Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Antalya Şubesi, 13 yıl önce Gaziantep’te görevi başında öldürülen Dr. Ersin Arslan’ı yaptığı basın açıklamasıyla andı. SES Antalya Şube Eş Başkanı Şükran İçöz, yaptığı konuşmada, sağlık alanında şiddetin giderek normalleştiğine dikkat çekerek, “Ne sağlık emekçilerine yönelik şiddeti ne de toplumda kültür haline getirilmeye çalışılan şiddeti kabul ediyoruz” dedi. İçöz, sağlıkta şiddetin nedenlerinin sadece bireylerde değil, uygulanan sağlık politikalarının doğrudan sonucu olduğunu vurguladı. “2000’li yıllara kadar hastanelerde yalnızca adli vakalar için bir polis memuru olurdu. Şimdi her hastanede onlarca, yüzlerce güvenlik görevlisi var. Buna rağmen şiddet artarak devam ediyor” diyen İçöz, esas sorunun ‘Sağlıkta Dönüşüm’ adı altında piyasacı bir yapıya büründürülen sistem olduğunu dile getirdi. Ayrıca sağlıkta ticaret konusuna değinen İçöz, “Sağlık hizmetlerinin üretim-tüketim ilişkisine indirgenmesi, halkın sağlık hizmetine müşteri gibi yaklaşmasına, bizlerin de değersizleştirilmesine yol açtı. Bu düzen, doğrudan şiddet üretiyor” ifadelerini kullandı.
‘ŞİDDET SADECE FİZİKSEL DEĞİLDİR’
Açıklamasının devamında, sağlık emekçilerinin karşı karşıya olduğu şiddetin yalnızca hasta ve hasta yakınlarından gelen fiziksel saldırılarla sınırlı olmadığını belirten İçöz, “Liyakatsiz yöneticilerin uyguladığı mobbing, muhalif sendika üyelerine yönelik siyasal baskılar, sürgünler, işten çıkarmalar, soruşturmalar, açlık sınırında yaşamaya mahkûm edilen ekonomik koşullar. Bunların hepsi birer şiddet biçimi” dedi. İçöz ayrıca toplumda derinleşen kutuplaşma, bireysel silahlanma ve siyasetin ayrıştırıcı dilinin de bu şiddet ortamını beslediğini ifade etti. Sistem sorunlarının emekçileri hedef haline getirdiğini de belirten İçöz, “İnsanlar yaşadıkları sistem kaynaklı sorunların faturasını en yakındakine kesiyor. Bu da sağlık emekçilerini doğrudan hedef haline getiriyor” dedi.
’ADİL BİR SİSTEM İÇİN’
İçöz, SES olarak yalnızca şiddeti teşhir etmekle kalmadıklarını, çözüm önerilerini de yıllardır dile getirdiklerini vurguladı. “Sağlıkta Dönüşüm Programı derhal terk edilmeli” diyen İçöz şunları kaydetti: “ Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği, emekçilerin ve halkın söz sahibi olduğu demokratik bir sağlık sistemi inşa edilmelidir. Sağlıkta şiddet yasasının emek ve meslek örgütlerinin önerdiği şekliyle eksiksiz olarak kabul edilmesini, güvenli çalışma alanları için adım atılmasını, sağlık çalışanlarını hedef gösteren yayınların denetlenmesini talep ediyoruz. Ersin Arslan’ın anısını yaşatmak, sadece onu anmakla değil; bu şiddet düzenini değiştirmek için mücadele etmektir. Sağlık emekçileriyle, halkımızla el ele vererek, bize dayatılan bu sistemi değiştirmek için mücadele edeceğiz.”
Oğuzhan BOZAĞAÇ