Feci olay, önceki akşam saat 19.30 sıralarında Muratpaşa eski Lara Caddesi Mobil Halk Plajı'nın da bulunduğu falezlerde meydana geldi. Görgü tanıklarının ifadesine göre, falezlere gelen otomobil, henüz bilinmeyen nedenle denize uçtu. Çevredekilerin ihbarıyla bölgeye polis, itfaiye, sağlık ve AFAD ekipleri ile deniz polisi sevk edildi. Ekipler, araç ve içindekileri bulmak için karadan ve denizden arama çalışması başlattı. Denize düşen ve plakasının 34 CHK 531 olduğu belirlenen araçtaki kişinin Engin Ş. olabileceği ihtimali üzerine olay yerine gelen yakınları, arama çalışmalarını gözyaşlarıyla takip etti. AFAD ekipleri, denize düşen otomobili görüntülemek için falezlerden dron kaldırdı. Saatler süren aramalardan sonuç alınamayınca Engin Ş.'nin yakınları arasında fenalık geçirenler oldu.
GECE YARISI BİTTİ, SABAH BAŞLADI
Gece yarısı sonlandırılan arama çalışmalarına, dün sabah erken saatlerde devam edildi. Çalışmalara AFAD, itfaiye, deniz polisi ve sahil güvenlik ekipleri katılıyor. Ekipler, su görüşü yetersiz olduğu için aracın yerini tespit etmek için mıknatısla arama çalışması başlattı. Engin Ş.'nin yakınları, çalışmaları endişeli gözlerle takip ederken, Antalya Emniyet Müdürü İlker Arslan ve Sahil Güvenlik Antalya Grup Komutanı Binbaşı Tolga Coşkun da otomobilin denize düştüğü alana gelerek, yetkililerden bilgi aldı. Aile ile bir süre görüşen İlker Arslan, basın mensuplarına açıklama yaptı. Arslan, "Arkadaşlar dün akşamdan beri olayı sıcağı sıcağına takip ediyor. Biz de dün akşam itibarıyla Sayın Valimiz Hulusi Şahin'in talimatıyla, aynı zamanda Sahil Güvenlik Komutanımız Tolga Coşkun da burada. Onların dalgıç ve bot unsurlarıyla beraber, deniz polisimizin bot unsurlarıyla birlikte sıcağı sıcağına müdahale ettik. İlk müdahale sırasında malumunuz iki gündür Antalya'da turuncu alarmdan kaynaklanan bir hava muhalefeti söz konusu ve sert hava şartlarıyla karşı karşıyayız. O yüzden akşam karanlığındaki müdahalede ancak plaka tespitine ve araca ait tampon ve benzeri parçalara ulaşabildi. Onun dışında dalga ve deniz görüş mesafesinin azlığından dolayı yine de kontrollü devam ediyorlardı. Bugün gün ışımasıyla beraber yine Sayın Valimizin talimatıyla bunu artırdık. İtfaiyemizin, jandarma, sahil güvenliğimizin, JAK timlerinin ve jandarmanın da desteğiyle şimdi onlar da gönderdiler. Çalışmaları daha yoğunlaştırdık. Bugün gün ışımasından faydalanarak, gün içerisinde sonuçlandırmayı düşünüyoruz. Buradan da aileye sizin vesilenizle başsağlığı dilemiş oluyorum" diye konuştu.
'ARAÇTA 1 KİŞİ VAR'
Arama çalışmalarında mıknatıs ile çalışmalar yaptıklarını ifade eden Arslan, "Şu anda gerek sahil güvenlik gerek emniyet olarak deniz altındaki çalışmayla alakalı tüm teknik unsurların hepsini bir arada değerlendiriyoruz. Araçta 1 kişi var, şu anda altı ekip halinde çalışıyoruz. Hem sahilden botlardaki dalgıçlar ve dalgıçlar aracılığıyla aynı zamanda mıknatıs başta olmak üzere diğer teknik ekipmanlar hem de karadan aynı zamanda dalgıçların müdahalesiyle çift taraflı bir çalışma yürütüyoruz. Kısa zamanda sonuç alacağımızı düşünüyoruz" dedi.
X’TE İNTİHAR MEKTUBU
Öte yandan, denize uçan araçta olduğu tahmin edilen Engin Ş.’nin olaydan bir gün önce sosyal medya (X) hesabında bir intihar mektubu paylaştığı ortaya çıktı. Mektubunda intiharı daha önce de denediği ancak başaramadığını belirten ve birkaç kişi dışında tanıdığı herkese sitem eden genç adamın yazdıkları yürek burktu. Engin Ş., ‘İntihar mektubu’ başlıklı paylaşımında şunları dile getirdi:
“Bu satırları binlerce kez kafamda tasarladım ve yazdım. O gün bugünmüş çünkü ben tamamiyle bittim. Bir çok eksiğim olacak ama yapacak bir şey yok çünkü buna endişelenecek kadar hayatta olmayacağım. Alkol veya uyuşturucu etkisi altında değilim, alkol aldım evet ama o yüzden tabi ki intahar etmiyorum aq. Bu benim ilk deneyişim de değil daha önce babamın silahı ile intahar etmeye kalktım yapamadım çünkü insanın hayatta kalma içgüdüsü gerçekten çok yüksekmiş orda anladım. Bu ailem arasında duyuldu ve bir daha deneme salak mısın oğlum diyerek geçiştirildi, welcome to the turkish family. Ben majör depresyon ve borderline hastası bir insanım tedavi almayı çok kez denedim ama inanın ülkenizdeki psikologların bir çoğu inanılmaz çöp. Hiç bir yere varamadık bununla yaşamam gerektiğini öğrendim. Yaşanılmıyor hocam ben söyleyeyim. Neyse işin özü buydu şimdi sizlere geriye bırakmak istediğim bir kaç şeyden bahsedeyim sonra baba nanay. Öncelikle hakkım Baran altınok, nazife milas arslan, Elif Berkay, Murat şeker, Ümit varol sizlere helaldir. Geriye kalan tüm tanıdığım insanlar, akrabalarım arkadaşlarım hepinize özellikle babama haramdır. Öbür dünyada dahi görüşmemek üzere. Ben başaramadım yani hayata tutunamıyorum ve yaşamakta zorunda değilim amk istediğim bir hayat düzeni vardı erişemiyorum olmuyor o halde yaşamak istemiyorum bitti tüm konu bu. Bu arada cesareti yoktu yaşamaya ondan intahar etti diyen herkesin … isteğiniz küfürle doldurabilirsiniz burayı. Kendi sözlerimle size veda etmek istiyorum. Ölüm en az yaşamak kadar doğuştan gelen bir haktır. Benden bu kadar.
Vasiyetim : Cesedim olurda bulunursa yakılmasını istiyorum, bu ülkede yasak ise başka ülkeye çıkartın beni yakın küllerimi ise Elif Berkay’ın Antalya açıklarında denize dökmesini istiyorum geri kalan hepinizin canı cehenneme.”
HABER MERKEZİ