Bir bilene soralım derler. Bilen kimdir? Akil adamdır.
Acaba akil adamlar kaldı mı? Akil adamlar, olayı kaynağından çözen kişilerdir.
Bir adalet kültürümüz vardı, akil adamlarla devam ederdi.
İletişim kültürümüz vardı. Yine büyükler iletişim kültürünü oluştururdu.
Elbise; "tabiri caizse vücut hatları belli olmasın, rengi dikkat çekici olmasın. Bizim bedenimizi örtsün" diye giyilir. Bir elbise kültürümüz vardı, değişti. Yırtık, pırtık pantolonlar moda oldu. Moda kendi kültürünü oluşturdu.
Bir mutfak kültürümüz vardı, oda kayboldu. Dünyada baktığımız zaman ekvatora yakın yerlerde bol acılı, salçalı, ekvatordan uzakta ise soğuk yiyecekler yenilmektedir. Her yerde bistro ve fastfood oldu.
Eskiden vakıflarımız vardı.
Hastanelerde hastaları motive etme vakfı var. Bizde de hastalarla ilgili birçok vakıflar vardı. Hatta kuşlarla ilgili vakıflar, sadaka taşları dahi vardı.
Mehmet Akif ERSOY “Asım’ın nesli” diyor ya…
Örnek çocuklar değil mi? Batı için diyor ki “Dinleri işimize, işleri de dinimize benziyor”
Her ülkenin, her devletin, her milletin, her insanın bir ideali vardır. Megola ideası vardır. Biz ne kendimize, ne çocuklarımıza, ne de devletimize bir ideal çizmiyoruz.
Kültürlerimiz kayboldu…
Cenaze ve mezar kültürü vardı kayboldu. Kadınlar mezarlığa gitmezdi, gider oldu. Cenazelerde alkışla uğurlanır, yemek verilir oldu. “Cenaze evinde yemek pişmezdi.” Cenazede Kur- an’ ı Kerim okunurdu.
Hani kızıl elma vardı, onun kaybolması gibi bizim ideallerimiz de kayboldu, kültürlerimiz de kayboldu.
Ticari ahlak yok. Çek yasası çıkartıyorlar, yine insanlar ahlaksızlık yapıyorlar. Namus sadece iki bacak arasını korumak değil, iki dudak arasını da korumaktır. SÖZ ÖNEMLİDİR.
Önce tasavvur et, sonra gereğini yap. Düşünmediğin şeyi nasıl yaparsın?
ÖNCE İNSAN
“İNSANI YAŞAT Kİ, DEVLET YAŞASIN.” Niçin öldürüyorlar? Çiçeği, böceği, kuşu, tabiatı ve çevreyi koruyalım. Bunun tahribatını önleyelim. Ama önce insanımızı koruyalım. Dürüst, ahlaklı, çalışkan, faziletli, sevgi ve hoşgörülü bir insan nesli yetiştirmeliyiz. Çocuklara yaşatma eğitimi değil, sadece öldürme eğitimi veriliyor. KÜLTÜR VE EĞİTİM ŞART! Müfredat programlarımıza kültür mutlaka konulmalıdır. Eğitim, aile, çevre, okul camide de devam eder. Cami, sadece namaz kılma yeri değil ki… İNSAN MERKEZLİ BİR MEDENİYET KURMALIYIZ! Biz maalesef AVM’lerle şehirleri işgal ettirdik. Yaşam merkezleri yaptırdık. İnsanlar AVM’lerde vakit geçiriyorlar. Evlerde yemek yapılmıyor. Lokantalarda, restoranlarda yemek yapılıyor. VAKİT, MEDENİYETİ METH EDER. Batıda Avrupa’da 60 km’ lik mesafede büyük bir AVM yapılıyor. Bizde şu anda her yerde var. Biat kültürü oluştu. İnsanlar eğer herhangi bir yere bağlıysa tamamen o kültürü alıyorlar. Bu cemaat, tarikat, parti, köy fark etmiyor ve hayatlarına da kelamı kibarlar koyuyorlar. Buna “Hadis” diyorlar. Hayır, kelamı kibarlar hadis değildir, güzel sözler ayrıdır. İnsanları eleştirmeye de imkân vermiyorlar. Eleştiri yapılabilmelidir. Tenkid ve yanlışı söylemeliyiz. Kavgaya “HAYIR”… Düşünün bir engelli için bile bir çarşı yapılmış. Kilis’te “Körler Çarşısı” var. Özürlü insanlara güven vermeliyiz. Toplumda engelliler dışlanmamalıdır. Beraber ve sürdürülebilir bir yaşam sağlanmalıdır. Kültürümüzü korumalıyız. Pusula önemlidir. “Atın önüne ot, itin önüne et” derler. Boşuna denmemiştir. Eleştiri yap ama hedef gösterme. Aileyi korumalıyız. Aile çözülürse medeniyet biter, devlet biter. Önce idealizmimizi kaybetmeyelim, idealimizin peşine koşalım. İNSANLIK ÖLMÜŞ DEDİRTMEMELİYİZ. Kalın Sağlıcakla…
