Antalya Kent Konseyi Afet ve Kriz Çalışma Grubu ile Çevre Çalışma Grubu Konyaaltı Hisarçandır’da faaliyet gösteren bir taş ocağı özelinde taş ocakları kaynaklı tehlikelere dikkat çekmek için ortak rapor hazırladı. Raporda, kentleşme açısından gerekli olan taş ocaklarının, kırsal bölgelerde ve tarımsal alanlarla çevrili alanlarda gerçekleştirildiği için çeşitli çevresel, ekonomik ve sosyal zararlara sebebiyet verdiğine değinildi. Taş ocakları kaynaklı olası diğer zararların toprak erozyonu, hava kirliliği, gürültü kirliliği, su kirliliği, habitat kaybı diye sıralandığı raporda iklim değişikliği nedeniyle artan sıcaklıklar ve yağışların değişiminin taş ocaklarının çevreye olan etkilerini artırabileceğine de dikkat çekildi.
‘PARAYLA SATIN ALINAMAZ’
Köyden kente göçün ve tarımsal ve kırsal kalkınma politikalarının küresel bir problem olarak önce çıktığı ve bu problemin maden sahalarıyla arttığına vurgu yapılan raporda, Avrupa Komisyonu’nun 2023-2027 yılları arasındaki ortak tarım politikasına da işaret edildi. Raporda ayrıca, Hisarçandır’ın hayvancılık ve tarım konusunda, özellikle çandır fasulyesi açısından, verimli bir yerleşim noktası olduğu, günümüzde tarihi Likya Yolunun başlangıç noktası olarak kabul edildiği ve başta sedir ve şakayık olmak üzere endemik pek çok bitkiye ev sahipliği yaptığı belirtildi. Deprem ve heyelan açısından risk taşıyan bir bölgede yer alan Hisarçandır’da geçtiğimiz aylarda yeniden faaliyete geçen taş ocağının bu riskleri arttırabileceğine değinen raporun sonuç bölümünde de tarımsal üretimin ve kırsal kalkınmanın önünü kesecek tüm uygulamalardan vazgeçilmesinin önemline değinildi ve biyoçeşitliliğin parayla satın alınabilecek bir şey olmadığına vurgu yapıldı.
Haber Merkezi
