6 siyasi parti, 30 sivil toplum kuruluşunun destek verdiği Antalya Platformu, Kesik Minare’nin restorasyonunu eleştirenlere yaptığı açıklama ile tepki verdi
Antalya’daki sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Antalya Platformu, geçtiğimiz günlerde Kaleiçi Ortak Akıl Platformu tarafından, ‘Kesik Minare Antalya’nın hafızasından silinemez’ başlığı ile yapılan basın açıklamasına tepki gösterdi. Basın açıklamasına Mimar ve Mühendisler Grubu Antalya Şubesi, Sivil Düşünce Derneği, Alperen Ocakları, AGD, AKÇED, Akdeniz Derneği, AKDER, AKVA, AKİLDER, ASDER, ANSED, Ay Işığı Derneği, Birlik Vakfı, Cihannuma Derneği, Diyanet Vakfı, Eğitim Bir Sen, Kültür Memur Sen, Bayındır Memur Sen, Ensar Vakfı, Hayrat Vakfı, İhh, İlahiyat Derneği, İlim Yayma Cemiyeti, İMH, Kent Ve Medeniyet Derneği, Kırmızı Kitaplar, Kutup Yıldızı Gençlik Derneği, Liman Eğitim Derneği, Sözler Kültür Ve Eğitim Derneği, TÜGVA, YERYÜZÜ Vakfı, Diyanet Sen, Büyük Birlik Partisi Antalya İl Başkanlığı, AK Parti Antalya İl Başkanlığı, MHP Antalya İl Başkanlığı, Saadet Partisi, Yeniden Refah Partisi katıldı. Antalya Platformu Dönem Başkanı Metin Doğan, 'restorasyon işini bilen kişilere, bilim adamlarına bırakalım' diyen zihniyetin asıl derdinin Kaleiçi'ndeki eserin bilime uygunluğu filan olmadığını, yeniden cami olarak hizmete açılmasına karşı durmak olduğunu söyledi. Doğan, "Kaleiçi Ortak Akıl Platformu ismi ile topladıkları 5-6 sivil toplum kuruluşu ile sanki bütün Antalya buranın açık hava müzesi yapılmasını istiyormuş algısı oluşturdular. Asıl dikkat çekici nokta şu. Destek verenler arasında ATSO var. 46 bin üyeli STK'nın mensupları basın açıklamasının altında imzalarının olduğunu biliyor mu? 46 bin kişi Şehzade Korkut Cami'nin açılmasına karşı mı bu ortaya konmalıdır aynı şekilde Büyükşehir Belediyesi'nin de imzası var. Belediye Başkanı mı yoksa belediyenin herhangi bir birimi mi karşı netlik yok. Adı geçenler isimlerine ve imzalarına sahip çıkmalıdır" dedi.
‘Cami olduğu açık ve nettir’
Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Mustafa Çoban ise Antalyalıların son günlerde, ideolojik ve art niyetli bir kısım insanların, bu toprakların en temel değerlerinden olan dini ve tarihi mirasına açıktan yaptığı sözlü ve yazılı saldırılarına şahitlik ettiğini söyledi. 24 Temmuz Çarşamba günü, ‘Kesik Minare Antalya’nın Hafızasından silinemez’ başlığıyla Şehzade Korkut Camisi önünde yapılan eylemi eleştiren Çoban, “Tarihi kaynaklarda, Hünkâr Cami, Yenicami Sultan Korkud, Cumanın Camisi, Cami-i Kebir ve Ulu Cami gibi adlarla anılmaktadır ve bu topraklardaki varlığımız boyunca şehrin merkez camisi olduğu açık ve nettir" dedi.
‘Bu nasıl bir zihniyettir’
Çoban sözlerini şöyle sürdürdü: "Geçmişi sekiz asra dayanan bir tarihi eserin gerçek adını türlü hezeyanlarla Antalya’nın hafızasından silmeyi teklif etmek nasıl bir cürettir? Kentler bugünden yarına bir günde oluşmaz. Çünkü o kenti o tarihe getiren bir medeniyet tasavvuru vardır. Bu toprakların hamurunda var olan Türk-İslam ruhu, medeniyeti oluşturan temel değerlerdendir. Bunun yansıması olan minarelere ‘sıradan’ diyerek aşağılamak, bir camiyi aslına döndürmek ve korumak için yapılan minare külahının yıkılmasını istemek nasıl bir zihniyetin ürünüdür, anlamak mümkün değildir. Bu durum ‘kök’, ‘miras’, ‘değer’ vurgusu yapan ortak akla kesinlikle yakışmamaktadır. Şehzade Korkut Camisi’ni aslına döndürmek şehrin siluetine ve hafızasına zarar vermez. Ama bu ülke yıllardır gördü ki cami minaresine külah değil ideoloji giydiren bu zihniyet, birlik ve beraberliğimize büyük zararlar verdi. Şehzade Korkut Camisi’nde yapılan restorasyon bir ‘fantezi’ değil, bu toprakları bize yurt kılan ruha sahip çıkma, ecdadımızın bizlere emanet ettiği değerlerimizi genç nesillere miras bırakma gayretidir. Çeşitli ihmaller, engellemeler ve inkârcı yaklaşımlarla 123 yıldır kaderine terk edilmiş olan bu önemli eserin bir an önce ihya edilmesini ve tekrar ezan sesiyle buluşmasını dört gözle bekliyoruz. Bu manada, devam eden restorasyon çalışmalarının engellenmesine, milletimizin kutsalı, bu topraklardaki bin yıllık varlığımızın vesikası olan Şehzade Korkut Camisinin üzerine niteliksiz barınak veya dükkanların kondurulmasına daha da önemlisi, tekrar çevrede yaşayanların tuvaleti ve adeta çöplüğü olmasına asla izin vermeyeceğiz"
Esra KÖKSAL

