Ülkemizde, her yıl binlerce dekar orman yanmaktadır. İnsanlığın felaketine sebep olan bu yangınlarda; birçok canlı telef olmakta, ormanlarla beraber evler, işyerleri yanmakta, insanlar ölmektedir. Neticesinde tabiat bozulmakta ve iklim dengeleri kaybolmaktadır. Türkiye’de, en iyi çalışan kamu kurumlarından birisi Orman Teşkilatıdır. Mutlaka onlarında eksik, yanlış veya hataları vardır. Orman teşkilatında, kendisini ormanların kralı gören görevlilerde vardır. Hatta halk arasında bir darbımesel vardır. İlçenin kaymakamı bir dağ köyünü gezerken, yaşlı bir teyzeye selam verir. Hâl hatır sorar. Teyze de merak eder. “Oğlum sen kimsin?” der. O da: “Ben buranın kaymakamıyım teyze” der. Yaşlı kadın: “A yavrum, azcık daha okuyaydın da, ormancı veya candarma olaydın ya” der. Bir zamanlar, köylülerin en çok korktuğu üç insan tipi vardı. Jandarma, tahsildar ve ormancılardı. Devlet; çalışanlarının hâl, hareket ve tavırlarından dolayı korku imparatorluğu gibi görünmemelidir. Hiçbir yerde kişiler (görevli, memur, politikacı vs.) devletin gücünü kendi gücü gibi görüp, kendine göre kurallar koymamalı, vatandaşa zülüm yapmamalı, şahsi menfaat ve rant peşinde koşmamalıdır. Memuriyettekilerin veya politikaya girenlerin mal varlıkları nedir? Başlangıçtan bugüne, haksız kazançla zengin olmuşlar mı? Mutlaka bu dünyada hesap sorulmazsa, ahirette hesap sorulacaktır. Ormanlarımızı korumalıyız. Yaş kesen, baş keser. “Elinizde bir fidan olsa, kıyamet kopuyor olsa da bu ağacı dikin” diyen bir peygamberin (S.a.v) ümmetiyiz. Ama cahil bazı adamlar yangın çıkartarak, ağaçlara zarar vererek, telle sıkarak, asit veya mazot dökerek ağaçları kurutup, kesmekte ve ormanları yok edip, tarla açmaktadırlar. Bunlara, “Orman içindeki bu yeri, nasıl tarla yaptın?” diye sorarsanız, “Ya babamdan, ya dedemden kaldı” derler. Ormanları yok edenin, iki yakası bir araya gelmez. Zengin de olsa, sefalet içinde, huzursuz ve mutsuz ölürler. Bu yazıyı neden yazdım, yazma gereği duydum? Bayramdan önce yaşadığım bir olayı, sizinle paylaşmak istiyorum. Yazlığımda otururken, bir yangın kokusu geldi. Hemen evin üst katına çıktım. Yan tarafta, komşunun evinin yanında kuru otlar yanıyordu. Diğer komşum elindeki kovalarla, tanımadığım dört-beş kişi de ellerindeki eski elbiseler, çaputlar ve süpürgelerle alevlere müdahale ediyorlardı. Eşimle beraber ben de koştum. Komşudan hortum çekip, sondaj suyu ile yangını söndürdük. Eğer üç-dört dakika geç kalınsa, benzin gibi olan kuru ot yoğunluğuyla ormanı kurtarmak mümkün olamazdı. Zaten bir hafta önce Kurşunlu’da bir yangın olmuş, yüzlerce dekar orman yanmıştı. Doğruysa, rivayete göre, sera yapmak üzere çalışan işçiler, kaynak yaparken kıvılcım çıkmış ve ormanlık alan yanmış. Aynen bizde de öyle oldu. Yan tarafta sera yapan işçiler hiçbir tedbir almamışlar, hava çok sıcak, rüzgâr var, etrafta çok kuru ot var, su ve yangın söndürme tüpü ise yok. İş sağlığı ve güvenliği tedbirleri alınmamış. Çalışan yedi kişinin, dördü Türkçe bilmiyor. Onlar için güvenlik değil, alacakları para önemli. Başlarındaki ustaya; “Niçin tedbir almadan, çalışma yapıyorsunuz?” dediğimde; “Bey, biz hep böyle yapıyoruz. İşimizi bize mi öğreteceksiniz?” dedi. Kendimi tanıttım. Geçen haftaki yangının sebebini ve sonuçlarını anlattım. Allah bizi korudu. Çok büyük bir tehlikeyi atlatmıştık. Değerli okurlar, 2013-2017 beş yıllık dönemin ortalaması göz önüne alındığında ilk üç sırada yangınların yaklaşık %39,9’unun sigara, %22,6’sının elektrik kontağı ve %7,2’sinin kasıt nedenli yangınlardan kaynaklandığı gözlemlenmiştir. 2018 yılına baktığımızda ise; ilk üç sırada %29,8 ile elektrik kontağı, %28,3 ile sigara, %7,9 ile kıvılcım sıçramasından kaynaklandığı görülmektedir. 2013 yılı öncesi sigara kaynaklı yangınların sayısının toplam yangınların içindeki oranı %49-50 bandında iken 2013 sonrası %39-40 seviyesine indiği gözlemlenmektedir. Antalya Geneli 2018 Yılı Temmuz Ayı Yangın İstatistikleri
|
YANGIN CİNSİ |
ADET |
TOPLAM |
| Kamu Binası Yangını |
2 |
1002 |
| Ev Yangını |
76 |
|
| İşyeri Yangını |
46 |
|
| Araç Yangını |
64 |
|
| Ot, Çöp, Ekin Yangını |
528 |
|
| Orman, Fidanlık Yangını |
30 |
|
| Diğer Yangınlar |
256 |
- Kasti çıkarılan yangınlar (tarla açmak, sabotaj yapmak, ağaç kesim ve dikimi gibi yeni iş imkânı sağlamak vs.)
- Dikkatsizlikle olan yangınlar (piknikte ateş yakmak, sigara izmariti atmak, kırık camların güneş ışığı ile meydana getirdiği yangınlar, ormanlık alana yakın yerde düğün yapmak, sera vs. yaparken kullanılan teknik cihazlar, kaynak vs. ile olan yangınlar, elektrik tellerinin ağaçlara yakınlığı sebebiyle tellerin çıkardığı kıvılcımla olan yangınlar)
- Elde olmayan sebepler (Yıldırım vs. ile olan yangınlar)
Gaye yangın çıkmadan önlemektir. Eğer elde olmayan sebeplerle çıkmışsa, en kısa zamanda müdahale etmek, yayılmasını engellemek gerekir. Sebep-sonuç ilişkisine göre hareket etmeliyiz.
Yangınlarla ilgili ilkokuldan itibaren herkesi bilgilendirmeliyiz. Ormanları koruma seferberliği yapmalıyız. Muhtarlarımızı ve orman köylülerimizi özel olarak eğitmeliyiz.
Allah (c.c) her türlü afetten ve yangından bizleri korusun.
Kalın Sağlıcakla…

