2019 yılında ortak iş yapma umuduyla Burdurlu çoban Bilal Özkır’a 203’ü koyun ve keçi, 190’ı kuzu olmak üzere 393 adet küçükbaş hayvan alan Mirdas Erbil’in (55) hayatı kabusa döndü. Antalya’nın Kepez ilçesinde ikamet eden Erbil, iddiasına göre, Burdur’un kırsalında, Çavdır İshak köyünde çobanlık yapan Bilal Özkır ile anlaştı. Anlaşmaya göre, Özkır hayvanların bakımını üstlenecek, masraflar ise ortak karşılanacaktı. İlk başta her iki taraf da bu ortaklıktan memnundu ve hayvanların bakım süreci sorunsuz ilerliyordu. Ancak kısa süre sonra, Erbil, çoban Özkır’ın bazı kuzuları gizlice sattığını öğrendi. Bu durum Erbil’in güvenini sarsarak ortaklıklarının ilk büyük krizini tetikledi. Erbil, bu olay üzerine hayvanları satın aldığı Süleyman Dağlar ile yeniden iletişime geçti ve hayvanları elden çıkarmak istediğini söyledi. Bu telefon görüşmesi, Erbil’in resmi evrakta sahtecilik yapmaktan suçlu bulunarak tutuklanmasına giden sürecin ilk basamağını oluşturdu.


ERBİL SÜRECİ ANLATTI
19 Kasım 2023’te tutuklanarak Antalya Açık Cezaevi’ne gönderilen ve halen mahkumiyeti devam eden Erbil süreci şöyle anlattı: “2019’da çoban Bilal Özkır’a 200 adet koyun ile 190 kuzu aldım. Toplam 390 adet olan büyükbaş ve küçükbaş hayvanların 203 tanesinin küpesi benim üzerime kayıtlıydı. Hayvanlara o bakacaktı, masraflarımız ortaktı. Kuzulara da yarı yarıya ortaktık. Kuzuların büyük kısmını satarak parayı hesabına geçirmiş. Hayvanları satın aldığım Süleyman Dağlar’ı aradım. Bu işe devam etmeyeceğimi ifade edip hayvanlardan alabildiği kadarını almasını söyledim. Dağlar çiftliğe gelip 104 hayvanı aldı. Hayvanları aldığına dair senet imzalattım. Günü geldiğinde sattığı hayvanların parasını ödemedi ve senetleri icraya verdik. Ve nihayetinde mahkemelik olduk. Tüm evrakları eşim hazırladı. Senetler bilirkişiye gitti ve evraklarda oynama olabileceğine dair rapor geldi.”


‘İMZAM VE KAŞEM YOK’
“Biz sattığımız 104 hayvanı, satış yaptığımız Süleyman Dağlar’ın altında imzasının bulunduğu evrak ile belgeledik. Karşı taraf evrakların sahte olduğunu, böyle bir imzası olmadığını ve evrakları benim düzenlediğimi iddia etti. Belgeler kriminal incelemeye gitti ve imzanın Dağlar’ın kendisine ait olduğu ispatlandı. Daha sonra Süleyman Dağlar, 27 tane hayvan satın aldığını iddia etti. Çoban Bilal Özkır da yalancı şahitlik yaparak Dağlar’ı onayladı. Çünkü, kuzuları benden habersiz olarak sattığı için kendisini dava ettim ve evine haciz koyuldu. Bu arada davamızın görüldüğü Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Burdur İl Tarım ve Orman Bölge Müdürlüğü’nden rapor istedi. Mahkemeye gönderilen raporda 144 tane hayvan var. Bu 144 hayvanın içinde benim 50 tane hayvanım bulunuyor. Sistemden bakıldığında hayvanları benim sattığım görülüyor fakat benim imzam ve kaşem yok.”


‘MAHKEMEYE İTİRAZ ETTİK’
“Daha sonra Süleyman Dağlar, 104 hayvanı üzerine almadan Çelik Hayvancılık'a satmış ve parasını tahsil etmiş. Çelik hayvancılık ise aynı hayvanları sahte rapor hazırlayarak Bursa'da bulunan Tabiat Tarım'a satmış. Sistemde ben satmış görünüyorum ama ne imzam ne de kaşem var. Hayvanlar kendisine aitmiş gibi devletin nakil belgesini dolduruyor, mahalle muhtarına imzalatıp kaşeyi vurduruyor. Avukat da mahkeme de bunu görmüyor. Cezaevine girdikten sonra mart ayında izne çıktığımda işlem yapan veteriner hekim Sami Günlü’yü buldum. Hekim, bu hayvanların satışının benim bilgim olmadan yapıldığını ıslak imzayla onayladı. Bir sonraki iznimde bu kez hayvanları satın alan kişiyi buldum. Alan kişi de ‘Hayvanları senin sattığın Süleyman Dağlar ve kardeşi Ramazan Dağlar’dan aldım’ dedi. Parayı ödediğini söyleyip dekontları gösterdi. Sahte belgelerle yapılan satışlar nedeniyle yaklaşık 5 milyon TL zarara uğratıldım. Şu anda itirazda bulunduk ve yargılamanın yeniden yapılmasını talep ettik. Türk adaletine güvenimiz tam ve yargının bu bilgileri dikkate alarak doğru kararı vereceğine inanıyoruz ve bekliyoruz.”
EMRE ARKIN