Okul hayatında kendisinin de yaşadığı sınav kaygılarından kurtulmayı nasıl başardığını örnekler vererek anlatan Tolunay, sınavlara hazırlanırken zaman zaman molalar vermenin iyi olduğunu yaşayarak tecrübe edindiğini söyledi. Tolunay, “Sınav kaygısı ise sınav öncesi ve sırasında yaşanan, dikkat dağınıklığına ve başarının düşmesine neden olan yoğun heyecan duygusudur. Kaygının olması anormal bir şey değil. Normal bir duygu. Mutluluk ne ise kaygı da aslında odur. Hiçbir farkı yok. Önemli olan baş etme noktasında sıkıntı olup olmadığını anlayabilmek. Çok sık kaygı yaşayanlar ya gelecekle ya da geçmişle uğraşırlar. Kaygının temelindeki şey geçmişle veya gelecekle uğraşmaktır. Kaygılandığımızda kendi kendimize çok acımasız davranıyoruz” dedi.
Kaygıyı tamamen yok etmenin mümkün olmadığını ancak kontrol edilebileceğini vurgulayan Tolunay, “Burada önemli olan kaygının insanı ele geçirmemesi. Aynı düşünce herkeste farklı düzeyde. Çünkü, herkesin olayı algılayışı, sınavla ilgili düşünceleri, yorumlaması, kişiliği birbirinden çok farklı. O yüzden farklı sonuçlar ortaya çıkıyor ama en önemlisi çalışmaya devam etmek, kaçmamak” dedi. aygının genetiksel de olabildiğini bildiren Tolunay, “Kaygıyı çok sık yaşayan insanlar ‘benim neye ihtiyacım var değil, karşısındakilerin neye ihtiyacı var, aileme ne diyeceğim?’ diye düşünür. Bugüne kadar böyle bile olsa bundan sonra karşıdaki değil ben ne yapacağım, neye ihtiyacım var? diye düşünün. Önce ben deyin” ifadelerini kullandı. Umut ÖZEN
EĞİTİM
Yayınlanma: 13 Mayıs 2016 - 14:27
Sınav kaygısını anlattı
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Psikiyatrist Dr. Sevim Hacıarifoğlu Tolunay, Ali Uğur Eğitim Kurumlarında “Sınav kaygısı ile baş etmek” konulu bir seminer verdi.
EĞİTİM
13 Mayıs 2016 - 14:27

