Sevgililer Günü yaklaşırken herkesin aklına gelen gül ve benzeri çiçek türleri geliyor. Yapılan araştırmalar, sürdürülebilirlik açısından düşünüldüğünde çiçeklerin de karbon ayak izini oluşturduğunu gösteriyor. Uzmanlar ve bilim insanları da çevreye ve doğaya zararı açısından bu araştırmayı destekler nitelikte. Yurtdışında yapılan bir araştırmada çiçeklerin de karbon ayak izini oluşturduğu yönünde bir kanıya varılıyor. Kesme çiçeklerin sürdürülebilirliği, çok daha yüksek karbon yoğunluklarına rağmen medyanın diğer perakende ürünlere gösterdiği ilgiyi nadiren görüyor.
BEDELİNİ DÜŞÜNMEK GEREK
Çevre Mühendisi Banu Sınmaz Kırtman, İngiltere’de yapılan bir araştırmada perakendecilerde mevcut olan çiçeklerin, sürdürülebilirlik açısından kesme çiçek yetiştiriciliğiyle ilgili konular olan su ve gübre kullanımı ile çalışma koşullarını ele aldığını söyledi. Araştırma, tek tek çiçek sapları yerine, farklı ülkelerden gelen ve farklı koşullar altında yetiştirilen bir buket çiçeği karşılaştıran ilk çalışma olarak görülüyor. 2018’de Kolombiya’dan ABD’ye uçakla giden Sevgililer Günü çiçeklerinin yaklaşık 360 bin metrik ton CO2 ürettiği bildiriliyor. Bu 78 bin arabanın bir yıl sürülmesine eş değer. Bu da çiçek ticaretini çevreleyen temel çevresel sorunların anlaşılması için süpermarketler, paketleme şirketleri, çiçekçiler ve tüketiciler arasında önemli ölçüde farklılık gösteriyor. Alıcılardan ve süpermarketlerden gelen baskı da Kenya çiçekçiliğinde ise çevresel ve etik standartları arttırdı, ancak çalışma koşulları ve su kaynaklarına adil erişim konusundaki endişeler sürüyor. Kırtman, “Karbon nötr ya da net bir gül bulup hediye etmek belki de o kadar kolay değil. Ancak bir kuru dalın bedelini oturup düşünerek hareket etmek mümkün olamayabilir” şeklinde konuştu.

