Sokak köpeklerine yönelik yasal düzenlemeye karşı çıkan Hayvan Hakları Savunucuları Antalya’da Attalos Meydanı’nda bir araya gelerek basın açıklamasında bulundu. Açıklamayı okuyan Ümran Şen, sokak hayvanlarının katledilmemesi için başlattıkları ‘Sokatayım, Yanındayım’ direnişinin 40’ıncı günü olduğunu belirtti ve 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas‘ta Madımak Oteli’nde yakılarak, boğularak yitirilen 37 can için Hasret Gültekin’in bir türküsüyle konuşmasına başladı. Şen, öncelikle Madımak katliamında yaşamını yitirenler için, “Şunu çok iyi biliyoruz ki, insanları kutuplaştırmak, ötekileştirmek, türleri birbirinden ayrı görmek her zaman kıyımlara, vahşete, katliamlara yol açmıştır. Üzülerek söylüyoruz ki; bu kıyımlardan, nefret söylemlerinden en çok etkilenen tür maalesef ki her zaman hayvanlar olmuştur. Bugün güneşin sıcaklığında kalanlar sokakta yaşayan hayvanlardır. Sokakta yaşayan köpeklerdir. Dili, dini, ırkı, milleti, rengi, mezhebi ne olursa olsun hiçbir kadının, hiçbir çocuğun, hiçbir bireyin, hiçbir hayvanın katledilmesine; istismar edilmesine, ayrıştırılmasına izin vermeyeceğiz ve bu nefret söylemlerinin bir parçası olmayacağız. Bir tacizci bahane edilerek Suriyelileri hedef gösteren nefretin karşısına da sokak hayvanlarını hedef gösteren nefretin karşısına dikildiğimiz gibi dikileceğiz. Biz yaşam hakkı savunucuları, kaç kadının öldürüldü, kaçının tacize uğradığı, kaç çocuğun cinsel istismara uğradığı için sayaç tutmaktan utanıyoruz. Biz hayvan hakları savunucuları her gün kaç sokak hayvanının katledildiğini, kaçının şiddete uğradığını görmekten U-TA-NI-YO-RUZ” diye tepki gösterdi.

‘ÖLÜMÜ ONAYLIYORLAR’
Her gün sokakta yaşayan hayvanların, bu nefret söylemleri yüzünden öldürüldüğünü ifade eden Ümran Şen, Niğde’de beslenme bölgesinde bulunan köpeklerden 7 tanesinin ölü bulunduğunu ifade ederek, “Bir yavru köpeğin de zehrin etkisiyle can çekiştiğini gördük. Bugün canı alınmak istenilenler, katliam çağrıları yapılarak ölüm fermanları içeren yasa tasarıyla öldürülmek istenenler sokakta yaşayan hayvanlardır. Bugün eziyetin, işkencenin, vicdansızlığın, vahşetin hapishaneleri barınaklardır. Bugünün Madımak’ı kan kokan barınaklardır. Bugünün Madımak’ı sokakta yaşayan köpeklerinin aç, susuz bırakıldığı barınaklardır. Bugünün Madımak’ı hayvanları kaderine terk ettiğiniz, can pazarına dönüşen, pislik içinde bırakılan, hayvanların kürekle öldürüldüğü barınaklardır. Bugünün Madımak zihniyeti demir kafes içinde ahşap kulübesinde ki ‘Şila’ isimli köpeğin yanıcı madde dökülerek yakılmasıdır. Bugünün Madımak zihniyeti belediyelerin apar topar sokakta yaşayan köpeklerini toplayıp dağa, taşa, çöplüğe atmasıdır. Bugünün Madımak’ı çıkarılmak istenen yasa tasarısıdır. Farkında mısınız? Türkiye tarihinin en büyük hayvan katliamını, çıkarmak istedikleri yasa tasarılarıyla uygulanmak istiyorlar. Devlet, yaşatmak yerine ölümü onaylamak istiyor” dedi. Ümran Şen sözlerini şu şekilde sürdürdü, “‘Bizim verecek bir tek canımız yok’ 20 yıldır siz görevlerinizi yerine getirmediniz diye sokakta yaşayan hayvanlarını öldüremezsiniz. Sözde kuduz yalanlarınızla halkımızı hayvanlara karşı nefrete itemezsiniz. ‘Uyutacağız’ diyerek, ‘Ötenazi’ diyerek katliam düşüncenizi saklayamazsınız. ‘Barınaklara alacağız’ diyerek ölüm kamplarınızı güzelleyemezsiniz. Toplayamazsın, hapsedemezsin, öldüremezsin. 5199 sayılı ‘Hayvan Hakları Kanunu’nun birinci maddesi der ki, ‘Bu kanunun amacı, hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır.’ Biz de bu kanunun ilk maddesine göre, ‘Siz suçlusunuz’ diyoruz. Suçlusunuz.’ 20 yıldır sokak hayvanlarını kısırlaştırmayıp, aşılatmadığınız için suçlusunuz. Barınaklarda yaşanan zulmü, acıyı, ıstırabı, pislikleri kamuoyundan sakladığınız için suçlusunuz. 21’inci yüzyılda hayvanlara zulüm edilmesine göz yumduğunuz için, sessiz kaldığınız için suçlusunuz. Dağından, kırından, avından kopartıp kendimize alıştırdığımız, sokaklarımızı ev kabul eden bu hayvanlar için nefret söylemleri yayıp, katliam emirleri verip boğazlatılmalarına sebep olduğunuz için suçlusunuz.” Şen, “Biliyoruz ki bugün canı alınmak istenilen sokakta yaşayan köpeklerini savunmazsak yine görevini yapmayanlar bu sefer sokakta yaşayan kediler için katliam fermanları da yapabilirler. Çünkü onlar yüzyıllardır birlikte aynı havayı soluduğumuz hayvan sevgilerini bize kanıtladı. Biz yaşam hakkı savunucuları, hayvan hakları savunucuları, hayvanseverler sizi hayvan hakkı tanımaz düşüncelere alıştırmayacağız. Alışmayın buna. Alışmayın. Alıştırmayacağız Sizlere inat, ‘İnsana, hayvana, yeryüzüne özgürlük’ diyoruz. Sizlere inat, ‘Hayvan, yaşam, özgürlük’ diyoruz. ‘Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi’ adına siz hak savunucularını, hayvan severleri mücadelemize güç katmak için her gün saat 19:00’da bu alana bekliyoruz. Sosyal medya hesaplarınızdan ortak sesimizi duyurmanızı, yaşamdan yana mücadelemiz için destek vermenizi bekliyoruz. Çünkü biz direne direne kazanacağız” diyerek çağrıda bulundu. (www.akdenizmanset.com.tr) 
