60. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ‘Kanun Hükmü’ isimli belgesele uygulanan sansür sonrası gelen tepkiler üzerine film, yarışma seçkisine geri alınmıştı. Filmin geri alınması üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığı festivalden çekildiğini açıklarken, bakanlığın ardından festival sponsorları da art arda festivalden çekilme kararı almış, yaşanan olaylar silsilesinin ardından Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek festivalin iptal edildiğini açıklamıştı. Tüm bu yaşananların ardından çeşitli siyasi parti ve STK’ların oluşturduğu Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri Attalos Heykeli önünde yaptığı basın açıklaması ile festivalde KHK ile ihraç edilenlerin hikayesinin anlatıldığı ‘Kanun Hükmü’ belgesine uygulanan sansürü protesto etti.
‘İKTİDARI RAHATSIZ ETTİ’
Üzerinde ’Sanata sansür işlemez’ yazlı pankart açan grup üyeleri adına basın açıklamasını okuyan Antalya Halkevi Şube Başkanı Kadriye Tuğcu, belgeselin KHK’lar ile yapılan hukuksuzluğu ve adaletsizliği ortaya koyduğu için iktidar tarafından hedef alındığını belirterek “Kentimizde düzenlenen 60. Altın Portakal film festivali programında yer alan yönetmen Nejla Demirci'nin "Kanun Hükmü" filminin iktidarın baskısıyla programdan çıkarılması ile başlayan sansür girişimi ve kriz, festival ve belediye yönetiminin basiretsiz tutumu sonrasında festivalin iptaline kadar varmıştır. "Kanun Hükmü" filmi iktidarı neden bu kadar rahatsız etmiştir? KHK ile görevden alınan, aynı zamanda yönetmen Nejla Demirci’nin kardeşi olan KESK-Sağlık Emekçileri Sendikası üyesi Dr. Yasemin Demirci ve KESK-Eğitim Sen üyesi Öğretmen Engin Karataş'ın işlerine dönme mücadelesini konu alan bu belgesel, KHK’lar ile yapılan hukuksuzluğu adaletsizliği ortaya koyduğu için iktidar tarafından hedef alınmıştır” dedi.
‘ÜSTÜNÜ KAPATAMAZSINIZ’
Yönetmenin daha belgeselin çekiminden başlayarak birçok engellemeyle karşılaşılaştığının altını çizen Tuğcu, “Çekimlerin engellenme girişimlerine karşı, Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru, yönetmen Nejla Demirci’nin ifade özgürlüğünün engellendiği ve tazminat ödenmesi kararı ile sonuçlanmıştır. Belgeseli çekilen KHK ile işlerinden edilen iki KESK üyesi hakkında ise hiçbir yargı kararı yoktur. İktidar sahipleri Kültür Bakanlığı’nın belgeseli FETÖ propagandası olarak yaftalamaya çalışmıştır. Bu belgesel için FETÖ propagandası diyerek sorumluluklarınızın olduğu darbe gerçeğini ve darbeyi bir diktaya dönüştürme gayretlerinizin üstünü kapatamazsınız. Darbe yapmaya girişen bu cemaat ile kol kola gezen sonrada aldatıldık diyen sizlersiniz. Darbe girişimi sonrası KHK ile ihraç edilen binlerce ilerici, sol, sosyalist ve yurtseverin ömrü bu cemaatle kavga ile geçmiştir. AKP iktidarının asıl korktuğu şey işte bu gerçeklerin ortaya çıkmasıdır” ifadelerini kullandı.
‘BÜYÜKŞEHİRE SORULAR’
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin iktidarın baskılarına teslim olarak süreci yönetemediğini ve sonuç olarakta festivali iptal ettiğini söyleyen Tuğcu, “Antalya Büyükşehir Belediyesi, belgesel hakkında hiçbir yargı kararı ya da soruşturması yokken iktidarın baskılarına teslim olmuş, süreci yönetememiş sonuçta festivali iptal etmiştir. Belediye Başkanı Muhittin Böcek, iptal ettiği festivalin bu yıl içinde tekrar yapılacağını açıklamıştır. Buradan soruyoruz. Bu festivalde “Kanun Hükmü” yani “malum film” yer alacak mı? Yer almazsa eğer, iptal kararınız, yönetmenin belediyenizin sansür kararınıza karşı açtığı davadan, iktidarın baskılarından ve bu filmden kurtulmak için bir bahane olarak anlaşılacaktır. İktidarın belediyenize, ülkemizin özgür sanatına, adalete yaptığı bu saldırının cevabı ancak bu filmi göstermekle verilebilir. Altın portakal film festivali Antalya halkınındır. Bu festivalin düzenlenmesi ile ilgili bundan sonra aktif tavır alacağımızı da buradan duyuruyoruz” şeklinde konuştu.
RAMAZAN BOZCA
RAMAZAN BOZCA
