Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın iki yıl önce Antalya Beldibi Atatürk Parkı’nda restoran açmasının ardından Akdeniz’in kıyısında halkın kullandığı tek ve son park alanında geri kalan bölüme ise karavan kampı için çalışmalar başladı. Karavan kampına dönüştürülmek istenen Beldibi Atatürk Parkı için bölge halkı sokağa döküldü. Alanın karavan kampı yapılmak istenmesine tepki göstermek amacıyla Atatürk Parkı’nda toplanan kalabalığa; Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Kemer Belediyesi Başkan Vekili Semih Top, Kemer Belediyesi Meclis Üyeleri Sema Özdemir, Hüseyin Çelik, CHP Kemer İlçe Başkanı Sedat Karakaya, partililer, Beldibi Sakinleri ve A Platformu Sözcüsü Hediye Gündüz destek verdi. Vatandaşlar, “Karavan kampı istemiyoruz” diye slogan atarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın aldığı karara itiraz etti.
‘BU İŞİ BEN ÇÖZECEĞİM’
Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, vatandaşlara hitaben yaptığı konuşmasında, “Beldibi Belediyesi eski başkanı rahmetli Abdullah Çelik burayı parka dönüştürmüştü. Mekanı cennet olsun. Burası 3 yıl öncesine kadar özel bir şirketteydi ve kimseyi buraya sokmuyorlardı. Ben bizzat Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanına giderek ‘Sayın bakanım, buradaki çalışmayı önlemezseniz Beldibi halkının denize girebilecek bir yeri kalmayacak’ dedim. Sayın Bakan Milli Parklar Genel Müdürü’nü aradı ve ‘Atatürk Parkı’nın tahsisini bize verin’ dedi. Buranın tahsisini Bakanlık aldı. Çamyuva ve Tekirova Mahallesi’ne birer tane park yaptılar. Beldibi Çifteçeşmeler mevkisinde de bir tane yaptılar. Şimdi de buraya yapıyorlar. Buraya 26 tane karavan girebilecekmiş. Bakan beyle konuşarak bu işin çözüleceğine inanıyorum. Burayı Bakanlık almasaydı eğer kimse giremiyordu. Bu karavan kampı işini ben çözeceğim” dedi.

‘MÜCADELE VEREREK KORUDUK’
Bakanlığın iki yıl önce alanda bir restoran açtığını ve restoran gelirlerini artırmak için böyle bir uygulamaya gidildiğini öne süren Beldibi Sakinleri-A Platformu, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi: “Beldibi Atatürk Parkı, Akdeniz’in kıyısında ve hemen yanından denize girdiğimiz tek parktır. Geçmişte orman alanı olan park, 1995 yılında Turizm Bakanlığı’na devredilmiş ve ilk yanlış orada yapılmıştır. Beldibi’nde deniz kıyısındaki alanlar halka neredeyse hiç bırakılmamıştır. Deniz kıyısındaki bütün ormanlık alanlar otellere verilmiş, burası da son kalan yer olduğu için, o günden bu yana el konulmak için çaba harcanmaktadır. 1994’te Beldibi Belediyesi kurulunca 2005 yılında belediye halkın ihtiyacını görmüş ve halkı düşünerek, Beldibi Atatürk Parkı olarak karar almış ve halka nefes alanı oluşturmuştur. Daha önce iki kez elimizden alınmak istenen park, mücadele verilerek korunmuştur.”

‘İNŞAAT ALANINA ÇEVRİLDİ’
“Bu kez de parkımız yavaş yavaş elimizden gitmeye başlamıştır. İlk olarak Turizm Bakanlığı yaklaşık iki yıl önce bir restoran yapmış, yapılan restoranla halkın park kullanım alanı oldukça daralmıştır. Bu arada parkın çevresi tel örgülerle çevrelenmiş ve halkın alana girişi zorlaştırılmıştır. Parkın geri kalan bölümünde ise şu anda bazı çalışmalar yapılarak, karavan kampı haline getirmek istenmektedir. Görüldüğü gibi kamp için alan inşaat sahasına çevrilmiştir. Buna gerekçe olarak da, ‘Restoran yeterli gelir elde edememektedir, geliri arttırmak için park karavan kamp yeri yapılarak para kazanılacaktır’ duyumları alınmıştır.”
‘ÇOCUKLARIN VE AİLELERİN PARKI’
“Ancak parkımız bizim için çok önemlidir ve sahipsiz değildir. Bu park öncelikle çocukların parkıdır. Parkın içinde çocukların alanı ve çocuk oyun parkı vardır. Bu durumda çocukların mutluluk alanlarının karavan kampıyla etkilenmesi çocuk haklarını korumamak olacaktır. Çocukların oyun alanını ellerinden alarak onları mutsuz etmeye hiç kimseni hakkı yoktur. Park yaşlıların parkıdır; bölge epeyce yaşlı insan yaşamaktadır ve parkı kullanmaktadır. Park kadınların parkıdır; park kadınlar için hem spor alanı, hem yürüyüş alanı, hem de çocuklarıyla birlikte zaman geçirdiği bir alandır. Park ailelerin parkıdır; park ailelerin birlikte oturduğu, vakit geçirdiği, spor yaptığı bir alandır. Kısacası park Beldibi halkının tek sosyalleşme alanıdır.”
‘BU ALAN İMARSIZDIR’
“Park doğal değerlerin parkıdır. Bu park alanı sadece insanların değil burada yaşayan çam ağaçlarının, çiçeklerin, çimlerin, toprağın ve de kuşların da parkıdır. Kentlerimizdeki en büyük sorun beton binalar ve arabaların kapladığı alanlardır. Kentlerde ve yerleşim yerlerinde doğada yaşayan diğer canlılar adeta yok sayılmaktadır. Bu dünya sadece insanlara ait değildir ve bu parkta da onların yaşama hakkına saygı duyulmalı ve son yeşil alan mutlaka korunmalıdır. Beldibi’ndeki bu alan imarsız bir alandır. Turizm Bakanlığı’nın yaptığı bu çalışmalar imarsızdır ve dolayısıyla da hukuksuzdur. Bu nedenle işlemin durması gereklidir. Bizler parkımıza el koymak isteyenlere karşı daha öncede iki kez mücadele verdik ve parkımızı koruduk. Bilinmelidir ki, üçüncü kez yine mücadele edeceğiz ve yine koruyacağız.”
‘HALKIN HUZURU SAĞLANMALI’
“Park için net taleplerimiz şunlardır; Parkımız halkın parkı olarak kalmalıdır. Parkın çevresindeki çitler kaldırılmalı ve halk parkı daha rahat kullanması sağlanmalıdır. Bizler karavan kamplarına karşı değiliz. Karavan kampı için daha uygun başka bir alan bulunmalı ve onların da bütün altyapı ihtiyaçları karşılanmalıdır. Beldibi’nde de halkın karavancılarla karşı karşıya getirilmesinden vazgeçilmelidir. Beldibi halkı bu parkın inşaat sahasına dönüşmesinden ve parkının elinden alınacağını görmesinden bu yana çok huzursuzdur. Bu parkın karavan kampı olması halinde bazı olumsuz durumlar da yaşanacaktır. Karavan kampının olması halinde sahilin en güzel panoramasında olumsuz bir görüntü oluşacaktır. Dolayısıyla park halka verilmeli ve halkın huzurunun devam etmesi sağlanmalıdır.”
‘PARK BİZİM HAKKIMIZDIR’
“Buradan Turizm Bakanına sesleniyoruz; Bağırsak, Sayın Bakan bizi duyacak kadar buraya yakındır. Bakanın oteli bu ormanların içinde bu kıyılardadır. Dünyanın dört bir yanından gelenler bu sahillerde yemyeşil alanlardan denize girerken, Beldibi halkının bundan mahrum edilmesi kabul edilemez. Bu halk parkında oturup, parkın sahilinde de denizine girmelidir. Sayın Turizm Bakanı, yarından tezi yok, parkını koruyan halkla bir araya gelmeli ve ‘Parkınıza dokunmuyoruz, yapılan işlemleri iptal ettik” demelidir. Beldibi halkı da yaklaşan bayramla birlikte çifte bayram yapmalıdır. Bunun aksi düşünülemez. Bu park bizim hakkımızdır ve hakkımızı da parkımızı da sonuna kadar koruyacağız.”
