A. Genel Bilgiler
Menbiç Halep’e bağlı, şehrin doğusunda kalan bir ilçedir. İlçe Fırat Nehri’ne 35 Türkiye sınırına 40 km uzaklıktadır. Menbiç hem barındırdığı nüfus hem de coğrafya olarak büyük bir ilçedir. Menbiç genelinde aşiret yapısı güçlü olsa da merkezde yoğun bir şehirli ve eğitimli nüfus da barındırmaktadır.
Menbiç sahip olduğu doğal kaynaklar, üretim ve depolama tesisleri ve Rakka’dan Halep’e kadar uzanan bölgedeki ticaretin merkezi olması gibi nedenlerle ekonomik açıdan da önemli bir şehirdir.
Bölgenin elektrik ve su ihtiyacı Menbiç’in kaynakları ile sağlanmaktadır. Menbiç’i kontrol eden Halep ve Rakka arasında kalan coğrafyadaki ekonomik, doğal kaynakları ve ticareti kontrol edebilmektedir.
Menbiç’in en önemli özelliği ne muhalifler ne de DEAŞ terör örgütünün kontrolüne geçerken hiçbir çatışma yaşanmamış olmasıdır. Menbiç hiç yıkım yaşamamış olması ve yerel örgütlenme konusunda hızlı ve başarılı bir sınav vermiş olması sayesinde idari ve sivil düzen, temel hizmetlerin sunumu gibi açılardan örnek bir şehir olmuştur. Bu durum şehrin Suriye içinde birçok bölgeden göç alma sürecini de hızlandırmıştır.
B. Ekonomi
Suriye İç Savaşı öncesinde, sanayi tesisleri ve tarımsal faaliyetler şehrin ekonomisini oluşturan ana unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak yaşanan gelişmeler ile bölgedeki sanayi üretiminin İç Savaş öncesine göre önemli ölçüde azaldığı düşünülmektedir.
PKK/PYD-YPG terör örgütünün Menbiç şehrini işgal etmesinin ardından, Menbiç’i (sözde) özerk bölge (PKK/PYD-YPG işgalindeki bir diğer –sözde- özerk bölge Rakka’dır) ilan etmiştir. Şehrin yönetimi teşkil edilen (sözde) Menbiç Demokratik Yönetim Konseyi elinde olup bu yapının aralarında Dış İlişkiler, Sağlık, Kültür ve Belediye hizmetleri gibi alanların da olduğu (13) ayrı (sözde) komiteden meydana getirildiği bilinmektedir.
C. Demografik Yapı ve Aktörler
Menbiç heterojen toplum yapısına sahip bir şehirdir. Menbiç 1950’lere kadar Osmanlılar zamanında yerleştirilen Çerkes çoğunluğu ile öne çıkan bir şehirken özellikle Teşrin Barajı’nın inşa edilmesi ile birlikte yoğun bir Arap göçüne maruz kalmıştır. Buna karşılık Çerkes nüfusun önemli bir kısmı Rusya’ya göç etmiştir. Bulunduğu bölge ve çevresinin ticaret merkezi olması itibarıyla başta Kürtler olmak üzere diğer toplumsal kesimler arasından da göç almıştır. Şehirde tarihsel olarak önemli oranda Türkmen nüfusun da var olduğunu söylemek mümkündür.
Son 50 yılda değişen nüfus yapısı neticesinde Menbiç Sünni Arap kimliği ile öne çıkan bir şehirdir. Halk ayaklanması öncesinde Menbiç merkez nüfusu yaklaşık 200 bin iken kırsal ile birlikte Menbiç ilçesi toplamda 500 bin nüfusa sahip bir şehirdi. Menbiç iç savaş sırasında yoğun bir iç göçe maruz kalmış ve buna bağlı olarak 2017 itibarıyla ilçenin toplam nüfusunun 600 bine ulaştığı tahmin edilmektedir.
Şehirde etnik grupların nüfus oranları konusunda bilimsel bir çalışma söz konusu değildir. Görüşülen Menbiçliler de farklı oranlar verebilmektedir. Değişik kaynaklardan alınan bilgiler çerçevesinde Menbiç’te etnik grupların nüfus oranları yaklaşık olarak şu şekildedir: %85-90 Sünni Arap, %6-8 Kürt, %3-5 Türkmen, %1 Çerkes.
Geçmiş dönemde Menbiç’te kayda değer bir Ermeni nüfus varken göç sebebiyle tek bir Ermeni aile kalmıştır. Menbiç halkının dinsel dağılımına bakıldığında ise tamamen homojen bir yapı karşımıza çıkmaktadır. Menbiç’te yaşayan tek Ermeni ailesi sayılmazsa ilçe nüfusunun tamamı Sünni Müslüman’dır. Menbiç’in toplumsal yapısında aşiretler öne çıkmaktadır. Hatta Menbiç’in bir aşiretler şehri olduğunu söylemek mümkündür. Menbiç bütün kırsalda ve hatta merkezde aşiret sistemi vardır. Aşiretler bir araya gelerek kabileyi oluşturmaktadır.
Giriş bölümünde anlatıldığı üzere Menbiç halk ayaklanması sürecinde başarılı bir sınav vermiş ve şehirde düzen korunmuştur. Menbiç buna bağlı olarak 2011 sonrasında yoğun göç almış ve DEAŞ’ın şehri ele geçirdiği Ocak 2014 tarihine kadar şehir merkezi nüfusu 300 bine ulaşmıştır. Şehir DEAŞ kontrolüne geçtikten sonra şehir merkezinin nüfusu bir anda 50
bine kadar düşmüştür. Buna karşın Menbiç kırsal nüfusunda önemli bir değişim olmamıştır. Menbiçliler en fazla Türkiye’ye göç ederken bir kısmı da Suriye içinde Halep ve Afrin’e gitmiştir. Şehrin SDG/YPG kontrolüne geçmesi ile geriye doğru göç başlamış ve günümüz itibarıyla ilçe merkezi nüfusu 300 bin ve kırsal ile birlikte toplamda yaklaşık 600 bine ulaşmıştır.
D. Menbiç’te Askeri Yapılanma
Menbiç’te askeri güç dağılımı açısından şu şekilde bir ayrım yapılabilir. Hiyerarşinin en tepesinde Kandil’den gelen Arapça bilmeyen genelde Türkiye kökenli PKK’lılar yer almaktadır. Güç piramidinin ikinci sırasında Afrin’den gelen PYD/YPG’li Suriye Kürtleri ve üçüncü sırada da Menbiç Kürtleri yer almaktadır. Hiyerarşinin en altında ise PYD/YPG’nin yerelden kendisine eklemlemeye çalıştığı Arap unsurlar yer almaktadır. Menbiç’te PKK/PYD-YPG’nin kurduğu askeri yapıyı kabaca iki ana grup altında sınıflandırmak mümkündür.
1. Menbiç Askeri Konseyi
Arap ve Kürtlerden karışık bir güç olmakla birlikte Arapların hem savaşçı sayısı daha azdır hem de Araplara komutanlık görevleri verilmemektedir.
2. PKK/KCK–Asayiş
Menbiç’te askeri yapının görünür kısmında Menbiç Askeri Konseyi yer alsa da tüm tarafların ortak şekilde dile getirdiği üzere Menbiç’te gerçek güç ve karar alıcı PKK’lılar ve Asayiş gücüdür. Menbiç’teki PKK üst yönetimi Türkiye kökenli PKK’lılardan oluşmaktadır.
Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) içinde doğrudan Menbiç’e dönük bir çaba içinde olan grup söz konusu değildir. Ancak iyi savaşçı kimlikleri ile tanınan Menbiçliler neredeyse her ÖSO grubunun içinde varlık göstermektedir. Rejim güçlerinin Menbiç’ten çıkarılmasını sağlayan, şehri önce DEAŞ’tan temizleyen ve sonra yine DEAŞ’a bırakmak zorunda kalan ÖSO komutanları ve savaşçılarının birçoğu Fırat Kalkanı bölgesinde farklı muhalif birliklerin içinde mücadelelerini sürdürmektedir. Hatta bazı ÖSO grupları içinde Menbiçliler neredeyse grubun tüm liderlik ve savaşçı kadrolarını elinde bulundurmaktadır. Farklı gruplar içinde savaşı sürdüren Menbiçli savaşçılar kendi aralarında koordinasyonu sağlamak için de Menbiç Askeri Meclisi oluşturmuştur. ÖSO içindeki Menbiçliler ağırlıklı olarak Fırat Kalkanı bölgesinde ve özellikle de Cerablus’ta görev yapmaktadır.
Menbiç’te sınırlı sayıda ABD ve bazı Avrupa ülkeleri unsurları dışında hiçbir ülkenin askeri bulunmamaktadır. Rus askerleri Fırat Kalkanı’nın Menbiç’e yönelmesini takiben kısa
süreli sınır hattına geçmiştir ancak şu anda Menbiç içi ve sınır hattında Rus askeri bulunmamaktadır. Bölgede Rus askeri olmamakla birlikte Menbiç Askeri Konseyi Rus bayrağı kaldırmaktadır.
E. Mevcut Durum
Menbiç en baştan itibaren devrim hareketine katılan bir şehir olmuştur. Muhalifler Menbiç’te ilk gösterilere 26 Nisan 2011 tarihinde başlamıştır. Menbiç’te devrim hareketine daha çok eğitimli, şehirli kesim katılmış, aşiretçilik yapan kesim ise devrime ilk aşamada destek vermemiştir. O dönemde rejim güvenlik güçleri ile muhalifler arasında bir anlaşma olmuş ve rejim güçleri sivil gösterilere izin vermiştir. Ancak gösterilerin büyümesi ile rejimin müdahalesi başlamıştır. Rejim baskısının artması sonrasında silahlanma süreci başlamış ve ilerleyen süreçte silahlı muhaliflerin şehri kuşatması ile rejim güçleri hiçbir çatışma olmadan Menbiç’ten çekilmiştir. Menbiç böylece 17 Temmuz 2012 tarihinde muhaliflerin kontrolüne geçmiştir. Şehirde kontrolün muhaliflere geçmesini takiben Devrim Meclisi ve Askeri Meclis kurulmuştur.
Esad rejimi henüz şehirden ayrılmadan örgütlenmeye başlayan ve 17 farklı grubun temsil edildiği Devrim Meclis’inde avukat, mühendis, doktor gibi şehrin önde gelenleri yer almıştır. Bu yapı devlet otoritesinin ortadan kalkması sonrasında şehirde düzen ve istikrarın korunması, hizmetlerin sunulması konularında önemli rol oynamıştır. Devrim Polis Gücü oluşturularak şehir içinde güvenlik sağlanmıştır. Muhaliflerin tercihi ile rejim memurlarının görevlerine devam etmesi ve ticaretin de sürmesi sağlanmıştır. Bu şekilde Menbiç’te sivil, idari, güvenlik ve ekonomik sistem başarılı bir şekilde işlemeye devam etmiştir.
Ocak 2014 tarihinde DEAŞ terör örgütü tarafından işgal edilen Menbiç’e yönelik; 1 Haziran 2016 tarihinde PKK/PYD-YPG terör örgütü tarafından (sözde) Menbiç Kurtarma Operasyonu başlatılmıştır. ABD ve uluslararası koalisyonun hava ve kara unsurları desteği ve DEAŞ ile yapılan anlaşma sayesinde şehir 12 Ağustos 2016 tarihinde PKK/PYD-YPG tarafından işgal edilmiştir. PKK/PYD-YPG terör örgütünün, Menbiç’in batısına dönük saldırıları, 24 Ağustos 2016 tarihinde başlatılan Fırat Kalkanı Harekâtı ile önlenmiştir. TSK ve ÖSO unsurlarının Menbiç’e yönelik operasyonları sırasında Menbiç’teki örgüte ait bazı binalara ABD bayrağı asılmıştır. Ayrıca bu dönemde, Menbiç şehrinin çevresine 20 km uzunluğunda hendekler kazılmıştır.
PKK/PYD-YPG terör örgütü, Menbiç’i işgal etmesinin ardından bölgedeki Arap aşiretleri ve halkı göçe zorlayarak bölgede etnik temizliğe girişmiştir. Ayrıca, bölgeye çok
sayıda PKK/KCK, MLKP vb. sol terör örgütü sempatizanın yerleştirildiği de bilinmektedir. Bununla birlikte Menbiç halkının, 2016’dan bu yana zorunlu seminer ve kurslar vasıtasıyla ideolojik indoktrinasyona tabi tutulduğu, şehirdeki gençlerin zorla silahaltına alındığı bilinmektedir. Ancak; Zeytin Dalı Harekâtının başlamasının ardından bölge halkı PKK/PYD-YPG’li teröristlerce Türkiye aleyhinde eylem/yürüyüş yapmaya zorlanmış, eyleme katılmak istemeyen halka ateş açılması sonucunda (25) kişi yaşamını kaybetmiştir.
Menbiç şehri; bölgedeki önemli birçok şehri birbirine bağlayan Deyr ez-Zor ve Rakka’dan gelen otoyolların kesişimi olması, Kamışlı’yı Halep’e bağlaması, bölgede silah bakım/onarımına olanak veren çok sayıda sanayii tesisinin bulunması, Fırat’ın doğu ve batısı ile Fırat Nehrini kontrol etmesi gibi sebeplerle BTÖ açısından büyük bir öneme haizdir.
F. Türkiye - ABD Arasında Menbiç Yol Haritası ve Son Gelişmeler
Menbiç’te bulunan PKK/PYD-YPG unsurlarının şehirden çekileceklerine dair birçok kez ABD yönetimince taahhütlerde bulunulduğu ancak 2018 Haziran ayı başına kadar bu konuda somut bir adım atılmadığı bilinmektedir. Bununla birlikte, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun daveti üzerine 3-4 Haziran 2018 tarihleri arasında ABD’ye bir çalışma ziyareti gerçekleştirmiş ve ziyaret çerçevesinde yapılan görüşmede, iki ülkenin Menbiç’in geleceğine yönelik bir yol haritası üzerinde mutabakata vardığı açıklanmıştır. Konuya ilişkin olarak Bakan Çavuşoğlu ve Pompeo tarafından ortak basın açıklamasında Menbiç’te güvenlik ve istikrarın sağlanması için adımların atılmasını da içerecek şekilde, Suriye’de ortak çıkarları ilgilendiren konularda ikili işbirliğinin geleceğine değerlendirmelerde bulunduğu belirtilmiştir. Bu amaç doğrultusunda bir yol haritasının onaylandığı ve sahadaki gelişmelerin yakından takip edilmesine ilişkin mutabakatlarını yansıtacak şekilde haritanın uygulanması hususundaki ortak taahhütlerin vurgulandığı ifade edilmiştir.
Bakan Çavuşoğlu daha sonra yapmış olduğu açıklamalarda “Menbiç yol haritasının” detaylarına değinmiştir. Sürecin üç aşamada ve aylar içinde uygulamaya geçirilmesinin
planlandığını söyleyen Çavuşoğlu, yol haritasının amacının Menbiç’in bütün terör örgütlerinden temizlenip ilçede güvenlik ve istikrarın kalıcı bir şekilde sağlanması olduğunu ifade etmiştir. Bu kapsamda Çavuşoğlu, ilk aşamada PKK’nın Menbiç’ten çıkarılması için uygulanacak planın parametrelerine yönelik bir ön hazırlık çalışması yapılacağını kaydetmiştir. Çavuşoğlu, PKK/PYD-YPG’nin yerel yapılardan çıkarılmasına yönelik planlamanın tamamlanmasının ardından, Türkiye ile ABD’nin Menbiç’te güvenlik ve yerel yapıların oluşturulmasında işbirliği yapacağını dile getirmiştir. Üçüncü aşamaya ilişkin olarak ise Çavuşoğlu, Türk ve Amerikan müşterek askeri devriyelerin güvenliği ve istikrarı sağlayacaklarını ve bütün PYD/YPG oluşumlarının Menbiç’ten çıkarılmasının tamamlanmış olacağını belirtmiştir. Bunun yanı sıra, bölgede durumun istikrara kavuşmasıyla birlikte Menbiçlilerin evlerine dönmelerinin sağlanacağını dile getiren Çavuşoğlu, Menbiç’te uygulanan yol haritasının Suriye’nin diğer bölgelerine de taşınmasını ABD ile görüştüklerini ifade etmiştir. Mutabakatın ayrıca, Menbiç’ten teröristlerin çıkmasından sonra ilçenin yerel unsurlarından bir yönetim kurulmasını da içerdiği kaydedilmiştir.
Varılan mutabakatın ardından gelinen noktada 18 Haziran 2018 tarihi itibarıyla Menbiç şehrine yönelik somut gelişmelerin yaşandığı görülmüştür. Nitekim söz konusu tarihte TSK’nın yaptığı açıklama ile; daha önce mutabık kalınmış “Menbiç Yol Haritası ve Güvenlik Prensipleri” doğrultusunda, Fırat Kalkanı Harekât alanı ile Menbiç arasında kalan hatta TSK ve ABD Silahlı Kuvvetleri unsurlarınca bağımsız devriye faaliyetlerine başlandığı dile getirilmiştir. Bu çerçevede, Menbiç’teki yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, TSK’ya ait zırhlı araçların, Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesindeki Cerablus ilçesi ile Menbiç cephe hattını birbirinden ayıran Sacu Çayı’nın civarında yaklaşık üç saat boyunca devriye-koordinasyon faaliyeti gerçekleştirdiği aktarılmıştır. Bunun yanı sıra, Türk yetkililer de konuya dair açıklamalarda bulunmuş ve Türk askerinin bölgede bulunan terör unsurlarını temizlemek adına ABD ile koordinasyon halinde göreve başladığı yönünde ifadelere yer verilmiştir. Ayrıca yapılan açıklamalarda bahse konu devriye faaliyetinin devam edeceğine ve aşamalar halinde Menbiç şehrine girileceğine dikkat çekilmiş, bu süreçte de PKK/PYD-YPG unsurlarının şehirden çıkartılacağı vurgulanmıştır.
GÜNDEM
Yayınlanma: 20 Haziran 2018 - 11:14
Menbiç bölgesi hakkında bilgiler
GÜNDEM
20 Haziran 2018 - 11:14

