Aynı zamanda tüm İnşaat Müteahhitleri Federasyonu Genel Başkan Vekili, TOBB Meclis Üyesi olan Karataş, 3 Ocak tarihinde Dernek olarak ülke genelinde başlattıkları “YERLİ MALIM, YERLİ PARAM” kampanyalarına da, bu noktada bir kez daha dikkat çekmek istediğini belirterek, “Demir-Çelik konusunda da oyuna gelmeyelim ve oyunu bozalım” dedi.
Metal işkolu içinde ana sanayiyi oluşturan demir-çelik sektörü, birçok sektöre girdi sağladığı için sanayinin lokomotif sektörü niteliğini taşımakta olduğunu hatırlatan Başkan Karataş, “Demir-Çelik 1960’lara değin tüm diğer sektörleri denetim altında tutan üstün, baskın sektördü. Bu özelliğini izleyen yıllarda yitirdiyse de, hala ekonominin kilit sektörü olma özelliğini korumaktadır. İnşaattan otomotive, savunmadan elektroniğe kadar birçok sektörün üretimi demir-çelik sektörüne bağlıdır ve bu nedenle de stratejik özellikler taşımaktadır. “ dedi.
Çelik üretiminde ilk 10 ülkenin içindeyiz
Karataş geçtiğimiz geçtiğimiz hafta sektördeki yetkililerin ülkemizde yaşanan demir sıkıntısına dair yapılan açıklamalara ve spekülasyon haberlere değinerek, “Bunun için öncelikle dünyadaki demir-çelik hareketliliğine bakmamız ve yetkililer olarak da Bakanımız Sayın Nihat Zeybekçi’ ye doğru bilgi vermemiz gerekiyor diye düşünüyorum. Dünya Çelik Derneği (WorldSteel) ’nin 2015-2016 Dünya Ham Çelik Üretimi Raporuna göre yorum yapacak olursak; ekonominin küreselleşmesine paralel olarak; demir-çelik üretimi de son yıllarda küreselleşmiş, işbirlikleri, birleşmeler ve satın almalar yoğunlaşmış, öte yandan; Triad (ABD, Avrupa, Japonya) özelliklerini yitirmiştir. Çin dünya pazarında ilk sırada yer alırken, yeni gelişen ülkelerin ve doğu bloku ülkelerinin pazar payı giderek artmakta, buna karşılık sanayileşmiş ülkelerin üretimden aldıkları pay azalmaktadır. Bu rapora göre dünya çelik üretiminde 8.sırada olan ülkemiz; Avrupa’da Almanya’dan sonra ikinci durumda olmasına rağmen; üretimini 2016 yılında bir önceki yıla yani 2015 yılına göre; ton bazında % 1.4 eksi (-) değişim gösteren Almanya’nın, bu anlamda %5.2 artı (+) değişim göstererek önüne geçmiştir. Diğer bir deyişle; 2016 yılında dünyanın en büyük on çelik üreticisi arasında sadece Çin, Hindistan, Türkiye ve Ukrayna’nın ham çelik üretiminde artış gözlenmiştir.” Dedi.
Çin iç tüketime yöneldi
Öte yandan 2017 yılı için Çin’in iç tüketiminin artmasıyla birlikte üretimini kendi pazarına yönlendirdiğini gözlemlediklerini belirten Başkan Deniz Karataş, “Bu da fiyatlar üzerindeki baskıyı azaltacak ve bu dönemde Çin yurtiçi piyasanın ihtiyaçlarını karşılamaya devam ederken, küresel piyasalardaki konumunu daha da güçlendirecek ve dolayısıyla, ihracatını arttıracaktır. Aslında tam olarak bizim yapmamız gereken şey de budur. Bunu görmek zorundayız ve enseyi yine karartmadan adımlarımızı buna göre atmak ve demiri ithal etmek durumuna düşürülmek üzere, global piyasada planlanan bu karaborsa oyunlarına gelmemeli ve “Yerli Malım, Yerli Param” sloganını aklımızdan asla çıkarmamalıyız. Hele ki; kentsel dönüşümün tüm ülkede hız alıp, koşmaya başladığı, devlet yatırımlarının arttığı şu dönemde… Unutmamalıyız ki; Türkiye dünyanın aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde yer alır ve ülkemizin yüz ölçümünün % 42'si birinci derece deprem kuşağı üzerindedir. Yapılması gereken en önemli önlem; bu ne idüğü belirsiz, kalitesinden asla emin olamayacağımız ithal inşaat çeliği tuzağına düşmemek olacaktır” dedi.
Üreticilere de seslendi
Karataş, “Buradan yeri gelmişken üreticilere bir kez daha sesimizi duyurmak isterim ki; inşaat sektöründe % 100 yerli malı demek “

