele olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
‘YÖNETİM BİLİŞİM SİSTEMLERİ’
Türkiye’nin bulunduğu coğrafya ve jeopolitik konumu nedeniyle oldukça zorlu, çetrefilli bir bölgede olduğunu hatırlatan Rektör Özkan, “Bu sebeple de Milli Teknoloji Hamlesine özellikle savunma sanayine özel bir önem vermek zorundayız. Küresel ölçekte ve bölgemizde gelişen olaylar nedeniyle bunun önemini çok daha iyi kavramış durumdayız. Bu vizyonla son yıllarda ortaya koyulan iradeyle milli savunma sanayimizde yerlilik oranımız yüzde 20’lerden yüzde 80’lere çıkmıştır.” dedi. Milli Teknoloji Hamlesi çalışmaları sebebiyle Bakan Fatih Kacır’a Fahri Doktora unvanı tevcih etmenin kendileri büyük bir gurur olduğunu belirten Rektör Özkan, Bakan Mehmet Fatih Kacır’a 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi, Ulusal Yapay Zeka Stratejisi, Milli Uzay Programı, Ulusal Teknoloji Girişimciliği Stratejisi, Mobilite Teknolojileri ile Akıllı Yaşam ve Sağlık Teknolojileri Yol Haritası çalışmalarına öncülük eden stratejiler kapsamında eylem planlarının uygulanması ve bakanlığın yeniden yapılandırılması süreçlerini yürütmesi sebebiyle Akdeniz Üniversitesi Senatosu tarafından oy birliği ile ‘Yönetim Bilişim Sistemleri’ dalında “Fahri Doktora” unvanı verildiğini ifade etti. (Üniversite Bülten)
---