Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisi, 15 Kasım 1983 Salı sabahı saat 09.00'da yaptığı olağanüstü toplantıda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kuruluş kararını ve Bağımsızlık Bildirgesi'ni oy birliğiyle onayladı ve KKTC'nin kurulduğunu tüm dünyaya ilan etti. KKTC’nin kuruluşunun 40. Yıldönümü Antalya’da da düzenlenen törenle kutlandı. Cumhuriyet Meydanı’ndaki törene Antalya Vali Yardımcısı Mustafa Hulusi Arat, Muratpaşa Kaymakamı Orhan Burhan, Aksu Kaymakamı Ahmet Hikmet Şahin, Antalya Garnizon Komutanı Erdal Köse, Antalya İl Jandarma Komutanı Tarık Hekimoğlu, KKTC Antalya Başkonsolosu Cem Topçu, siyasi partiler ve kurum temsilcileri ile Kıbrıs gazileri katıldı.
ŞEHİT VE GAZİLERİ ANDI
Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Atatürk Anıtı’na çelenk sunulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşan KKTC Antalya Başkonsolosu Cem Topçu, Türkiye'nin 100. kuruluş yıl dönümünü tebrik ederek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile silah arkadaşlarını andı. İki yılı aşkın süredir Başkonsolosluğu görevinde bulunduğunu belirten Topçu, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı’nın, Kıbrıs Türk halkının istiklalinin, egemenliğinin ve özgürlüğünün dünyaya ilan edildiği gün olduğunu belirterek, “Hiç tereddüt etmeden bugünlere gelebilmemizi sağlayan, canlarını ortaya koyan aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Özgürlüğümüzü borçlu olduğumuz şehit mücahitler ve Mehmetçiğimiz fedakarlıkları ve cesaretleriyle milletimizin kalbinde yerlerini almışlardır” dedi.
SAMİMİYETSİZ TAVIRLARI
Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin adada adil ve kalıcı bir çözüme kavuşulması için bugüne kadar her türlü samimi çabayı gösterdiğinin altını çizen Topçu, “Ancak Rumlar Kıbrıs Türkü’nü azınlık olarak görme, eşitlik temelinde çözümü reddetme gafletinden bir türlü uyanamadılar. 2004 yılında Annan Planı’na ‘Hayır’ diyen, 2017 yılında Gran Montana’da masadan kalkan Rumlar, adanın zenginliklerine sadece kendilerine ait olması gerektiğini hala savunmaktadırlar. Geriye doğru baktığımızda 59 yıldır süren bu zihniyetin değişmediğini, Rumların gerçeklikten kopuk, maksimalist, samimiyetsiz ve şımarık tavrını sürdürmekte ısrarcı olduğunu görüyoruz. Geçmişte hangi niyetleri taşıyorlarsa, bugünde meseleye aynı pencereden bakıyorlar” ifadelerini kullandı.

SONUNA KADAR MÜCADELE
Kıbrıs sorununda çözümü için gerekli adımları atan tarafın kendileri olduğunu vurgulayan Topçu, “Kıbrıs Türkü 2004 yılında çözüm için, barış ve demokrasi uğruna dünya ile bütünleşmek uğruna Annan Planı’na ‘Evet’ dedi. Buna karşın Rum tarafı ‘Hayır’ diyerek adaya çözümün gelmesini reddetmiştir. Bütün bu yaşanan gerçekler ve atılan adımlara rağmen Avrupa Birliği verilen sözleri yerine getirmemiştir. AB, Kıbrıs Türklerine mali ve idari noktada verdikleri sözleri tutmadılar. Kendilerine ‘Demokrasi’nin Beşiği’ diyen AB toplumları Kıbrıs Türklerine dürüstü davranmadılar. Annan Planı’na ‘Hayır’ diyen, çözümü reddeden Rum tarafını birliklerine üye yaptılar, ödüllendirdiler. Ama ana vatan Türkiye Cumhuriyeti ve yavru vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tüm dünyaya asıl mesajını her zaman net olarak vermiştir. Biz haklıyız, haklı olduğumuz içinde sonuna kadar mücadele edeceğiz” diye konuştu
KKTC VARDIR VE VAR OLACAKTIR
Kıbrıs Rum tarafının ve Avrupa Birliği’nin Türk halkından devletlerinden vazgeçmesini istediğinin altını çizen KKTC Antalya Başkonsolosu Topçu şöyle devam etti: “Rum tarafı ve Avrupa Birliği, Kıbrıs Türk halkının, kanıyla, canıyla şehitlerinin fedakarlığı ile kurmuş olduğu devletten vazgeçmelerini istiyorlar. On yıllardır değişmeyen, kısa sürede de değişmesi beklenmeyen bu düşmanca tavrın artık hiçbir hükmü kalmamıştır. Kimse bizden geriye dönüş beklemesin. Öncelikle Kıbrıs Türkü’nün egemen eşitliği, eşit statüsü teyit edilmelidir. Uluslararası toplum da bilmelidir ki, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vardır ve ilelebet var olacaktır. Geçtiğimiz yıl 77. bu yıl ise 78.’si gerçekleştirilen BM Genel Kurul Toplantısı’nda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı tarihi konuşmada KKTC’nin resmen tanınması gerektiğini BM üyeleri karşısında ifade etmesi, Kıbrıs Türk halkını memnun etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu ifadeleri Kıbrıs konusunda bir dönüm noktasında olduğumuzu işaret etmektedir. Bu ifadeler Kıbrıs Adası’nda huzur içinde yaşayacak iki devletin varlığının resmen kabul edilmesinin Kıbrıs meselesinin tek çözüm yolu olduğunun dünyaya ilanıdır. Çözümün anahtarı budur.”
TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI
“11 Kasım 2022 tarihi Kıbrıs Türk halkı ve KKTC için tarihi bir gün olmuştur. KKTC günden güne yükselen bir güç olan Türk Devletleri Teşkilatı’na Gözlemci Üye olarak kabul edilmiştir. Devletimizin ilk kez Anayasal ismi olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adı ile Uluslararası bir teşkilata üye olması bu güne özel bir anlam katmıştır. Mavi Vatan, Doğu Akdeniz’de hem anavatan Türkiye’nin hem de yavru vatan KKTC’nin hak ve çıkarlarının korunmasında kararlıyız. Kıbrıs Türkü’nün tüm işbirliği çağrılarına kulak tıkayan Rumlar, hidrokarbon sondajlarına aralıksız devam etmektedir. Bölgede kimin tek yanlı faaliyetler gerçekleştirdiğinin, kimin gerginliği artırıcı faaliyetler içerisinde olduğunun muhakemesini uluslararası toplumunun ivedilikle yapması gerekmektedir. Ülkemizi tek taraflı kararları ile yolundan çevirebileceklerini sananlara diplomasi ve ekonomi başlığı başta olmak üzere her alanda gerçekleri göstermek boynumuzun borcudur.”
KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ
“Türkiye ile KKTC arasındaki ana-yavru ilişkisini bozmaya kimsenin gücü yetmez. Çünkü iki ülke arasındaki muhabbet çıkar hesapları üzerine kurulu değildir. İki ülke arasındaki ana yavru ilişkisinin hamuru şehitlerimizin kanlarıyla, gazilerimizin fedakarlıklarıyla, büyük Türk milletinin gayretleriyle yoğrulmuştur. Birlik ve beraberliğimiz en büyük gücümüzdür. Kıbrıs adasında istikrarın sağlanmasının temelinde KKTC’nin siyasi olarak tanınması, ekonomik, sosyal ve kültürel alanda daha da güçlenmesi, Kıbrıs Türk halkının refah seviyesinin yükseltilmesi yatmaktadır. Bu hedefe ulaşmada her iki ülke arasında tam bir seferberlikle çalışılmaktadır.”

