DİSK'e bağlı Devrimci Turizm İşçileri Sendikası Genel Başkanı Mustafa Yahyaoğlu, yönetmekte olan siyasi iktidara ve muhalif tüm siyasi partilerin genel başkanlarına mektup gönderdiklerini söyledi. Yahyaoğlu mektubunda liderlere, “Örgütlenme özgürlüğü, sendika seçme özgürlüğü ve sendikalar, toplu iş sözleşmesi özgürlükleri konusunda neler düşündüklerini duymak istiyoruz. Sendikaların örgütlenmesinin fiilen engellenişi, kamuda sosyal işverenlerin ve özel sektörde işveren konumunda olan patronların, işçilerin sendika seçme özgürlüğüne müdahale ederek, sarı sendikalara zorlamaları engellenecek mi? Toplu iş sözleşmesizliği ile ilgili, sendika üyesi olduğu için işten atılan işçilerle ilgili, işçilerin örgütlenebilmesi ve toplu iş sözleşmesine ulaşabilmesi için ne gibi önlemler düşünüyorsunuz? Sendika kurabilme özgürlüğü ve toplu pazarlık hakkının kullanılabilmesi önünde çok büyük engel oluşturan, barajlı sistemle ilgili ne gibi çözümler düşünüyorsunuz?" diye sordu.
YANIT BEKLEYEN SORULAR
Yahyaoğlu mektubunda şu sorulara yanıt istedi: “Turizmi stratejik bir sektör ve 100 milyarlarca dolar gelir hedeflenen, ülkedeki kronik işsizlik sorununu tek başına önemli ölçüde çözebilecek olan, 54 sektörü tetikleyerek ekonominin dinamiklerini olumluya çevirebilen dev bir alan için politika belirlenirken, işçisiyle, işvereniyle, akademisyenleriyle, esnaf temsilcileri, yerel yönetim ve merkezi iktidar temsilcileri, Turizm Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Spor Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, Adalet Bakanlığı vs. ortak akıl çalışmaları hedefliyor musunuz? Yoksa turizm ve otel yatırımcıları dernekleri ve birlikleriyle, Turizm Bakanlığı görüşüldüğünde, turizm şurası yaptık mı diyeceksiniz? Turizm İşçileri Sendikası olarak, 1991 yılından bu yana Türkiye’nin taraf olmadığı, uluslararası 172 sayılı turizm çalışanlarının çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi başlıklı uluslararası ILO Sözleşmesi ile ilgili imzalamayı ve gereğini yapmayı düşünüyor musunuz? Dünya çalışma Örgütü ILO’nun, ülkemiz olarak kara listesinde olmamızla ilgili nasıl iyileştirmeler öngörüldüğüne dair hiçbir söylem duyamıyoruz. Demokrasi, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, sendika kurma ve seçme seçilme özgürlüğü, ülkemizin anayasasında ve yasalarında ve uluslararası sözleşmelerde, işçilerimize tüm emekçilerimize tanınmış bir hak iken, bir sendikaya üye olduğu için ya da işverence önerilen bir sendikaya üye olmadığı için işçisini işten atan, baskı yapan özel sektör veya kamu işverenlerine, şimdi olduğu gibi para cezası mı uygulanacak? Bir sendikaya üye olan, örgütlenmeye öncülük eden ya da işverenin gösterdiği bir sarı sendikaya üye olmayan bir işçiyi işten atan işveren sadece o işçiye karşı suç işlemiyor. Aynı zamanda, iş yerindeki tüm işçilerin sendika seçme özgürlüğünü, sendikaya üye olma veya olmama özgürlüğü gibi anayasal ve devredilemez temel insan haklarından bir hakkı, kullanılamaz hale getiriyor.”
MOBBİNG, BASKI VE ŞİDDET
“30 milyon kayıtlı çalışan işçi, 5 milyona yakın kamuda çalışan işçiler ve çok yüksek oranda kayıt dışı çalışan işçinin bulunduğu, 8 milyon işsizin bulunduğu ülkemizde, açlık sınırının çok altında olan asgari ücretin, ücretlilerin ortalama ücreti durumuna gelmişken neden işçiler hak arayamıyor, neden sendikalarında örgütlenemiyor, neden örgütlülük ülkemizde yüzde 5 düzeyine gerilemiş durumda. Mobbing, baskı, şiddet ve hak gaspları, hak ettiği şekilde caydırıcılık ilkesi çerçevesinde cezalandırılacak mı? Mahkemelerin işe iade kararı verdiği durumlarda, şimdi olduğu gibi mahkeme kararına rağmen işverene, işe başlatmama seçeneği ve hakkı tanınacak mı yoksa ‘Parayı ver, kurtul’ seçeneği işverenlere tanınan yasal bir hak olmaktan çıkartılacak mı? İşçilerin ödenmemiş alacakları konusunda şimdi olduğu gibi hukuka erişimin önünde engeller olacak mı? Mesela dava açmak için işçi 600-800 TL peşin mahkeme harcı ödemek zorunda bırakılarak, parası olmadığı için dava açamayacak ve alacağından vazgeçip çekip gidecek mi? Yoksa 2012'den önce olduğu gibi işçilerin haklarını alabilmek için dava açmaları önünde engel oluşturan parasal ve arabuluculuk gibi barikatlar kaldırılacak mı? İşten çıkartılmış alacakları ödenmemiş işçi, dava açamadan önce aylarca bir de zorunlu arabulucu sistemiyle mağduriyet süresi uzatılacak mı? Mesela davalar yıllarca uzatılabilecek ve sonuçlansa bile amacına ulaşmaz duruma mı düşürülecek? Bütün engelleri aşıp, hakları için dava açabilmiş işçilerin davalarında, hakimler kaygı duymadan patronlarla ilgili, siyasi güç sahipleri ile ilgili kararlarda hukukun gereklerine uyabilecekler mi? Sendikal haklarımızın, örgütlenme özgürlüğümüzün, toplu iş sözleşmesi haklarımızın yeni dönemde nasıl gelişeceğini bilmek istiyoruz. Örgütlenme, sendikalaşma, hukuka erişim, açıklık, öngörülebilirlik, işçilerin, kamu çalışanlarının, tarım emekçilerinin ve emeklilerimizin de en doğal, en demokratik hakları olduğu kanaatimle, cevaplamanız dileğimizdir.”
SERÇİN ÇILDIR
SİYASET
Yayınlanma: 22 Mayıs 2023 - 16:32
LİDERLERE MEKTUP
Dev Turizm-İş Genel Başkanı Yahyaoğlu, iktidara ve muhalif tüm siyasi partilerin genel başkanlarına mektup yazıp sendikal sorunlara bakış açılarını öğrenmek istedi.
SİYASET
22 Mayıs 2023 - 16:32
İlginizi Çekebilir
