Kamu çalışanları tarafından sendikaların almış olduğu karar kapsamında 13 Ocak'ta kamu çalışanları ve emeklilere refah payı talebiyle 1 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirildi. Eyleme ilişkinin görüşlerini bildiren Hürriyetçi Eğitim Sen 1 Nolu Şube Başkanı Hilmi Taner, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Personel Genel Müdürlüğü tarafından 'İş Bırakma Eylemi' konulu tarihli yazıda eyleme katılan öğretmenlere tebliğ edilmesi talimatı verildiğini açıklayarak şöyle konuştu: "İki haftadır Antalya'da görev yapan öğretmenlere tebliğ edilen yazıda, 'Bakanlığımıza bağlı resmi eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerden üyesi oldukları sendikaların Yönetim kurumlarının almış olduğu karar doğrultusunda iş bırakma eylemine katılanlara, Ek' te gönderilen yazının tebliğ ve tebellüğ edilmesi hususunda gereğini rica ederim' ifadeleri yer almakta. Personel Genel Müdürü Bülent Çiftçi imzalı resmi yazıda görüleceği üzere 'öğretmenlerden' ifadesi kullanılmıştır. Söz konusu yazıda bahsedilen, kamu çalışanlarının 13 Ocak 2025 günü iş bırakma eylemidir ki sendika genel merkezlerinin almış olduğu kararlar kapsamında kamu çalışanları iş bırakmıştır. İş bırakma eylemine sadece öğretmenler değil, diğer iş kollarındaki sendikalar ye olan kamu çalışanları da katılmıştır."
'NEDEN SADECE ÖĞRETMENLERE?'
Hür-Sen Konfederasyonu olarak Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından öğretmenlere tebliğ edilmesi için yazılan yazıya farklı açıdan da bakılması gerektiğini belirten Taner, şunları kaydetti:" Daha önce sendikaları yüzde 2 kararı ile ayrıştıranlar, sendikalar arasında ayrımcılık yapanlar şimdi de kamu çalışanları arasında bilerek ya da bilmeyerek ayrımcılık yapmaktadır. Çünkü 13 Ocak 2025 tarihinde iş bırakanlar sadece öğretmenler değildir. Diğer iş kollarındaki kamu çalışanları da aynı gün iş bırakmıştır. İş bırakan eğitim çalışanları arasında sendikalara üye hizmetli, aşçı, mühendis, şoför gibi genel idare hizmetleri sınıfı personeli de vardır. Şimdi Personel Genel Müdürlüğünün söz konusu yazısı öğretmenlere tebliğ edilirken aynı iş bırakma eylemine katılan diğer eğitim çalışanlarına neden tebliğ edilmiyor? Genel Müdürlük cephesinden bakıldığında MEB sadece öğretmenlerden mi ibaret?"

'EĞİTİM ÇALIŞANLARI BİR BÜTÜNDÜR'
" İşin ilginç yanı şudur: MEB bünyesinde, Genel İdare Hizmetleri sınıfında görev yapan ve aldıkları sorumlulukların çokluğu buna karşılık malı açıdan okul yöneticileri ve öğretmenlerin de gerisinde kalan Şube Müdürleri tarafından kurulan Eğitim Yöneticileri ve Çalışanları Sendikası (EYSEN) aynı tarihte iş bırakma eylemine katıldığını kamuoyuna açıklamıştır. Acaba öğretmenlere tebliğ edilmesi istenilen söz konusu yazı, aynı eyleme katılan ve her konuda olduğu gibi yine unutulup göz ardı edilen MEB Şube Müdürlerine tebliğ edilmeyecek mi? Aynı zamanda bir Şube Müdürü olarak sormak istiyorum, 'Eğitim Çalışanı olan şube müdürlerin bu konuda bile neden göz ardı ediyorsunuz, görmüyorsunuz, ayırıyorsun?' Yapmayın, eğitim çalışanları bir bütündür."
'10 MAYISA NİÇİN SES ÇIKARMADINIZ?'
" Acaba iş bırakma eylemine katılmayan diğer sendikalar bu eyleme katılmış olsaydı, Personel Genel Müdürlüğü tarafından yine de böyle bir yazı yazılır mıydı? Nitekim 10 Mayıs tarihinde ülke genelinde yapılan ve tüm sendikaların katıldığı iş bırakma eyleminde bu durum yaşamamıştı. O zaman öğrencilerin eğitim hakkı yok muydu? Sendika Genel merkezlerinin almış olduğu karar gereği iş bırakma eylemine katılan öğretmenlere tebliğ edilmesi için yazılan yazı, okul/kurumlarda eyleme katılan öğretmenlere tebliğ ediliyor. Peki bu durumda sendikasının almış olduğu iş bırakma eylem kararına uymayarak görevine gelen öğretmenlere, MEB tarafından başarı belgesi verilmesi gerekmez mi?" (www.akdenizanset.com.tr)
---