‘15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’ üçüncü yıl dönümü etkinlikleri kapsamında 15 Temmuz gazileri Mehmet Şükrü Kıntaş ve Safiye Bayat, Türkiye’nin son dönemde yaşadığı o geceyi anlattı
Gazi Mehmet Şükrü Kıntaş, 15 Temmuz’da Atatürk Havalimanı’na hareket eden tanklara egzoz deliklerine giysileriyle tıkayarak müdahale ettiklerini söyledi. Tankların önüne geçtiklerini ve 'acaba biz bu tankı nasıl durdurabiliriz' diye düşünürken kalabalıktan bir ses duyduğunu söyleyen Kantaş, "Şu egzozlara bir şeyler tıkarsanız bu tanklar stop eder. Arkadaşlarla elbiselerimizi çıkardık. Tankların egzozuna bunları tıkadık. Tanklar aradan bir dakika geçmeden hemen stop etti. 9 tankı bu şekilde durdurduk. Biz havalimanına giderken, F-16'lar geldi. O zaman bomba atıyordu, bomba atmıyormuş, sonik patlama diye bir şey yapıyormuş, ama biz sonik patlama terimini sonradan öğrendik. Evine doğru dönen on binlerce kişi, havalimanına cumhurbaşkanımıza etten duvar olmaya döndüler. Bu benim için onur verici bir şey ve bu anı hiç unutamıyorum. Biz ülkeyi karış karış geziyoruz ki, 15 Temmuz'u unutmamak ve unutturmamak için gecemizi gündüzümüze kattık. Çünkü unutulacak bir gün değil. 15 Temmuz bir destandır. Biz bu destanı bundan sonraki nesillere aktarmak zorundayız. anlatmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Tiyatro diyenlere cevap
Direnişin ve dirilişin simgesi olduğunu düşündüğünü belirten 15 Temmuz gazisi Safiye Bayat, "Bir eylem planı öncesinde konuşmak, anlaşmak ve ona göre hareket etmek çok önemli bir insan vasfıdır. Kelimelerin, vicdanın, merhametin yoksun olduğu bir yerdesiniz artık. Aklımdaki düşünce sadece ve sadece Allah için yapılan bir mücadelede vatanın salahiyetiydi. Buna tiyatro senaryo diyenler, tiyatroda insanlar ölür sonra dirilir, alkışlanarak perde kapanır. Başaramazlar" dedi.
Gazi Bayat bu mücadele nasıl sona erer, zarar görmeden insanlarımızı nasıl kurtarabiliriz derdine düştüklerini kaydederek, "Bir mücadeleye girdik. Bu mücadele her zaman bir kişiyle başlamıştır. Allah bize nasip etti. İnsana yapılmayacak, asla düşünülmeyecek, hayata da geçirilemeyecek şeyi hem düşündüler, hem planladılar ve nasıl silahlarını ateşlediler, buna asla anlam veremiyorum. Her yer kan revan ama bayrağı düşürmedik." diye konuştu.
‘Tankların altında ezildiler’
Her 15 Temmuz yaklaştığında içinin bin parça olduğunu dile getiren Bayat, "Bir insan yaşatma mücadelesi o kadar anlamlı, o kadar zor ki. İnsana yapılmayacak tüm her şey, o gece sergilendi. Bir kardeşimiz tanktan açılan ateşle paramparça oldu. Birçok kardeşimiz tankların altında ezilerek can verdi. Tiyatro diyenler, kaldırın ve alkışlatın o zaman onları. Hayat ne gördüğünüzle alakalıdır. Görmeden kalp ve akıl hiçbir şeye inanmaz. Yaşamadan benim hissettiklerimi anlayamazsınız. Bu kadar insan ölmemeliydi. Bunlar yaşanmamalıydı ama yaşattılar. Yaralansak da şehit de düşsek, bayrağı düşürmedik. ne derlerse desinler hakkımızda, beni sadece kendi milletim yaralar, çünkü birbirlerimizin acısını gördükçe yaralanırız biz. Bu da insan olmanın en önemli vasfıdır" şeklinde konuştu.
‘İnsan olmayı öğrenelim’
Bir ara gözyaşlarına hakim olamayan Bayat, "Reisimizin konuşmasını ben hastane yatağında izledim. Bir lider olarak en güzel şekilde milletini sokağa davet etti. Yılmadı, korkmadı, çabaladı ama ölümlerin önüne geçemedik, yaralanmaların önüne geçemedik. Çok kayıp verdik. Dilerim ki, bir daha böyle şeyler yaşanmasın. İnsan canına kimse kastetmesin bile, isteye. Çok güzel bir Türkiye’miz var. Adımız soyadımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye diyebilsek, beraber yaşasak güzel olmaz mı? İnsan olmayı öğrenelim" diyerek sözlerini tamamladı.
İHA
GÜNDEM
Yayınlanma: 15 Temmuz 2019 - 10:33
O kara geceyi anlattılar
GÜNDEM
15 Temmuz 2019 - 10:33

