Kapitalist yaşam sisteminin getirdiği koşullarda kadınların daha yaşanabilir bir dünya için; eşitlik, adalet, barış için güçlerini birbirinden alarak mücadelelerini sürdürdüğünü dile getiren Dr. Vesile Aydan İzgi, 20 yılı aşkın süredir devam eden ‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’ ile en temel sağlık ihtiyaçlarının giderilememesi hakkında, “20 yılı aşkın süredir devam eden programla birinci basamak özelleştirilmiş, kamu hastaneleri, üniversite hastaneleri borçlandırılarak ödeneksizlik, kısıtlamalar ve birçok imkansızlıklar ile baş başa bırakılmış, birçok temel tedavi uygulamalarının hayata geçirilemediği sağlık alanlarına dönüştürülmüş, Sağlık Bakanlığı’nın da sahibi olduğu özel hastanelere peşkeş çekilmiştir. Sağlığın paralı hale geldiği bu sistemde sınıf ayrımı derinleşmiş, kadınlar, özel gereksinimleri ile en fazla zarar gören grup haline gelmiştir” diye konuştu.
‘İktidar sözünü tutmadı’
Mevcut iktidara çıkışan Dr. Vesile Aydan İzgi, iktidarda olanların kadınlara kendi bedenleri ve yaşamları hakkında erkeklerin karar veren taraf olma yaklaşımını dayattığını öne sürerek, “23 yıldır iktidarda olanlar, bu yaklaşımı her geçen gün daha da gerici, cüretkar şekilde dillendirmiş, örtük ve açık politikalarıyla, kadınlar üzerindeki tahakkümlerini derinleştirmeye çalışmışlardır. İktidarın gerici söylemleri nedeniyle yasal hak olan kürtaj kamu hastanelerinde tıbbi endikasyon dışında yapılmamaya başlanmıştır. Çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlara tek adres özel hastaneler gösterilmiş, özellikle yoksul kadınlar seçeneksiz bırakılmıştır” dedi. Son yıllarda artış gösteren rahim ağzı kanseri için HPV aşısının ücretsiz şekilde çocuk yaş grubundan itibaren aşı takvimine alınması gerektiğini vurgulayan İzgi, “Toplumun sağlığını değil, sermayenin sağlığını önleyen iktidar, birçok koruyucu sağlık hizmetinin verilmemesi gibi bir yıl önce sözünü verdiği HPV aşısı konusunda da herhangi bir adım atmamıştır” şeklinde konuştu.
TALEPLERİNİ SIRALADI
Ayrıca İzgi, olağan durumlarda kadınlara yüklenen rollerin, deprem felaketi gibi olağan dışı durumlarda da olduğunu ifade ederek 6 Şubat felaketinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen kadınların çadırlarda, konteynır kentlerde yaşamı eskisine oranla çok daha zor koşullarda sürdürdüklerini belirtti. Genel ve yerel seçimlerde de kadının taleplerine yeterince önem verilmediğinin altını çizen İzgi, “Özellikle şiddetin önlenmesi ve kadın sağlığı hizmetlerinin geliştirilmesinde birçok uluslararası sözleşmede de yerel yönetimlerin önemi vurgulanmıştır. Haklarımıza, sağlığımıza, yaşamlarımıza ağır tehditlerin olduğu bir dönemde kadınları görmeyenlere ‘Oy yok!’ diyoruz. Kadın dostu, eşitlikçi, güvenilir şehirler istiyoruz” şeklinde ifade etti. İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine de sitem eden Dr.Vesile Aydan İzgi, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu olarak, meslek örgütleriyle yaşamın her alanında halkın, kadınların sağlığı için mücadele edeceklerini vurgulayarak kadınlar için sağlıkta 8 tane talepte bulundu;
“Çalışan kadınlar için kadın dostu güvenli alan, cinsel sağlık ve üreme sağlığı odası, emzirme için uygun alan ve çocuklar için kreş istiyoruz.
Hem anne hem baba için en az altı ay devredilemez ücretli ebeveynlik izni istiyoruz.
Tıp eğitiminde toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı derslerin zorunlu olmasını talep ediyoruz.
Cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerinin ücretsiz kolay ulaşılabilir olmasını, kamu hastanelerinde isteğe bağlı tıbbi kürtaj hakkının yeniden tesis edilmesini istiyoruz.
Ücretsiz HPV aşısının aşı takvimine girmesini istiyoruz.
İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının iptali ve 6284 sayılı yasanın etkin uygulanmasını talep ediyoruz.
Tüm sağlık çalışanlarına kadına yönelik şiddete toplumsal cinsiyete duyarlı yaklaşım ile psikolojik ilk yardım eğitimi kampanyası yapılmasını istiyoruz.
Her hastanede toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleme birimleri oluşturulmasını istiyoruz.”
---