Rusya-Ukrayna savaşının ardından yaşanan göç ve fırsatçı ev sahibi ve emlakçılar nedeniyle nedeniyle konut kiralarında yaşanan fahiş artışlar, turizm kentinde barınma sorununu da içinden çıkılmaz bir noktaya getirdi. En düşük kiralık dairenin asgari ücret seviyelerine kadar yükseldiği Antalya’da 10 bin TL altında kiralık daire bulmak neredeyse imkansız hale gelirken kent merkezinde ise kiralar 15-20 bin TL’yi geçti. Fahiş kiralar nedeniyle geçtiğimiz yıllarda öğrenciler için sorun olan barınma konusu, artık asgari ücretli çalışanlar ve memur için de büyük bir problem haline geldi.
‘GEÇİM DEĞİL, YAŞAM MÜCADELESİ’
Antalya ile başlayan fahiş kira artışlarının tüm ülkeye yayıldığını belirten Kiracılar Dayanışması Platformu kurucularından Cengiz Kul, “Türkiye’de 7 milyonun üzerinde kiracı bulunuyor ve bunun önemli bir kesimi asgari ücretli çalışanlar ile emekli ve memurlardan oluşuyor. Fırsatçı emlakçılar ve ev sahipleri nedeniyle özellikle asgari ücretli çalışan kesim büyük sorunlar yaşamaya başladı. Yara bandı niteliğinde yapılan yasal düzenlemeler ise denetimsizlik nedeniyle etkisini göstermedi. Yasaların etrafından dolaşarak yapılan tahliyeler ile birçok kişi evden çıkarıldı. Bir aylık çalışmasının karşılığı olarak aldığı maaşı kiraya veren çalışanlar Antalya’da resmen bir yaşam mücadelesi veriyor” dedi.
‘ÇABALARIMIZ KARŞILIK BULMADI’
Ev sahipleri ile kiracılar arasında yüksek kiralar ve fahiş artışlar nedeniyle yaşanan sorunlara dikkat çekmek istediklerini belirten Kul, “Türk halkına yapılan haksızlıklara karşı Kiracılar Dayanışma Platformu olarak zor durumdaki kiracıların sesini duyurmak için gerek basın açıklaması, gerek yürüyüş, gerekse sosyal medyada çeşitli yöntemler denedik. Ancak ne hükümet, ne de muhalefet yaşanan sorunlara karşı gözünü kulağını kapatmış durumda. Barınma sorununu çözmek için yabancı konut satışının durdurulması ve ülkemizdeki sığınmacıların sınır dışı edilmesi lazım. Ev sahibi ve kiracılar arasında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle tahliye davaları ve kira tespit davaları artmış durumda, mahkemeler bile artık bu yükü kaldıramıyor” ifadelerini kullandı.
‘ARTIK SESİMİZİ DUYSUNLAR’
Yüksek kiralar nedeniyle dar gelirli ve asgari ücretli vatandaşların artık geçinmek için değil, yaşamak için mücadele eder hale geldiğinin altını çizen Kul, “Keyfi kira artışları, yanı sıra seçimin ardından birbiri ardına gelen zamlarda belimizi iyice büktü. Biz dar gelirli vatandaşlar artık geçinmek için değil, yaşamak için mücadele verir hale geldik. Kirayı ödemek ve yaşamımızı sürdürmek için çalışma saatlerinin dışında mesai ve artı ek iş arayışındayız. Çocuklarımızın beslenmesini, giyinmesini, geleceğini bu şartlarda nasıl karşılayalım. İnsanlar sokağa atılmaya hatta, yaşanan kavgalarda hayatlarını kaybetmeye başladı. Artık birilerinin sesimizi duymasını, çığlığımıza kulak tıkamamalarını istiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında bu fırsatçılığın önüne set kurulmasını ve biz dar gelirli vatandaşa sahip çıkılmasını istiyoruz” diye konuştu.
RAMAZAN BOZCA
RAMAZAN BOZCA