Cumhuriyet Kadınları Derneği, Antalya Kapalıyol’da bir araya gelerek, her tür medya ortamında kadınları aşağılara iten, onları değersizleştiren ve kadına yönelik şiddeti normalleştiren yayınlara son verilmesi amacıyla geniş çaplı bir çalışma başlatıldığını duyurdu.. “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Medyanın Sorumluluğu” adıyla yürüttükleri bu çalışma İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünce de desteklendiği bildirildi. Basın açıklamasını okuyan Cumhuriyet Kadınları Derneği Kepez-Özgürlük Şube Başkanı H. Mutlugün Özturan, “Medya kadına yönelik, ayrımcılığa dayalı yayınlarla doludur” dedi.
‘MEDYA KADINI KÖTÜLÜYOR’
Kadının dizi ve sinema sektöründe ‘reyting’ amacıyla kötülendiğini vurgulayan Özturan, “Medya kadına yönelik, şiddet ve kadına yönelik, ayrımcılığa dayalı yayınlarla doludur. Kadın medyada dedikoducu, şiddet gören, dolap çeviren, mutsuz, söz hakkı olmayan, cinseliğini kullanan, aldatan, aldatılan, ezik, saygı görmeyen, yalancı, savurgan, sadakatsiz, eğitimsiz, iş görmeyen, üretmeyen, çalışmayan, cahil gösteriliyor. Aile yapıları da çoğunlukla bu ‘kadın’ tiplerinin yaşadığı ortamlara uygun örneklenmektedir. Sevginin ve iletişimin olmadığı, şiddetin yaşandığı, gizli işlerin çevrildiği, kaynağı belirsiz gelirlere, sınırsız giderlere sahip, mafyaya yasadışı işlere bulaşmış aileler. Kadının da, ailenin de toplumsal yaşamımızın da sahte biçimlerde sunulduğu bir medya kuşatmasıyla karşı karşıyayız. Emperyalizmin yoz kültürüne alan açan bir medya kuşatmasına dur diyoruz” ifadelerini kullandı.
‘ARZ DEĞİL DAYATMA’
Medya kuruluşlarının, arz talep ilişkisine göre hareket ettikleri açıklamalarına yanıt veren Özturan, “Kuruluşlar bu tarz içeriklerin halk tarafından beğenildiğini ve talep edildiğini savunmakta. Medyanın ‘Toplum talep ediyor, biz de sunuyoruz’ söylemi gerçeklerin üzerini kapatmaktadır. Gerçek olan, emperyalist kapitalist sistemin yarattığı yozlaşma kültürünün medya aracılığıyla ve büyük sermayeler eliyle topluma ‘arz’ edildiğidir. Büyük teknolojik gelişmelerle devleşen kitle iletişim araçları karşısında insanımız umduğunu değil, bulduğunu izler durumdadır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı eşgüdümünde yürütülen kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli başlıklardan birisi medyadır. Çünkü medyanın düşüncelerimizi ve sosyal ilişkilerimizi yönlendirme gücü vardır. Toplumu etkileme ve dönüştürme gücüne sahip medyamızda, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığını sıradanlaştıran, kültürel kodlarımızı aşındıran, ahlaki yozlaşmaya zemin hazırlayan yayınlar istemiyoruz. Medyadan, onurlu, çalışkan, fedakar kadınlarımızın, başı dik mücadelesini destekleyen, kadınlarımızın üreterek, çalışarak toplumda var olma arzusunu işleyen, Milli kültürümüzü besleyen, genç kuşaklara aktarılmasını sağlayan yayınlar istiyoruz. Medyadan sorumlu devlet kurumlarımızdan ise kitle iletişim araçlarında yayımlanacak yayınları, talep ettiğimiz prensiplere uygunluk yönünden denetleyen bir sistem geliştirmesini bekliyoruz” diye konuştu.
Oğuzhan BOZAĞAÇ